ORTA VE ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER İÇİN KOÇLUĞUN ÖNEMİ

ORTA VE ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER İÇİN KOÇLUĞUN ÖNEMİ

388
0
PAYLAŞ

Kasım ayındaki yazımda Orta ve Üst Düzey Yönetici Tuzağı’ndan bahsetmiş, bu tuzağı; fazla iletişim kurmayan, kendilerini içinde bulundukları çağa göre yenilemeyen, yeni şeyler öğrenmeyen ve bu yüzden idare ettikleri ülke ya da firmalarını kendileri ile birlikte kaçınılmaz sona sürükleyen makam ve ego sahibi yöneticilerin düştüğü tuzak olarak tanımlamıştım.

Bu ayki yazımda ise orta ve üst düzey yöneticilerin bu tuzağa düşmemek için koçluk almalarının faydalarından bahsedeceğim. İş dünyasında özellikle son 20 yıl içerisinde yönetici ve takım koçluğunun önemi anlaşılmış olup, günümüzde artık sadece kurumsal firmalar değil büyük ve orta ölçekli firmalar da orta ve üst düzey yöneticilerini takım ve yönetici koçlarından eğitim almaları hususunda desteklemekte ve buna göre bütçe ayırmaktadır.

Microsoft şirketinin kurucularından Bill Gates, Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt, Apple’ın kurucu ortaklarından Steve Jobs gibi insanlar koçluk almanın faydalarından  ciddi şekilde yararlandıklarını söylemişlerdir.

Kariyer gelişimi, liderlik ve sigorta gibi alanlarda Avrupa’da etkin uzmanlık hizmeti veren Securex’in CEO’su Luc Deflem, şirket olarak aldıkları koçluk eğitiminden sonra bunun çalışma şekillerini ve insanlarla etkileşimlerini değiştirdiğini, insani ilişkilerin güçlenmesi ile yönetim düzeyinde daha verimli çalıştıklarını ifade etmiştir.

Avrupa’nın önde gelen lojistik firmalarından Gazeley’in eski CEO’su John Duggan; dönüşümsel koçluğun daha etkili bir lider olmasını sağladığını; bu sayede çalışanlarından  şirkete büyük enerji akışı olduğunu ve karlılıklarının da üç katına çıktığını açıklamıştır.

1923 yılında ABD’de kurulan ünlü oyuncak firması Hasbro’nun Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’dan sorumlu başkanı Mark Hoijtink; koçluk yapan liderlerin devasa potansiyel rezervlerini serbest bırakabileceklerini, yüksek performans gösteren ekipler kurabileceklerini ve olağanüstü sonuçlar ortaya koyabileceklerini belirtmiştir.

Koçluk eğitimi alan yöneticilerin eskisine nazaran kendilerini ve yönettikleri ekiplerini hedeflerini gerçekleştirmede daha yetkin hissetmeleri konusunda; yöneticilerin koçluk sayesinde kendilerine özeleştiri yapabildikleri, ekiplerini strateji ve hedeflerle bütünleştirebildikleri, karar verme, iletişim ve uygulama becerilerini geliştirdikleri, esnek bir yönetim uyguladıkları, geri bildirimlerini çok daha etkili olarak verebildikleri ve zamanlarını daha verimli kullandıkları belirtilmiştir. (Orenstein, 2002), (Özbay, 2008)

Susan Wright ve Carol MacKinnon’un 2007 yılında yayınlanan ‘’Coaching: A Leadership Style’’ adlı kitabında iş dünyasındaki klasik hiyerarşik düzen içinde hareket eden, emir komuta ve kontrol üzerine odaklanmış geleneksel yönetim anlayışından kurtulan koçluk eğitimi almış bir yöneticinin görevi sadece yönetmek değil aynı zamanda motivasyonu sağlamak, performansı artırmak, sorunları çözmek ve desteklemektir şeklinde ifade edilmiştir.

Firmalardaki bazı orta ve üst düzey yöneticiler ile belli bir süre çalıştıktan sonra yeniden çalışmak istemeyen pek çok insan vardır. Eminim sizlerin şirketinde de ‘’Bir daha onunla çalışmak mı? Tövbeler olsun!’’ diyenler vardır. İşin kötüsü kimsenin çalışmak istemediği bu yöneticiler kendilerini müthiş bir lider gibi görür ve çevrelerindeki çalışma arkadaşlarına verdikleri zararları görmez ya da önemsemezler.

Bu tür yöneticilerin kendilerinin farkındalık yaşayıp bir yönetici koçu ile çalışmak isteme yüzdelerinin %10’u bile geçmeyeceği inancındayım. Halbuki liderliğin başlangıcı öz farkındalıktır. Yunanistan’ın Delfi antik şehrindeki Apollon Tapınağı’nın girişinde ‘’Kendini Bil’’ yazmaktadır. İşte tam burada bazı şirketlerin performans primi, temettü ödemesi gibi yaptıkları ödüllendirmelerin içine şirket bütçesinden yönetici koçluğunu da eklemesi son derece vizyoner bir yaklaşımdır.

Yönetici ve takım koçluğu alan yöneticilerin; insanları motive ve takdir etmeye, takımındakilere daha tutarlı hedefler ve geri bildirimler vermelerine ilaveten artık ileri bildirimler de vermeye, davranışlarına ve aldığı kararlara karşı özeleştiri yapmaya başladıkları gözlemlenmektedir.

Amsterdam Üniversitesi’nde Psikoloj Bölümü’nde görev yapan Dr. Tim Theeboom ve meslektaşlarının yapmış olduğu bir çalışmanın sonuçlarına göre koçluk alan çalışanların %70’inin koçluk almayanları geride bıraktığı tespit edilmiştir. Sizlerle çok sevdiğim bir sözü paylaşmak istiyorum. Geleceğin cahili okumayan kişi değil nasıl öğreneceğini bilmeyen kişi olacaktır. (Amerikalı yazar Alvin Toffler 1928-2016) O yüzden nereye gitmek istediğiniz kadar kiminle yola çıktığınız da çok önemlidir. Yol arkadaşlarınız arasında yönetici ve takım koçları olmasına özellikle önem verin.

Bir yönetici olarak bulunduğunuz noktaya gelene kadar yaptıklarınızla kendinizi çok başarılı ve harika bir lider olarak görebilirsiniz. Şunu sakın unutmayın, sizin ne düşündüğünüz değil dışarıdan nasıl algılandığınız sizin gerçek imajınızdır.

Son olarak sizlerle kalpten inandığım bir düşünceyi paylaşmak istiyorum. Dünyadaki bütün liderlerin ya da yöneticilerin de ilaçlar gibi yan etkileri vardır. Bazıları konuşma ve davranışları ile başınızı döndürürken bazıları da baş ağrısı, uyku hali ya da mide bulantısına yol açabilir. Şirketinizden ayrıldıktan ya da emekli olduktan sonra nasıl anılmak istediğinize dair bilgelik yolculuğuna, gücün karanlık tarafı henüz sizi ele geçirmeden mutlaka yönetici koçunuz ile birlikte çıkın.

Sevgi ve saygılarımla,

Mehmet Ulusal SAĞ

Yönetici Koçu ve Eğitmen