Yoksa sen de bağımlı mısın?

Yoksa sen de bağımlı mısın?

312
0
PAYLAŞ

Son zamanlarda ülkemizde hatta bütün dünyada sorun haline gelen bağımlılık riskli boyutlara ulaşmıştır. Bizler küçük yaşlardayken bağımlılık dendiğinde en basitinden sigara veya alkolü anlar; bulunduğumuz çevreye göre de madde bağımlılığından şüphelenirdik. Oysa ki şimdilerde teknoloji bağımlılığı bütün bağımlılıkların önüne geçti.

Peki teknoloji bağımlılığı dediğimizde anlamamız gereken nedir?

Teknoloji bağımlılığında işin içine elektronik olarak kullanılan her şey girebilir. Bilgisayar, televizyon, Ipad, Playstation, telefon gibi… Tabi bu aletlerin kullanımının kişinin günlük yaşamını aksatacak derecede olması ve bu aletlerden eksik kalınan bir zamanda yerinin doldurulamayıp yoksunluk hissedilmesi de gerekir. Daha açık bir ifadeyle kişi teknolojik aletleri kullanmadan hayatını sürdüremez. Bir gün bile telefonundan ayrı yaşayamaz, bilgisayarı olmadan evden uzakta bir tatile gidemez. O alet bozulduğunda ise ne mi yapar? Tabi ki hemen tamir ettirmek için işini gücünü bırakır garanti merkezlerine koşar. Garantisi bittiyse o aletin eski haline dönebilmesi, tamir edilebilmesi için kaç para gerekiyorsa bulup buluşturur. Bu aletler öyle de hassastır ki bazıları çok kısa sürelerde tamir bile edilemez hale gelebilir. Tamir şansı yok mu? “Ee peki o zaman hemen yenisini almalıyız.” şeklinde düşünür. Arkadaş sohbetlerinde “Biz bu telefonlar olmadan önce ne yapıyorduk ki acaba?” şeklinde kahkahalarla güler. Peki gerçekten gülmeli midir? Yoksa bu bağımlılık trajikomik bir hal mi almıştır? Bana göre trajikomik bir hal almış ve gittikçe de almaktadır. Bunu başıma gelen bir örnekle anlatmak isterim. Geçenlerde eskiden tanıdığım ama maddi durumu ortanın biraz altı diyebileceğim bir tanıdığımla karşılaştım. Ben eşimi beklemek için sessiz bir kafede oturmuş kitap okuyordum. Beni gören arkadaşım yanıma geldi, sandalyeyi çekti ve oturdu. O anda telefonunu masanın üzerine bıraktı. Uzun zamandır görüşmemiş ve denk gelmemiştik. Bunca yıldır birbirimizi sadece sosyal medya üzerinden takip etmemize rağmen konuşacak onca şey biriktiğini düşündüm. Sonuçta sohbetlerde yüz yüze konuşmanın, birbirinin jest ve mimiklerini fark etmenin, gülümsemenin, birbirini onaylamanın verdiği haz ve tadı hiç bir sosyal medya hesabı veremiyor diye düşünürüm hep. Ama yanılmışım. Arkadaşımla aynı fikirde değildik. Çünkü oturabildiğimiz kısacık süreçte dakikada bir telefonunu kontrol edip açıp kapayıp ne var ne yok bakıyordu. Önemli bir haber bekleyip beklemediğini sorduğumda ise hiç bir işim yok cevabını aldım. Bağımlı mısın peki şeklinde yaptığım espride (her şakada bir gerçek vardır) de ”Allah aşkına bağımlı olmayan kaldı mı söylesene, benim çevremde bir tek senin elinde kitap gördüm, bırak şu boş işleri” şeklinde bir cevapla karşılaştım. Daha sonra benim araya girmeme izin bile vermeden anlatmaya devam etti. Elinde son model olan telefonu alabilmek için kredi çekmişti. Maaşının o telefona yetmesi için üç ay çalışması gerektiğini belirtti. Daha sonra da hayatın zorluğunu, çok yorulduğunu, uykusuzluğunu, paranın hiç bir zaman yetmediğini, her ay internet kullanımına milyonlarca lira harcadığını da söyleyerek mutsuzluğu hakkında ne yapabilirim diye sordu. Kendisinde farkındalık yaratmak isterdim evet ama o sırada telefonum çaldı eşim aradı. Ayrıca bu bağımlılık öyle bir hal almıştı ki ne benim ona anlatabilecek vaktim vardı ne de onun benim söylediklerimi dinleyecek, anlayacak hali…

Bu teknoloji bağımlılığı öyle bir şekilde kişiyi sarar ki sadece kişiyi değil; tüm aileyi, yakın çevreyi hatta tüm toplumu derinden etkiler. Bu durumlar göz önüne alındığında yapılması gereken en önemli şey ise kişilerde bağımlılık gelişmeden önce önlem alınmasıdır. Bizler farkında ve bilinçli bireyler olabilmek için teknolojik aletleri amacına uygun ve gerektiği zaman kullanmayı öğrenmemiz gerekir. Eski geleneklerimizin yerini alan teknolojik aletler maalesef ki daha mutsuz bir toplum olmamıza yol açıyor. Gelin, beni dinleyin, eve girdiğinizde telefonunuzu kendinizden uzak bir yere bırakın. Bırakın gece boyu orada kalsın.

BİR CEVAP BIRAK