Yeni yıla girerken “hedef”i olmayan var mı?

Yeni yıla girerken “hedef”i olmayan var mı?

147
0
PAYLAŞ

Geçtiğimiz haftalarda yine pek çoğumuzu vuran kış hastalıklarından ve her geçen gün daha da çoğalan virüslerden bazıları bizim eve de uğramadan gitmedi. Bunlardan en çok etkilenen kişi olan kızımızın hastalığının seyri süresince en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de, ateşi 39,5 lara dayandığında bile neredeyse hiç bitmeyen enerjisi oldu.

Tıbben, çocukların, yetişkinlere oranla ateşli hastalıklara direnci elbette daha yüksek. Biz o seviyelerde bir ateşte gözümüzü açamazken çocuklar – ne kadar muhteşem ki- genellikle sanki hiçbir şey olmamış gibi kaldıkları yerden devam edebiliyorlar. Peki biz yetişkinler olarak çocukların zor koşullarda bile muhafaza edebildikleri bu enerjiye sağlıklıyken dahi neden sahip olamıyoruz ya da aslında ne kadar kolaylıkla sahip olabileceğimizin farkına varamıyoruz?

Bizi en çok yoran, vücudumuzu zorlayan, direncimizin en fazla düştüğü zamanlarda bile başımızı kaldırıp tutunacak bir dal bulmak ve motivasyon kaynakları yaratmak için çocuk olmaya gerek yok. Varlığını hep yok saydığımız o güç, sadece bizim elimizde. İhtiyacımız olan ise, bunu hiç unutmamaktan ziyade, sık sık hatırlamak.

İnsanın sevdiği şeyi yapması kadar muhteşem kaç şey olabilir? Her sabah uyanmak için bir sebep? Bir hedef? Ulaştığımızda bizi dünyanın en mutlu insanı yapmaya yetecek bir motivasyon? Ya da kendimizi ödüllendirdiğimiz bir an tasarlamak? Geçenlerde izlediğim bir tartışma programında, konuk konuşmacılardan olan tanınmış bir futurist “kendimin ne istediğimi bulmaya başladığım yıllar 50li yaşlarıma denk geliyor” demişti. Peki, o yaşlara kadar geçen zaman bir “kayıp” olarak adlandırılabilir mi? Kesinlikle hayır bana göre. O yaşlara gelinceye kadar yaşadıklarımız, biriktirdiklerimiz, düşmelerimiz, kalkmalarımız, her biri ait olduğu yaşa göre ayrı tellerden çalan bakış açılarımız bizi nihayetinde o anlara eriştirmiyor mu zaten? Tüm bunların sonucunda birey olarak belli farkındalıkları yaşıyor ve özümsüyoruz ki, pek çoğu, sonraki adımlarımızda bize hem yol gösterici hem de eşlik edici oluyor.

Her yeni yıl yaklaştığında, kendine yeni hedefler koymayan var mıdır, bilmiyorum. “Yeni yıl, yeni umutlar, yeni hedefler..”vb. mottoları daha fazla hatırlamaya başladığımız şu günlerde yine satır satır yapılacaklar/edilecekler, gidilecek/gezilecek yerler, verilecek kilolar, kazanılacak ve harcanacak paralar, atılacak eşyalar, sadeleşecek gardroplardan tutun da, sahip olmaktan dolayı çok da mutlu olmadığımız duygu ve düşüncelerimizden bile arınmaya yönelik pek çok plan var iyi kötü hepimizin listesinde. Belki de sihir, yılbaşı gecesinin hemen ertesindeki o meşhur sabahta değildir, belki hemen şimdi bu kararları teker teker uygulamaktır esas olan. Mutlaka o kulağa büyülü gelen “yeni yıl” kararlarını hayata geçirmek için gece yarısı 00.00 olmasını beklemeye gerek yoktur. Planlı, programlı olmak elbette çoğu zaman çok önemli, ancak bazen de hedefe kilitlenip o ana kadar geçen zamanı da boşu boşuna harcıyor olabilir miyiz? Beklemeden, hemen şimdi başlamak için küçük de olsa bir motivasyon yaratmak inanın ki zor değil.

Sevdiğiniz şeylerin peşinden koşmaktan hiç vazgeçmeyeceğiniz, aldığınız kararları sonuna kadar uygulayacağınız, kendinizi çok daha fazla sevip önemseyeceğiniz sağlıklı, huzurlu ve barış dolu bir yeni yıl dileğiyle…

Selin ARTUN TAŞ

BİR CEVAP BIRAK