Yeni Yıla Girerken Değişsin Mi Her Şey?

Yeni Yıla Girerken Değişsin Mi Her Şey?

140
0
PAYLAŞ

Bir sene daha bitti, yepyeni bir hafta ile başlıyoruz yeni yıla bu sene.

1 Ocak 2018 Pazartesi, her şey yepyeni. Saat, gün, hafta, yıl hepsi sıfırlanmış da yeniden başlar gibi.

Neler bıraktık, neler aldık yaşam heybemize 2017 de, çok yol kat ettik aslında dönüp bakınca geçtiğimiz günlere, hafızamızda bir çok anı var.

Bir seneyi daha bitirdik deyince hüzün çökerken içimize yepyeni bir yıl başlıyor deyince nasıl da değişiyor her şey en başta da yüz ifademizde.

İletişim böyle bir şey işte! Nerede nasıl kullanırsan kelimeleri, o ruh haline bürünüyor insan ya da için nasılsa kelimelerin hatta sözsüz iletişimin bile değişiyor.

İletişim, sosyal varlıklar olan bizler için olmazsa olmaz bir yetkinlik aslında. Yetkinlik dememdeki sebep konuşma, yazma, mimikler ve hatta jestler ile içimizdekileri başkalarına aktarıyor iken kim yanlış anlaşılmak ister ki. Yanlış anlaşılmadan anlamadan etkili iletişim nasıl olabilir?

1- Kesinlikle dürüst olarak
Karşımızdakini bile bile yanlış bir düşünceye yönlendirmeye çalışmayarak, bile bile doğruları çarpıtmayarak ya da gizlemeyerek.

2- Yargılamayarak
Öncelikle kendimizi sonra da tüm insanları yargılama eleştirme olmadan dinleyebilmek. Bazen insanın aklı ile ruhu o kadar uzak olabiliyor ki aynı beden içinde, öncelikle kendimizi tanıyıp, akıl ve ruhumuzu yakınlaştırıp bu beceriyi dışarıdaki insanlara da yapabilmekten geçiyor kaliteli iletişimin.

3- Empati kurarak
Empati kurmadan yapılan her sohbet monologdan öte değil aslında, aynı masada karşılıklı oturup herkesin kendi düşüncesini anlatmasından ama kimsesin anlamamasından ibaret kalıcı olmayan suni sohbetler çıkıyor ortaya. Çünkü herkes kendi gündemini anlatınca sadece kendi penceresinden bakınca, karşımdaki ne demek istiyor denilmeden dinlenince konuşmalar da o anlık oluyor ve orada bitiyor. Kalıcı ve öğretici hiçbir şey yok.

4- Olay ile birlikte duygulara da bakarak
Anlatan kişi ne anlatıyor ve neden şu anda bunu anlatıyor merakı içinde olmak gerekir. Yaşanılanlar ve olan olaylar tabi ki önemli ama o olayı kişiye anlattıran sebebi yani duygusunu da sezinlemeye çalışmamak, o sözcüklerin ve konunun değerini azaltıyor.

5- Küçümsemeyerek
Anlatıcının anlattıklarını küçümsememek gerekir, yoksa çocuklarımız küçücükken ilk defa salyangoz görüp şaşırdıkları an yaptıkları bize anlamsız gelirdi. Salyangozun nesi şaşırtıcı gibi bir durum yaşardık ki yapmayalım. Karşımızda yaş olarak kim olursa olsun onun dünyası, içi, ruhu, gördükleri ile bizler aynı olamayız. Geçtiğimiz yollar ve o yollarda aldığımız duygular asla aynı değil çünkü.

6- Değerlerimizin farklı olabildiğini unutmayarak
Hepimizin zamanla değişebilen yaşadıklarımıza göre şekil alabilen azalan artan değerlerimiz vardır. Kişi kendi değerleri doğrultusunda hayatı algılar ve yaşar. Aynı evin içinde bile yaşarken herkesin hayal dünyası ve yaşamı değerleri ile şekilleniyorken , iletişim dilinin de bambaşka olabilmesini unutmamak gerekir.

İletişim sadece sözcüklerde değil, sözcükleri söylerken ki ses tonunda, duruşta, düşüncede, mimikte, hal ve tavırda hatta hiçbir kelime yokken bile ortada ,bir bakışta bir dokunuşta bile kelimelerin anlatamayacağı kadar büyük ve derin hisler düşünceler saklı ademoğlunda.

Anlaşılmak da dinlenilmek de en büyük gayemizken, sevgi ilgi takdir ve onay söz yada tavırlarını doğumdan ölüme her gün bekler iken önce bu iyiliği kendimize sonra da tüm dünyaya yapmaya çalışalım.

Sen değiş ki dünya değişsin. Seni dışarıdaki tüm insanlardan ayıran , beden sınırın olan derinin içindeki ruhunu ve aklını yakınlaştır ki etrafını da o gözler ve hisler ile duyabilesin.

Hayatın değişimi kendini ve dışarıyı öncelikle farklı bir şekilde duymak ve anlamakla mümkün, en büyük değişim burada. 2018 de her şeyin içimizdeki hayallerimiz ile değişmesi dileği ile. Mutlu yıllar herkese.

“Dünyayı ne söylediğimiz ya da yaptığımızda değil,  ne haline geldiğimiz  neticesinde değiştiririz.” Dr. Hawkins

Pınar SAYAN
Yaşam ve İlişki Koçu