Yazar olmak ister misiniz?

Yazar olmak ister misiniz?

159
0
PAYLAŞ

Çok kolay! Öncelikle yazarın korkulu rüyası okurlardan biri olun, sizden hiçbir şey gizleyemesin. Ne korkularını, ne kibrini, ne beğenilme çabasını, ne tutkularını, ne de nefretini ya da herhangi bir zayıflığını. Hatta dile hâkimiyetteki yetersizliğini yahut düş gücündeki verimsizliği. Dahası bilgi birikimindeki dar sınırları, akıl yürütmedeki kısır döngüyü.

Nasıl mı? O da çok kolay! Dile hâkimiyetini ilk tümcelerde anlarsınız zaten; sıradanlıktan çıkamamış sözcükleri, eklemeleri, lafı dolandırması, uzun tümceleri bunu ele verir. Noktalama imleri, bağlaçlar, betimlemelerdeki fazlalık da bunun göstergesidir. 

Bu sözüme mim koyun: Yazarın kibarı olmaz! Yerine göre küfür de eder kaba da konuşur. Eğer sokak çocuğunu İstanbul Türkçesiyle konuşturuyorsa; ya bilmiyordur ya da beğenilme kaygısı içindedir. Beğenilme kaygısındaki yazar sizden, sadece dile dair değil içeriğe dair de çok şey gizliyordur. Sizi kandıran bir yazarı neden okuyasınız ki?

Bir sır daha vereyim: Eğer yazar kişilerinden birini göklere çıkarıyor kusursuzlaştırıyorsa, ya olmak istediği kişidir ya da ilgisini çekmek istediği, doğrudan söyleyemediği kişi… Bunun tam tersi bir karakter, yani yazarın kum torbası olmuş, her türden olumsuz nitelikleri kendinde barındıran kişilik de yazarın üstesinden gelemediği, nefret ettiği, belki de kıskandığı kişidir.

Gelelim en temel özelliğe: Düş gücü! Eğer yazarınız dönüp dolaşıp kendi çevresinden olayları, kişileri anlatıyor üstelik sizi o yaşama katamıyorsa, bilin ki kendi çıkmazından kurtulamamıştır. Ne kendisi özgürdür, ne de sizi özgürleştirebilir. Eğer yazarın çevresi ve kişileri size yabancıysa belki başlangıçta ilginizi çekebilir ama uzun sürmez.

Diyelim ki tüm bu yazdıklarımın üstesinden geldiniz ama hâlâ yazamıyorsunuz, bırakın gitsin. Dert mi? Onca birikim boşa mı gidecek, sıkı bir eleştirmen olursunuz. Yazıyormuş gibi yapıp zamanınızı çalan, size hava atan yazarlardan intikamınızı alırsınız. Sizden beklemek yerine kendileri önünüzde saygıyla eğilsinler. 

Suna Güler

BİR CEVAP BIRAK