YAŞAMLA ÖLÜMÜN KIYISINDA

YAŞAMLA ÖLÜMÜN KIYISINDA

189
0
PAYLAŞ

Hayatla ölümün birleştiği ince bir çizgi ,Beyin Cerrahi Servisi…

”Sorunum var diyen Beyin Cerrahi Servisi’ni ziyaret etsin” …

Bu sözü bundan yaklaşık üç sene kadar önce söylemiştim.

Kendi söylediğim bu sözü, ben bile çabucak unutmuşum.

Hayatın akışında zaman zaman oluşabilecek aksaklıkları,sorun haline getiriyoruz ve yaşamın kıymetini,anlamını unutuyoruz.

Benim için duygularımı paylaşmak çok zor,ama bu sefer deneyeceğim…

Beş yıl kadar önce kardeşime  tesadüfen, otuzlu yaşlarında Anevrizma teşhisi koyuldu.

Beyninde bulunan yedi cm. büyüklüğündeki baloncuğa yapılacak hiçbir şey yoktu.

Beş dakika sonra da patlayabilir,yirmi sene sonra da…

Canım kardeşimin kafasında bir saatli bomba,bizim yüreğimiz ağzımızda…

Fazla geçmedi aradan,iki yıl kadar sonra bir telefon.

”Bomba patlamış”… Kardeşim beyin Kanaması geçirmiş…

Her şey boş,her yer karanlık,zaman durdu,benim aklım durdu,gözyaşları sel oldu akıyor,o durmuyor.

Ambulans yolda, ama yol vermiyor arabalar…

Siren sesi,korna sesi…Yok,onların işi daha acil…

Hastanelerden kaçan ben,kovulsam da gidemiyorum. Yakınında olmak,arada kaçamak görmek,korkma ben yanındayım,biz buradayız demek bile yetiyor.

Evde çiçekler kurumuş,hastanede kardeşim kuruyor çiçekler kurusa ne çıkar?…

İki aylık hastane sonrası evdeyiz.  Evdeyiz ama,eve gelen kim,kardeşime hiç benzemiyor,bir deri bir kemik,artık tepki bile veremiyor,mamayla besleniyor…

İçim paramparça,ama umutsuzluk yok,her an mucize olabilir,nefes alıyor ya, zaman bitmedi.

Annemi mi sakinleştireyim,kardeşime mi bakayım? İşe mi gideyim? Kendimi unuttum,sahi ben kimdim?

En duygusal olan ben, güçlü duran yine ben…

İki gün sonra,bir kriz daha…Ambulans nerde kaldı?

Tekrar hastane,bir kanama daha…Ne gerek vardı şimdi buna,hani iyileşecekti? Bu sefer yoğun bakım?

Off çok zor,hiç almıyorlar yanına. Haftada bir kişi görebiliyor.Günde bir defa  Dr. durumu hakkında bilgi veriyor,otur merdivenlere bekle bakalım. Pis mi? Oda ne,aklına bile gelmiyor,yığılıyorsun bir köşeye,iyi bir şeyler duyabilmek için…Bazen acı bir çığlık …Seni senden alıyor…Ona üzülürken,kendine seviniyorsun,umut bitmedi…Nefes alsın yeter…

Sıra bende. Kardeşimi göreceğim,son defa görenin ben olacağımı bilmeden. İğne vurduramayan,kan alınırken kafasını çeviren ben,yoğun bakıma kardeşimi görmeye giriyorum.  Özel kıyafetler de tamam.  Allah’ım,nasıl dayanacağım,ama görmem lazım…Yol bitmiyor,ayaklarım gitmiyor…

İşte diyor hemşire,kardeşin…  Yok olamaz, O benim kardeşim olamaz, O kim,kendinden habersiz yatan…  Her yerinde aletler,zaman durdu. O kardeşim mi,ben kimim…  Dur,sakin ol,senden haber bekliyorlar… O, nefes alıyor ya,makineyle de olsa… O da ne?  Hemşirenin elinde upuzun bir çubuk,sokuyor kardeşimin ağzından ciğerlerine,vücudu kasılıyor… Neler oluyor? Ben nerdeyim,burası neresi,ben nasıl bakıyorum?  Acı çekmiyormuş,oh buna da şükür.  O halde bile çıkmak istemiyorum. Biraz daha kalayım  yanında,belki hisseder varlığımı,sonra ağlarım,şimdi sus,tut kendini.  Ona hissettirme,üzüldüğünü. Seni dışarı atarlar sonra,kendine hakim ol…Derin nefes al…Tamam geçti…Mucize olacak,o yine gülüp konuşacak…

Tamam diyorlar,süre doldu…En çok ben kalmışım yanında. Çıkıyorum,ama ben, bende değilim.  Dur bir temiz hava al,oksijenle nikotin karışsın birbirine,kendine gel,kabus bu,uyanınca bitecek…

Bitmiyor,daha kötüsü geliyor…Belki de O’nun için daha iyisi…Bilinmiyor…

Hazır olun deniyor,bilmediğin bir şeye nasıl hazır olacaksın?…

Ölüm, dışında her şeyin çaresi var…

Unutuyoruz ve kocaman dünyayı kendimize dar ediyoruz.

Bazen hatırlamak lazım… 

Cocuğunuzun Meslek Seçimi

 

BİR CEVAP BIRAK