YARATICILIĞIN İNOVASYON SÜRECİNDEKİ DANSI

YARATICILIĞIN İNOVASYON SÜRECİNDEKİ DANSI

112
0
PAYLAŞ

Sizden bir an için öldüğünüzü̈ hayal etmenizi rica ediyorum. O hep bahsedilen

ışığı gördünüz. Işık da sizi bir odaya kadar ilerletti. Oda bomboş ama odada

yerde binlerce polaroid fotoğraf birbiri ardı sıra duruyor. Her bir fotoğraf

yaşamınızın bir gününü temsil ediyor. Bu güne dek yaşadığınız her güne dair bir

fotoğraf ile karşınızda yaşadığınız hayat.

Şimdi yürüyorsunuz. Bu fotoğraflarda ilginç şeyler var. Özellikle yaşamınızın ilk

dönemi çocukluk döneminine dair bir çok fotoğraf var karşınızda. İlkokula

başladığınız gün nasılda heyecanlısınız.

İlk öpücüğünüz. üniversiteden mezun olduğunuz gün. Evlendiğiniz gün. Şurada

da bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınız an. İlerlerken oğlunuzun iki yaşındayken

sizi balkona kilitlediği anı görüyorsunuz ve o heyecan ve birazda korkulu anı tatlı

bir gülümseme ile hatırlıyorsunuz.

Her bir fotoğrafın çekildiği her ayrı gün eşşiz bir gündü öyle düşünün. Daha önce

hayatınızda böyle bir deneyim yaşamamıştınız.

İlk günlerde maceracısınız ama 20’li yaşların sonu 30’lar 40’lar geldiği zaman

yaşamınız rutine bağlandığı zamanları düşünün. Bu yaşlarda karşılaştığınız

fotoğrafların (o gün yeni bir şey yaşamamış olduğunuzu varsayalım) tamamen

kapkaranlık gözüken polaroid fotoğraflarla dolu olduğunu hayal edin. Halbuki bu

fotoğraflar yeni yerler, yeni insanlar ve yeni deneyimler ile dolu olabilirdi. Ama

onun yerine rutine yenik düşmüş bir hayat vardı. Okuldan, işten eve gelinmiş,

yemek yenmiş sonra televizyonun önünde oturulmuş.

Biraz depresif oldu değil mi?

Yenilik demek inovasyon demek. Eğer yaşamlarımızda bizler yeniliklere yer

veremiyorsak nasıl olurda bir inovatöre dönüşebiliriz?

Gelmiş geçmiş büyük inovatörleri düşünecek olsak ortak özellikleri ne olabilirdi?

Sizlerle paylaşmak istediğim can alıcı nokta da burada devreye giriyor.

Yaratıcılık tüm inovatorlerin ortak özelliklerinin başında geliyor. İnovasyon

sürecinde tüm aşamaların etrafında adeta dans ederek olasılıkları birbine

bağlayan bir yapıştırıcı gibi.

İnovasyon yaratıcı düşünceler, analitik düşünceler ve eleştirisel düşünceler

birleştirilerek gerçekştiriliyor.

Peki yaratıcılığa bakış açımız ne?

2010 da IBM’in yaptığı bir araştırmada 60 farklı ülkede yasayan 1600 CEO’ya sormuşlar: “Siz ve şirketiniz geleceğe hazır mısınız?” diye . Yarısından fazlası “Evet” cevabını vermiş. Peki geleceğe daha fazla nasıl hazır olabilirsiniz sorusuna

yanıtlar ise ‘’ Yaratıcılık’’ aracılığı ile olmuş ve listenin en başında yer alıyormuş̧.

Kısacası yaratıcılık deyince aklımıza Picasso gelse de aslında sanatsal yaratıcılığın dışında da bir yaratıcılığın olduğunu kabul etmeliyiz. İş dünyasındaki yaratıcılığın kritikliğini ve gerekliliğini kabul etmeliyiz. Ciddiye almalıyız. Yaratıcılığa senede bir kaç gün sadece özel zamanlarda yer vermeniz inovasyona önem veren bir kurum için yeterli olmayacaktır.

Yapılan araştırmalara göre sadece 4 insandan biri kendilerinin yaratıcı

postansiyellerini kullandıklarını düşünüyor.

Yapılan yaratıcılık test sonuçlarına göre 5 yaşındaki çocukların yüzde 98 , 10

yasındakilerin yüzde 30 ,15 yasındakilerin 12’si ve yetişkilerin sadece yuzde 2’si

yaratıcı olarak çıkıyor.

10 yetişkinden 8’i yaratıcılığın önemli olduğunu hissederken. CEO’ların yüzde

60’ı yaratıcılığın önemli bir liderlik kriteri olduğunu düşündüğünü biliyor muydunuz?

Picassonun da dediği gibi ‘’Bütün çocuklar sanatçı olarak doğar; problem sanatçı

olarak kalmaları. ‘’

Biz de doğduğumuzdan beri var olan bu zengin hediyeyi biri kenara bırakıp

üstünü örtmemeli kullanmalıyız. İnovasyondaki katma değer yaratmak da

burada doğmuyor mu zaten?

İnovasyonun ham maddesi olan yaratıcılığı nasıl geliştirebileceğimiz ile ilgili bazı

anahtar adımları sizinle paylaşmak isterim.

1.Farklı fikirleri birbirine bağlamaktır yaratıcılık . Fikirlerinizi not alın.

Fikirlerinizi komşu olasılıklar olarak düşünün. Kulaktan kulağa oynar gibi ama

her bir fikir diğer kulağa geçerken başka bir şeye dönüşüyor. En son kişide son

haliyle aslında daha önce hiç tahmin edemeyeceğiniz bir ürüne, sürece veya

modele dönüşüyor. Elektrik süpürgesi bir vantilatör, bir yastık kılıfı ve bir

süpürge sapının bir araya gelme düşüncesi ile inove edilmiş.

2.Uykuya gitmeden az önce problem hakkında düşünün.

3.Yürüyüşe çıkın

4.Sebat etmek, ısrar etmek ,sabırlı olmak yaratıcılık için gerekli .Edisonun 3000

farklı ışıklandırma dizaynı yapmış ve 1000 tane patenti varmış. Einstein’ın iki

inovasyonu arasındaki sürenin uzunluğuna ne demeli? Leonardo’nun Mona Lisa 16 senede bitirdiğini biliyor muydunuz?

5.Tüm fikirleri kucaklayın.

6.Relaks olun. Fikirlerin %72’sinin duş alırken geldiğinden bahseden bir

araştırma bulunmaktadır.

  1. İlham arayışında olun. Patent sahiplerinin %50 ‘si buluşlarının şans eseri

geldiğini beyan ediyor. İzin verin ortamı hazırlayın. İsaac Newton’un yerçekimini

bir elmanın ağaçtan düşmesiyle bulması gibi.

8.İyi fikirler korunmamalı başka iyi fikirler ile birleşmelidir. Bu nedenle,

fikirlerinizi özgürce paylaşabileceğiniz ve fikir alışverisinde bulunduğunuz bir

grubunuzun olması işinizi kolaylaştırabilir. Sadece aynı kişiler ile değil farklı

kişiler ile de görüşmenizde fayda var.

9.Yine yapılan araştırmaya göre yaratıcı fikirlerin çoğu son dakikada

geliyor, acele etmeyin.

10.Hata yapmaktan korkmayın. İnovasyon yaparken düşmekten korkmayın. Her

düştüğünüzde öğrendiklerinizle daha iyisini yapabilecek verilere sahip

olacaksınız.

Tüm bunları yaparak ‘’Yaratıcılık’’ kaslarınızı güçlendirin. Yenilik ve yaratıcılıkla

dolu günler diliyorum.

Esra Miller

BİR CEVAP BIRAK