Ya yaptığımız her kötülük tüm dünyanın dengesini bozuyorsa…

Ya yaptığımız her kötülük tüm dünyanın dengesini bozuyorsa…

910
0
PAYLAŞ

İnsan istemediği bir şey olduğunda ya da istediği bir şey olmadığında kızıyor, üzülüyor, sorumluyu öncelikle kendi dışında arıyor. Kim ne derse desin, sorumluluğu kabullenmek pek de kolay bir şey değil. Bazılarımız kısa bir süre sonra kabul etse de insan nüfusunun çoğunluğu hayat boyu başkalarını suçlayan olmayı tercih ediyor. Birini kötü diye yaftaladığımda ise artık ona yapılacak her şey mubah gibi görünüyor.

Hiç kimsenin gerçekte tam olarak neyi niye yaptığını bilmediğimiz de ise (ki genellikle böyledir) karşı tarafa yapılacak saldırganca davranışı kendimizce haklı çıkarabiliyoruz. Yüzlerce insanla tanıştım, görüştüm, çalıştım. Neredeyse her bir konuşmada mutlaka suçlu, adil davranmayan bir insan vardı. Karşılık olarak biz de adil davranılmadığını düşündüğümüz ya da adil davranılmadığı için adil davranmamaya karar verdik. Hiçbir şey yapmasak bile en azından ne kadar kötü biri olduğunu etrafımıza anlatırız.

Başka birine yapılabilecek kötülük, bize yapıldığını zannettiğimiz kötülüğe karşı olduğunda kötülük olmuyor mu?

Şu soru zihnimde dönüp dolaşıyor.

Ya yaptığımız her adaletsizlik ya da kötülük tüm dünyanın dengesini bozuyorsa? (Elbette zeki olanlarınız, “Bu da yeni bir denge.” diyecektir ama en zekileriniz “dengeli dünya” derken kastettiğimin iyi bir dünya olduğunu anlayacaktır.”)

Örneğin adil bir şekilde işe alım yapmadınız. Akraba, tanıdık, torpil, ideoloji yoldaşı vs. vs. diye başkalarının önüne geçirdiniz. Gerçekte işi hak eden kişi ise ekonomik problemler nedeniyle ortaya çıkan sorunlardan dolayı eşinden boşandı, alkole başladı. Çocuklar babasız kaldıkları için yüzlerce travma yaşadılar. Babasız büyüdüler. Daha tüm dünyayı kapsayacak kadar zulümler yazabilirim.

Yani yaptığınız her adaletsizliğin ya da ahlaksız duruşun tüm dünyadaki sonuçlarını bilebilseydiniz, ağırlığını taşıyabilir miydiniz?

Küçük görünen bir davranışınızın dönüp dolaşıp sizi bulduğunu ve sizin yani bizzat kendinizin çocuklarınızdan ayrı kalmak durumunda olacağınızı öngörebilseydiniz nasıl davranırdınız? Dramatik gelecek ama belki de binlerce insanın öldüğü savaşların sebebi olduğunuzu bilseydiniz ne hissederdiniz? Karmaya inananlar “Elbette öyle!” diyecekler ama onlar da sadece inançla cevap veriyorlar. Yaptıklarınız geri dönüyor mu bilmiyorum. Tek bildiğim böyle bir ihtimal olduğu…

Taşınabilir miydi yaptığınızın sonraki sonuçlarını bilebilseydiniz. Size dönmese bile…

Adaletin tanımlanabilir bir kavram olmadığını bilmeyecek kadar naif değilim ama yine de herkes kendine göre bir ölçü koyuyor ortaya. Benim için “Sana yapılmasını istemediğin şeyleri başkasına yapma, yapılmasını istediğin şeyleri de başkasına yap!” şeklinde. Bu ölçü elbette her zaman tutmuyor çünkü herkes ben değil ama yine de ortalama bir değer sistemi çıkarıyor. Zaten insanın kendisi dışında ölçü bulması zor. En iyisi sorarak herkesin ölçüsünü belirleyip ona göre davranmak. Yakın tanıdıklarıma bunu yapabiliyorum.

İnsanlar, iyi ya da kötü olarak tanımlanamazlar. Hem iyi hem kötüler ama en büyük istekleri iyi olduklarını düşünmek.

Kötü olduklarını düşünmek, eylemlerinin başkalarına zarar verdiğini hissetmek istemiyorlar. Bence bu yüzden “İnsan insanın kurdudur.” diyen Hobbes ile “İnsanın özünde iyidir.” diyen Locke arasında fikirsel çatışma var. İkisi de yanılıyorlar. İnsan hem iyi hem kötü ama daha önemli özelliği “İyi olduğunu düşünmek istemesi”

İşte bu yüzden en küçük bir adaletsizliğin bile tahmin bile edemeyeceğiniz sonuçları olduğunu hatırlattığımda insanların izana gelebileceğine inandım bir an. Bu yüzden yazdım bu kısa yazıyı. Ne de olsa hepimiz iyi olduğumuzu düşünmek istiyoruz. Dünyadaki kötülükleri de uzaylılar yapıyor.

Belki birileri bu yazıyı okur… Dünyaya barışın gelmesi gibi çocukça bir düşünceye katkıda bulunur.

UMUT KISA

Sola Unitas Academy, Paul Ekman International, Sola Yayınları ve İzotomi Projesi’nin lideri olan Umut Kısa “Us’ta Yol”, “Ahuna” ve “Kendini İşten Fethet” adlı kitapların yazarıdır. İletişim alanında doktora çalışmalarına devam etmektedir.

BİR CEVAP BIRAK