“Varlık teyide ihtiyaç duyuyor” Takımın bir parçası mısın?

“Varlık teyide ihtiyaç duyuyor” Takımın bir parçası mısın?

91
0
PAYLAŞ

“Eğer sırtını sıvazlayan biri yoksa omuriliğin büzüşür”…. Son zamanlarda en çok severek okuduğum bir kitaptan yine çok sevdiğim bir alıntı.

Var olmak, hissedilmek, anlaşılmak, onaylanmak veya onaylanmamak ama bir şekilde tepki almak… hayattaki en temel fiziksel ihtiyaçlarımızdan sonra gelen dürtülerimiz, ihtiyaçlarımız, olmazsa olmazlarımız.

Ve birer yetişkine dönüştüğümüzde bu arayışlarımızı doğallıkla karşılayabileceğimiz bir ortam : iş hayatı…. ve birey olarak performansımızın tam karşılığını en net şekilde göreceğimiz, insan olarak etkilerimize en doğal tepkileri alabileceğimiz bir sahne : mağazalar

Hayat zor, iş hayatı çok zor ve biz mağazacılara göre ise mağazacılık cidden çok zor…. geçen yazımda da anlattığım gibi insandan beslenen iş gruplarının içinde mesai kavramı olmadan çalışarak, güneş doğduktan birkaç saat sonra girip güneş battıktan çok sonra çıkılan AVM lerde her an her dakika hem iç hem dış müşterilerle ilgilenerek şüphesiz perakendecilik bu anlamda liderliği elinde tutuyor…..

Ve hedefler, ve üst yöneticiler, ve kasa, ve dış müşteriler ve omuriliğinin okşanması için bekleyen tüm çalışanlar…….

Aman Tanrım dediğinizi duyuyorum sevgili liderler, o yoğunluk, o karmaşa derhal gözünüzde canlandı değil mi??

Ama ….. işte şimdi bir ama;

Çalışanlara odaklanmak zorundayız çünkü onlar bizim kaynaklarımız. Bazen kıt kaynaklar bazen bol kaynaklar.. bazen verimlilik olarak, bazen maliyet olarak, bazen en acil ihtiyaç olarak gördüğümüz, bizi besleyen, bazen zirveye taşıyan bazen yerle yeksan eden ekiplerimiz.

Yeri gelince evine erzak taşıyan karıncalarımız, yeri geldiğinde ağustos böceği edasıyla özgürleşen bireyselleşen takım arkadaşlarımız….

Bu sabah kaçına günaydın dediniz?

Yoğun satışlar, yüksek bir kaygı ile elde edilmeye çalışılan yüksek hizmet puanlarının ardından kaç kişiye teşekkür ettiniz bugün?

Bugün kaç kişinin ait olmasını sağladınız, bugün kaç kişiye dokundunuz?

Biliyor musunuz bazen bu kadar kolay…çünkü görülmek görmek kadar değerli… çünkü çoğu kez varlık teyide ihtiyaç duyuyor.

Çalışkan olmak bir değerdir, zamanla hırsla karışır ve çok başarılı çalışanlara dönüşür ancak bu içsel bir motivasyondur. Bizlerinse fark etmesi gereken her daim dışsal bir motivasyon kaynağı olduğumuzdur. Peki beni kim motive edecek dediğinizi duyar gibiyim. Bizim omuriliğimizi kim sıvazlayacak… Yüzümüzdeki gülümseme desem… Ekiplerimiz desem. Varlığını teyit ettiğimiz ekiplerimiz.

Önce kendi kadrolarımıza kendi kaynaklarımıza dokunarak, önce onları dönüştürerek kendi kişisel sonuçlarımızı sağlayabiliriz. Çünkü onlarda bizim gizli ve biricik motivasyon kaynaklarımız aslında, güneşin gökyüzündeki gezintisini izlemekten muzdarip olduğumuz o zamanları bizlerle paylaşan yoldaşlarımız.

Bakış açımız değiştikçe, onlara değerli hissettirdikçe ve dokundukça bizde kendimizi değerli ve var hissedeceğiz. Zaman zaman insanların ağustos böceğine dönüşmesine göz yumarak özünde birer karınca olduğumuzu hep hissedecek ve hissettireceğiz.

Hep var olacak ve var edeceğiz, olumsuz tepkileri, tüm çatışmaları var olmanın , hareketin doğası olarak göreceğiz. Çok güzel bir söz duydum geçtiğimiz günlerde “evren hareketi alkışlar” hep birlikte hareket edecek ve beklediğimiz alkışları birlikte alacağız.

Kendimizi yalnız, çaresiz ve kaybolmuş hissederiz bazen orta kademe yöneticiler olarak. Ama o kadar zenginiz ki…. bazen kendi amirlerimizden bile daha şanslıyız çünkü bizden çok daha dinamik, şekillenmeye çok müsait, esnekliği fırsat olarak gören ekiplerimiz var…

O zaman önce kendimize sonra onlara gülümseyelim. Motivasyonun ayna karşısına geçtiğimizde başladığını unutmayalım ve ekiplerimize de ayna olalım….

Evren hareketi alkışlar….
Hep birlikte alkışlanmak bizim doğamızda var Çünkü biz mağazacıyız.

Tuba Sezenol

BİR CEVAP BIRAK