Var Mısın Çocuk Olup Oyun Oynamaya?

Var Mısın Çocuk Olup Oyun Oynamaya?

110
0
PAYLAŞ

Dönüpde ara sıra fark etmek değil bana kalırsa hep duygular ile kalmak hemde hep kalmak lazım. Duygulara dönüp dönüp bakmak dinlemek onları anlamak lazım. Hazineler saklı her birinin içinde ve de en derinimizde ta içimizde.

Her biri bir anı ile birlikte bin an taşıyor içimizde, her gün aldığımız yolu, geçtiğimiz günü yaşıyoruz onlar sayesinde. Kararlarımızı bize aldıran iç sestir. Neden ara sıra fark edip bakalım ki… Hep onlarla olup, duygu olup his olup onların dili ile konuşsak olmaz mı? Duyguların da var tabiki bir dili ve lisanı ama kullanana,

Ama yürekten söyleyene,

Ama anlamak isteyene anlayana anlatana.

Evimizin içinde en temel eksiklik zaten duyguları dile getirmeye utanmak , çekinmek, söyleyememek ve en kötüsü de bilinçli bir şekilde söylememek hatta fark etmemek. Yıllar çok acımasız çabucak geçip gidiyor, işte yine yeniden geldi bir mevsim daha, yine yağacak karlar, yine kapanacak yollar, yine esecek rüzgar, yine çıkacak o deli fırtına, yine yanacak sobalar, yine kaçışacak evlerine insanlar. Evimize yuvamıza kapanalım ama duygularımıza karşı olup kapanmayalım. Yaşadığımızı hissettiriyor onlar, onlar yeri gelince heyecan ile koşturuyor enerji veriyor bize, yeri geliyor kor olup yakıyor bizi sessizleşiyoruz dilsiz bir mecnun gibi, yeri geliyor savuruyor atıyor bizi andan ana, yeri geliyor gülümsetiyor kocaman sevdalarla. Hepsinin tadı damakta ayrı güzel, dönüp bakınca hissedilenler ile gelmişiz bugune. Ben olmuşum bugünkü Pınar, sen olmuşsun bugünkü Elif, o olmuş bugünkü Hasan diğeri olmuş bugünkü Ferit.

Geriye bakıpta hatırladığımız tüm anılarımızda duygularımız saklı, bakalım neler var içinde. Bulmaca bilmece gibi aslında, var mısın oyun oynamaya? Kör ebe oynar gibi, saklambaç gibi, dedektif gibi düşecek misin duygularının yollarına, bakacak mısın onlara? Bulunca sarılabilecek misin her birine, konuşabilecek misin onlarla, kabul edecek affedebilecek misin kendini yeri geldiğinde tanıştığın yeniden karşılaştığın duygularınla, yoksa yok mu sayacaksın bakmayacak mısın bir daha? Bakmadan bulmadan bilemezsin, var mısın çocuk olup oynamaya?

Dinlediğin bazı müziklerde yüreğin bir başka mı çarpıyor, bir başka mı bakıyorsun yağmurdan sonra gökkuşağına? Ictiğin su bazen seni ferahlatamıyor mu, peki ne oluyor o anlarda? Farkında mısın yaşadığının, farkında mısın geçen giden yılların, tutamazsın, durmuyor günler ama anlar anılar kalıyor bedeninde hatta ruhunun en derinlerinde. İşte onları oraya sabitleyen tek şey duygular. Sarıl onlara, tut ellerinden, konuş bakalım neler anlatacak sana. Gerekirse konuştuktan sonra veda edersin yada belkide sarıp sarmalar atarsın. Hayat yolunda yürürken taşıdığın sırtındaki sana özel çantana ihtiyacın olduğu her an alırsın karşına.

Gün sonunda sessizleşip, sessiz bir köşeye çekilip, kimsesizliği seçip, az bir mum ışığında , karanlıkta Hamuş olup kendini dinle. Bak bakalım neler saklamışsın yüreğinde. Yetişkinlerin oyunları da böyle oluyor işte. Duy kendini kimsesizlikte. Özlemişsindir belkide yüreğindekileri, unuttuk günün koşturmacasında kendimizi. Bak bakalım neler bulacaksın içinde, sözlerine dökülecek mi buldukların, anlatacak mısın? Belki buldukların ile gün be gün kelimelerin değişir, sözlerin değişir, lisanın değişir belki de. Belki de sözcüklerin en derin kalbe dokunur kilit olursun, kim bilir belki de şair olursun.

Bence gel bu oyunu oynayalım? Var mısın çocuk olup oyun oynamaya?

Pınar SAYAN
Yaşam Koçu

BİR CEVAP BIRAK