Üzgün Hissediyorsanız, Kendinize Bu Soruları Sorun

Üzgün Hissediyorsanız, Kendinize Bu Soruları Sorun

302
0
PAYLAŞ

Her birimizin içinde konuşmayı bekleyen bir bilge var. Üzgün hissediyorsanız, içinizdeki o bilge muhtemelen size bir şey söylemek ister fakat siz bunu duymak için kendinize izin vermeyeceksiniz. Bugün, duymanıza yardımcı olması için kendinize sormanız gereken bazı soruları paylaşıyoruz.

Bazen, kendinizi sadece üzgün hissediyorsunuz. Sebepleri araştırıyorsunuz ama bulamıyorsunuz. Hayat ilginizi çekmiyor ve hiçbir şey için hevesli değilsiniz. Zaman, sanki yeni cilalanmış bir zeminmiş gibi kendinizi bıraktınız.

Yaşamda üzüntünün kaçınılmaz olduğu anlar vardır. Bununla birlikte, bu üzüntüye aldırmayabileceğiniz başka zamanlar da vardır, ama nasıl hissedeceğinizi ve hatta onu hissetmeyi ve beslemeyi sürdürmek isteyip istemediğinizi bile bilemezsiniz. Yani, eğer üzgünseniz, size yardım edebilecek bazı sorular sormaya değer.

Kendimi suçlu hissetmeme neden olan bir şey mi yaptım?

Suçluluğunuz sürdüğü için üzüntünün dağılmadığı durumlar vardır. En kötü yanı, birçok durumda suçluluğun sadece hayali olmasıdır. Bunun sizin gerçek olarak suçlu olmanızla ilgisi yoktur, daha ziyade henüz tanımlamamış ya da üzerine çok düşünmemiş olduğumuz bir fanteziyle ilgisi vardır.

Suçluluk genellikle başkalarını veya kendimizi olumsuz yönde etkileyen bir olay nedeniyle bizi çevreler. İşte o zaman kabul etmeyi başaramadığınız şeyler hakkında kafa patlatmaya başlarsınız. Kafanızda bunları büyütürsünüz ve durumla nasıl başa çıkacağınızı bilemezsiniz.

İsteklerime sadık mıyım?

Üzüntü için bir başka yaygın neden, özellikle de belirli bir nedeni tanımlayamadığınızda, ortaya çıkan uyumsuzluktur. Bir nedenden dolayı, arzularınıza, hayallerinize veya şefkatinize ihanet ettiniz.

Bu, içinizde derin bir sıkıntı hissine neden olur. Üzüntü, bu iç suçluluğun dış ifadesidir. Derinlerde, hissettiğiniz tam olarak bir üzüntü değildir. Bunun yerine, kendinize kırgın ve kızgınsınız. Hala bir şey istediğiniz bir durumun tutsağısınız, ama tamamen farklı bir şey yapıyorsunuz.

İnançlarıma sadık mıyım?

Bu aslında önceki soruya benzer. Ancak, bu durumda, vurgu, bilinçli olarak düşündüğünüz ile yaptıklarınız arasındaki çelişkidir. Belki de, örneğin, bir adaletsizliğe şahit oldunuz, ancak korku, ihmal veya güvensizlikten dolayı meydan okumadınız veya yüzleşmediniz.

Belki de başka bir kişinin fikrine, eylemine veya bakış açısına, akıntıya karşı yüzmekten korktuğunuz için teslim oldunuz. Ancak derinlerde, bunun gerçek inançlarınızla çakıştığını biliyorsunuz. Bu, kendinize kızmanıza neden olur ve bir önceki durumda olduğu gibi, bu suçlama üzüntü şeklini alır.

İyi uyudum ve beslendim mi?

Üzülmek her zaman duygularla veya düşüncelerle ilgili değildir. Çoğunlukla bu, aşırı derecede zorlayıcı bir yaşam tarzı ya da sadece kendinize uygun şekilde bakmamanız ile ilgilidir. Yorgunluk ve yetersiz beslenme de, özellikle uzun bir süre sürdüğünde üzüntüye yol açar.

Dinlenme eksikliği duygularımızı önemli ölçüde etkiler. Yeterince uyumamak, çevremizdeki her şeyi sıkıcı ve cansız olarak görmemize neden olur. Benzer şekilde, uygun şekilde yemek yemediğimizde, beynimiz de besin eksikliği yaşar, bu da bizi daha fazla sinirli ve depresif hale getirir.

Beni ne daha iyi hissettirirdi?

Bu belki de üzgün olduğunuzda kendinize sormanız gereken en önemli sorudur. Bazen, sorularınızın cevaplarını bulmak kolay değildir, ancak bu genellikle sizin elinizde.

Kısa vadede belki biraz rahatlamak, yürüyüşe çıkmak ya da belli bir çevreden uzaklaşmak gibi basit bir hareket faydalı olabilir. Uzun vadede, doğru seçenek iş değiştirmek, eşinizle beklemede olan sorunları çözmek veya bir danışmanla görüşmek olabilir.

Üzgün hissetmek, ne kötü, ne de iyidir. Şimdi ya da gelecekte yaşayacağımız bir şeydir. Aynı zamanda, tekrar tekrar gelen bir duygudur ve genellikle sizi asla terketmediğini hissedersiniz. Durma ve kaynağını tanımlamaya çalışma zamanı geldi. Belki de yüzeye çıkmakta zorlanan bir şey vardır ve eğer onu çıkarırsanız kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz.