Üstün Dökmen’e Sorduk

Üstün Dökmen’e Sorduk

483
0
PAYLAŞ

Geçtiğimiz günlerde görsel ve yazılı basında yer alan, ehil olmayan kimi kişilerin hatalı uygulamalarını koçluk mesleğinin tamamına atfederek yapılan bir takım talihsiz açıklamaları üzüntüyle takip ettik. Söz konusu olan talihsiz açıklamalar, Prof. Dr. Üstün Dökmen tarafından yapılmıştı. Hatalı doktorlar, hatalı psikologlar ya da hatalı avukatların olduğu, birçok meslekte yetersizlikler olabileceği ama yetersizliklerin bir mesleki camiaya dayandırılmasının haksız olduğuna inandığımız için konuyu görüşümüzü de belirterek Sayın Üstün Dökmen’in kendisine de sormak istedik.

Son yıllarda uluslararası şirketlerin yüksek rağbet gösterdiği bu hizmeti neden Üstün Dökmen istismar olarak tanımladı? Soruyu, Sola Unitas’tan Umut Kısa direkt olarak açıklamanın sahibi olan Üstün Dökmen’e yöneltti.

Mesaj : Hocam Merhaba, Geçenlerde televizyonda bir konuşmanızı dinledim. Yıllardır Microsoft dahil birçok şirkette C Level yöneticilerle çalışıyorum. İletişim bölümünde doktoramı tamamlamak üzereyim, oldukça büyük bir yayınevi, bir eğitim kurumu ve birçok yurtdışı temsilciliği yönetiyorum. Konuşma ve seminerlerde yer alıyorum. Gerçi benim ne olduğumdan bağımsız en önemlisi diğerlerini eleştirerek değil, işini iyi yaparak ilerleyebileceğimize inanıyorum. Söylediklerinizin birkaç kişiyi değil bir mesleğin tüm üyelerini etkilediğini bilmek daha da üzücü. Çünkü gerçekte koçluğun ne anlama geldiğini dahi bildiğinizi sanmıyorum. En azından bu konuda eğitim almadınız. Şunu sormuştunuz: Ben İşletmecilik yapıyor muyum diye… İşletmecilik sizce psikologlara yasak mı? Yapan yok mu? Çünkü işletmecilik sadece işletmecilere mi açık? Sahte diplomalar döneminde insan tüm hayatı boyunca üniversitesine mi bağlı? Mesela sizinle röportaj yapan sunucu neyin eğitimini alarak sunucu oldu. Ya da ben iletişimciyim diye benden başka kimse iletişimle uğraşmamalı mı? Her neyse “Sözünüzü geri almanızın sağlıklı olduğuna inanıyorum.” Üzerinde bir az daha düşünmek size fırsat yaratacaktır. Ancak her durumda şunu düşünün: “Gerçekten fayda yaratmak için mi bu kadar yanlış ve gereksiz bir açıklama yaptınız yoksa çıkarlarınız etkilendiği için mi?” Üzülerek size birilerini karalamaya çalıştığınız için şefkat duymakta zorlanıyorum. Umarım hatadan dönersiniz ve sizin hakkınızda daha önce insanlara iyi şeyler söyleyenleri pişman etmezsiniz. Çok üzücü ama bazen medyada insan moderatörün de oyununa gelebiliyor.

Gelen cevabı aşağıda paylaşıyoruz.

Umut Bey merhaba,

Sözümü geri almamı istemeniz nazik bir ifade değildir. Bu üslüp yaşam koçlarına yakışmamaktadır.

Üstün Dökmen

Kendisinden cevap alamadık ama Ebru Hanım ismiyle tarafımıza ulaşan bu mail bizi biraz üzdü. Biz de yeniden maile cevap verdik.

Cevabınız için teşekkür ederim Ebru Hanım, mesaj sizden geldiği için umarım üzerinize alınmamışsınızdır. Ancak daha nasıl nazik olabilirim bilemedim. Bu arada Üstün Hoca’nın bir konuşmasında Türkiye’de insanların iletişmediğini ama kavga ettiklerini söylemişti. Ne üzücü değil mi birilerini karalayarak ilerlemek. Umarım Üstün Hoca’da bunu görebilir. Ama dünyada yapılan her karalama, karşılığını bulacaktır. Bazen bir kalp kırdığında yaptığın hiçbir şeyin anlamı kalmıyor. Onunla çalışan biri olarak sizi de takdir ediyorum. Pek kolay olmayabilir. Sanırım şu anda ben uğraşılabilecek sorunlar arasında en küçüğüyüm. İşleriniz daha rast gitsin. Bu mesaj Üstün Hoca’ya değil, sadece size 😊 Bu yaşta, bu kadar eğitimle bunu göremeyen biri benim mesajımı mı görecekti ki?

Sevgilerimle

Umut Kısa

Her açıklama içinde kendi sorularını barındırdığı gibi, alamadığımız her cevap da aslında içinde kendi nedenlerini barındırıyor. Bazen biz ne kadar iletişim kurmak istesek de, karşımızdaki buna bizim kadar açık olmuyor. “İletişemediğiniz” günlerin sona ermesini, “iletişebildiğiniz” günlerin bir an önce başlamasını dileriz.

Sevgiyle kalın.

Konuyla ilgili Koçluk Dernekleri’ninde açıklamasına Buradan ulaşabilirsiniz.

 

BİR CEVAP BIRAK