TRAVMA YA DA DUYGUSAL ÇEVİKLİK

TRAVMA YA DA DUYGUSAL ÇEVİKLİK

99
0
PAYLAŞ

Bu fotoğrafta o kadar çok şey gördüm ki, iki gündür dönüp dönüp bakıyorum. Adeta beni içine çekti.

Çiçeklerin güzelliği, saksının orijinalliği ve belki de arka fondaki zihnimde huzurlu yuva algısını çağrıştıran yeşil panjurlar 😊

Benim meselem ise saksı ile. İçinde çeşit çeşit tohuma yer vermiş. Şenlenmiş. Biraz daha dikkatli bakınca da diplerinde ki pasları görünüyor.
Sanki geçmişine, bilinç altındaki izlerine rağmen yeşermiş bir insan gibi.

Popülerliğe bakışımın etkisinden midir bilmiyorum, popülaritesi yükselmiş çok sık kullanılmaya başlayan bazı kelimelerin zamanla bağlamından koparıldığını, anlamından uzaklaştığını, yorulduğunu düşünüyorum.

Travma kelimesi de son dönemde bunlardan biri. Herkesin birçok travması varmış bunu öğrendik iyice. Pek nedir bu travma? İnsan her üzüldüğünde, acıya her denk geldiğinde bunun adı travma mıdır?

Travmayı; ‘Beklenmedik bir anda ortaya çıkmış, anlamlandırılamamış olaylar karşısında, insanın yaşadığı psikolojik yıkım.” Olarak anlıyorum.

Bu durumda hayatı anlamlandırmak insanın kendi elinde olan bir durum değil midir? Her olumsuz hadiseye travma etiketini yapıştırarak kendimize kara kaplı bir defter oluşturmanın nasıl bir faydası var?

Diğer yandan, yaratıcının insanı bu denli zayıf yarattığı fikri de bana sıcak gelmiyor. İnsan yaratılmış en mükemmel varlık olduğuna göre özümüzde bu dayanıklılığa sahip bir mekanizma olmalı.

Travmaya inanıyorum. Bununla beraber duygusal çevikliğe daha çok inanıyorum. Duygularımızla ve benliğimizle yüzleşecek cesarete sahip olabilir, değişim karşısında esnekliğimizi arttırabilirsek bu içsel mekanizma bize başarıyı getirecektir.

İnsan isek eğer bir tekamüle yolcu isek, kırılacağız, yorulacağız ama bunların bir anlamı olduğuna inandığımız sürece kazanacağız. Tekamül yolcusu acıdan ders alır, yükselir. Canının yandığı yerden yeşermeyi de bilir.

Bu resimdeki çiçekler çok güzel, saksısı çok güzel. İşte ben bu dipleri paslı saksının dibinde paslanmış, delinmiş delikten yeşeren çimeni o çiçeklerden daha çok sevdim. Bilmem belki de kendime benzettim….
Abuhayat Döşer