Teşekkür ederim

Teşekkür ederim

94
0
PAYLAŞ

İlk bakışta bu iki kelimelik kısa cümlenin ne kadar mucizevi bir önemi olduğunu göremeyebilirsiniz. Ancak vücudunuzun hem zihinsel hem de bedensel sağlığı üzerinde inanılmaz etkileri var. Yapılan sayısız araştırmaya göre, şükretmek veya teşekkür etmek sizi daha sakin ve daha sağlıklı yapıyor.

Aslında hepimizin hayatta şükretmek için birçok nedeni var ama günlük hayatı zorlukları arasında zaman zaman bunu unutup umutsuzluğa kapılabiliyoruz. Oysa her şeyden önce insan kendi bedeni için şükretmeli. Bedenimizin herhangi bir yerinde bir sakatlık veya hastalık oluştuğunda, aslında insan bedeninin ne kadar da mükemmel olduğunu hemen fark ederiz. Evreni, galaksileri düşünün veya hayal edebileceğiniz en iyi makineyi, bilgisayarı düşünün. Bedeniniz tüm bunlardan çok daha gelişmiş, çok daha sofistikedir. Her şeyin ötesinde bedeniniz, kendi kendini tamir edebilen bir makine.

İnsan bedeni gerçekten sevgi dolu sözcükleri, tüm hayranlığı sonuna kadar hak ediyor. İşte insan bedeninin mükemmelliğini kanıtlayan birkaç örnek:

Beyin

Daha küçücük bir bebekken heceleri bir araya getirip konuşmanıza yardımcı oldu. Uykuda da olsanız, uyanık da olsanız bedeninizin çalışmasını devam ettirdi. Çocukluk arkadaşınızın yüzünü hemen hatırlamanızı sağladı. Mucizevi bir şekilde atomları ve molekülleri bir araya getirerek fikirleri, kişisel deneyimleri oluşturdu, seçimler yapmanızı sağladı, aşık olmanızı, affetmenizi sağladı. Gerçekle kurguyu birbirinden ayırmanızı, problem çözmenizi, heyecanlanmanızı, yas tutmanızı, empati yapmanızı, yeni şeyler üretmenizi sağlayan şey beyniniz. Siz uyurken bile o sizin hafızanızı düzenliyor, rüyalar görmenizi sağlıyor, yaşadığınız ana odaklanmanızı, hayatın anlamını ve hedeflerinizi bulmanızı, geleceğe umutla bakmanızı sağlıyor.

Damar sağlığınıza özen göstererek, araç kullanırken emniyet kemerinizi takarak, bisiklet veya motor kullanırken kask takarak beyninize şükretmeyi unutmayın. Ayrıca olaylar karşısında sakin kalarak odaklanmaya çalışarak ona yardımcı olun.

Annenizin karnında daha altı haftalık olmadan atmaya başlayan kalbiniz, gücünün yettiği süre boyunca atmaya devam edecek. Uyusanız, uyansanız, mutlu olsanız, üzgün olsanız, başarılı veya başarısız olsanız, etrafınızdakilerle aynı fikirde olsanız veya olmasanız o hep atmaya devam edecek. Ayak parmaklarınıza, beyninize, parmak uçlarınıza ve vücudunuzun her bir noktasına hayat veren kanı pompalamaya devam edecek. Öfke, mücadele, sakinlik ve derin uykuda bile olsanız her duruma karşılık vermeye devam edecek. Siz beslenmenize dikkat etmeyerek, şekerli gıdalar tüketerek veya işlenmiş gıdalarla beslenerek, fiziksel egzersiz yapmayarak kalbinize kötü davransanız bile, o yorulmadan çalışmaya devam edecek.

Besleyici gıdalar ve fiziksel egzersizle kalbinize teşekkür etmeyi unutmayın!

Akciğerler ve diyafram

Akciğerleriniz ve diyafram kasınız hiç durmadan çalışarak nefes almanızı ve bedeninizi oksijenle doldurup, daha sonra karbondioksit boşaltmanızı sağlıyor. Siz sigara içerek, kirli hava soluyarak veya çok fazla yağlı gıdalar tüketerek ona kötü davransanız bile, akciğerleriniz yine de elinden gelenin en iyisini yapmaya devam ediyor.

Bilinçli olarak derin nefesler alarak, doğada egzersiz yaparak akciğerlerinize teşekkür etmeyi unutmayın.

Kafatası sinirleri

Kafatası sinirleri; gözlerinizle, kulaklarınızla, yüzünüzle, dudaklarınızla, sindirim sisteminizle, sesinizle ve diğer iç organlarınızla beyin arasındaki bağlantıyı sağlayan sinirlerdir. Duymanızı, okumanızı, şarkılar söylemenizi, koku almanızı, tat almanızı, gülümsemenizi, konuşmanızı, gün içinde iç organlarınızın çalışmasını sağlayan şey bu sinirlerdir.

Çok yüksek sese maruz bırakmayarak, güneşe doğrudan bakmayarak ve genel sağlığınıza dikkat ederek kafatası sinirlerinize teşekkür etmelisiniz.

Bağışıklık sistemi

Bağışıklık sistemi; vücuda giren her bir mikro düşmanı tanıyan ve hatırlayan ve ona karşı savunma geliştiren sofistike bir sistemdir. Sizi enfeksiyonlara, kansere, yabancı nesnelere, toksinlere ve daha nicelerine karşı bağışıklık sistemi korur. Bağışıklık sistemi olmasa, mikroplar vücudunuzu kolayca ele geçirirdi.

Sakin kalarak, optimist olarak ve hayatın zorluklarına rağmen motivasyonunuzu yitirmeyerek bağışıklık sisteminize teşekkür edin.

Kaynak:TheGuardian

BİR CEVAP BIRAK