TEOG’giller Çocuğunuz Üniversiteye Hazır Mı?

TEOG’giller Çocuğunuz Üniversiteye Hazır Mı?

125
0
PAYLAŞ

TEOG ‘giller diyorum ben çocuklarının sınavlarda kaç soruyu doğru cevapladığı sorusuyla yatıp kalkan bu endişeli bir o kadar da düşünceli anne baba nesline.

Bu konuda her gün hepimiz bir sürü fikir paylaşıyoruz, okuyoruz. Peki uzun vadede düşündüğünüzde onca yarıştan sonra çocuğunuz üniversite hayatına ne kadar hazır olacak? Sorun çözme becerisi ne oranda gelişmiş olacak?

Üniversite kelimesinin kökeni Latince “üniversitat” kelimesine dayanmaktadır. Anlamı “bağımsız tüzel kişiliğe sahip ve müşterek çıkarları olan kişiler topluluğudur. Topluluğun müşterek çıkarları olarak bilgiyi aramak, araştırma yapmak, bulmak ve yaymak olarak ifade edilebilir. Üniversite eğitiminin amacı kişiye mesleki bilgiler kazandırmanın dışında, onu bir bütün olarak hayata hazırlamak için olay ve olguları analiz edebilen, yaşamsal amacına uygun bir şekilde kültürel olarak geliştirilmesi olmalıdır. Ayrıca çok boyutlu düşünen, düşündüklerini açık, net ve düzgün bir şekilde anlatabilen bireyler yetiştirmek hedeflenmelidir. Öğrenilen teorik bilgilerin ötesinde konferans, seminer, panel, kurs sergi konser gibi faaliyetlerle öğrencilerin ufkunun gelişmesine çalışılmalıdır.

Ancak öğrenmesi gereken öğrencinin kendisidir. Öğretmen sadece güdüleyici ve yol göstericidir. Burada amaç öğrencinin artık bilgi depolamayı değil, öğrenmeyi öğrenmesidir. Üniversite eğitimi sorun çözebilen insan yetiştirmeyi hedeflemelidir. Mezun olan öğrencilerin büyük çoğunluğu iş hayatında karşılaştıkları sorunları çözememektedirler. Bunun sebebi eğitim sisteminin analitik düşünmeyi sunmaması ve sorun yanlış anlaşıldığı için çözümün de yanlış yerde aranmasıdır. Sorgulayıcı ve sorun çözücü interaktif yöntemler benimsenmelidir.

Günümüz teknolojisinde aktif eğitim ve sorun çözmeye dayalı eğitim yöntemi uygulanan kurumlarda klasik sisteme kıyasla daha nitelikli insan gücü yetiştirileceği beklenmektedir. Probleme dayalı öğrenme sisteminde düşünme, sorgulama ve üretme ön plandadır.

Ne yazık ki, klasik eğitimin uygulandığı, ezbere dayalı, karmaşık ve anlaşılmaz bilgilerin verildiği sistemde ülkemizin gelişmişlik düzeyi, üniversite mezunlarının kültürel yapısı ve sorun çözme yetisi hiç de tatmin edici boyutta değildir. Son yıllarda Avrupa Birliği’ne üyelik çabaları kapsamında müfredatta yapılan değişikliklere rağmen alt yapı eksikliğinden dolayı neresinden tutarsanız tutun bugünkü eğitim sistemimiz plansız programsız bir yapıda olduğundan bunun doğal sonucu olarak sistemin çıktısı olan mezunlar da aynı şekilde plan program yapamamakta, toplumda öncü rol alamamakta ve üretime ciddi anlamda katkıda bulunamamaktadırlar.

Son zamanlarda okul öncesi eğitimin desteklenmesi amacıyla medyada yayınlanan reklamlardaki “7 yaş çok geç” sloganının ifade ettiği gibi sorun çözme becerilerinin kazanılması ve akademik başarının elde edilmesi için de üniversite yılları çok geçtir.

Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyeleri üniversite öğrencileri ile yaptıkları bir araştırmaya göre gençlerin üniversitede olaylara bakış ve sorun çözme yönünde eğilimlerinin değişmediği ve neredeyse üniversiteye geldikleri değer yargıları ile mezun oldukları görülmektedir. Bunun anlamı üniversitelerimizin öğrencilere çağdaş bir eğitim ve üniversitelilik ortamı sunamamasının yanında öğrencilerin de belli bir yaşa kadar sorun çözme becerileri gelişmeden üniversiteye başlamaları, dolayısıyla da akademik başarı gösteremeyip sadece mezun olabilme telaşına düşmeleridir.

Bu istenmeyen durumu önlemek gençleri üniversite yıllarına gelmeden önce sorun çözme becerileri gelişmiş öğrenciler olarak yetiştirmek yolunda anne babalara ve eğitimcilere önemli görevler düşmektedir.

2017 İstanbul Ticaret Üniversitesi

Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans Programı Mezuniyet Tezi

(Üniversite öğrencilerinin sorun çözme becerilerinin gelişme düzeyi ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi)

Yeşim Erberksoy

İzotomi Projesi Koordinatörü