Temizlik Bağımlıları

Temizlik Bağımlıları

393
0
PAYLAŞ

-Aman Allahım… Burada köpek pisliği var.

-Burayı en son ne zaman temizledin?

-Odayı kullanmadığım için temizlik yapmam da gerekmez.

-Tüm bu oyuncaklardan ayrılmak istemiyorum.

-Böyle bir yerde asla yaşayamazdım.

-Düzen benim için her şey.

-Tüm hayatını temizlik yaparak geçirdiği için ona acıyorum.

-İhtiyacı olmadığı halde bu yığınları evinde tutması anlaşılır gibi değil!

Takip edenler ya da tesadüfen denk gelenler bir kanaldaki “Temizlik Bağımlılıları” programında çok sık tekrarlanan cümleler olduklarını anlamışlardır. Programda obsesif kompülsif (saplantı zorlantı) bozukluk yaşayan, ömrünü temizliğe ve mükemmel düzene adayan insanlarla, bu bozukluğun tam diğer ucunda duran tüm hayatını eşya biriktirmeye, atalete ve karmaşaya teslim eden, yıllarca evini hiç temizlememiş insanlar bir araya geliyor. Amaç iki uçta, farklı şekillerde olsa da,  yaşamının kontrolünü kaybetmiş ve yalnızlaşmış bu insanların,  yaşamlarında kaybettikleri dengenin yeniden oluşması için bir kıvılcım yakmak… Bu kişilerin ortak yanlarıysa onları bu noktaya getiren benzer yaşam deneyimlerine sahip olmaları… Bazen  kaybettikleri bir yakınlarının acısından doğan boşluğu doldurmak için , bazen de ebeveynlerinden onlara kalan bir mirası devralarak takıntılı bir şekilde temizlik yapıyorlar ya da eşyalara bağlanıyorlar. Yaşamını temizlik ve düzene adayanlar, pislik ve karmaşaya teslim olanların evlerini temizlemek için gönüllü oluyorlar. Her iki tarafta kendi hayatlarında anlamlı bir fark yaratmak için kendi sınırlarını gönüllü olarak zorluyor… Bir yanda hiç kullanmasa bile ocağını ve mikro dalgasını günde 8 kere temizleyen biri, diğer tarafta 2,5 yıldır tuvalet ya da banyosunu hiç temizlememiş olan başka biri..  4 ya da 5 gün ortak bir amaç için bir araya gelip, birbirlerinin hikayelerinden dramatik bir şekilde etkileniyorlar.… Birbirini yargılıyor, sorunlu olanın diğeri olduğunu dile getirirken, kendisinin daha normal olduğu fikrine ise sıkı sıkı bağlanıyorlar…

Programda defalarca tekrarlanan bir sahne var ki bu yazının iki yazılış nedeninden biri;  uçlardaki bu iki insanın birbirlerini yargıladıkları, hiç anlamadıkları hatta suçladıkları anların son bulduğu o derin ve samimi açılma anları…

Eşinden ayrılmış bir baba, çocukları için hazırladığı odayı çocuklarının hiç kullanmadığını üzüntüyle anlatırken; bir büyük anne evdeki kaos yüzünden torunlarının evine gelemeyişlerinden duyduğu acıyı ağlayarak anlatıyor.

“Aslında böyle yaşamaktan hiç mutlu değilim, çocuklarımla daha fazla vakit geçirmeyi ben de istiyorum ama eşimi kaybettikten sonra duyduğum acıyı ancak bu yolla yaşanabilir kıldım sanırım.” dediğinde ya da “Boşandıktan ve çocuklar evden ayrıldıktan sonra bu evi yuva yapan ve onlardan kalan ne varsa 25 yıldır onlarla yaşıyorum ve bu bana hala bir yuvaya sahipmişim gibi hissettiriyor anlıyor musun?” dediğinde; görünenin örttüğü gerçekler su yüzüne çıktığında,  yargılamalar ve suçlamalar yerini anlamaya bırakıyor. Anlamanın olduğu yerde tüm bu yargılamalardan, suçlamalardan korunmak için kullanılan kalkanlar iniyor. O andan itibaren birbirlerine rağmen değil artık birlikte hareket eden iki insana dönüşüyorlar.

İkinci neden ise; yaşamımızda denge olmadığında, hayatlarımızın akışının bundan nasıl derinden etkilendiği üzerine düşünmenizi sağlamak… Saplantılı, zorlantılı bozukluğu olanlar için psikolojik destek almak bir gerekliliktir. Ancak psikolojik açıdan iyi hisseden herhangi bir bozukluğu olmayan bireylerde yaşamda dengeyi kaybetmiş ve kaybolmuş olabilirler… Sorumluluklarla bezenmiş hayat içersinde es geçilenler, her şey yoluna koyulunca yapılmayı bekleyenler, bastırılmış istekler içerden gelen bir huzursuzluğa dönüşür. Huzursuzluk, canınızın yanması ve hatta canınızın fena halde sıkılması,canınıza tak demesi harikadır aslında… Değişimi tetikleyen, denge için ilk adımın atılmasını sağlayanlar bunlardır…  Öylece yaşayıp giderken aniden kendinize şöyle söyleyebilirsiniz…

Değişim istiyorum…

Koçluk seansları sırasında  çoğu zaman danışanların yaşamlarında denge arayışı ön plana çıkar. Bunu bazen net olarak ifade edemezler adını koyamazlar ancak aradıkları dengedir.

Artık yaşamınızın kontrolünü ele almaya, direksiyona oturmaya hazır olduğunuzda bir koç ihtiyacınız olan cevapları bulmanız için sizinle bu yolculuğa çıkmaya hazır olan kişidir. Dengeyi nerede kaybettiğinizi, hayatınızda gerçekte neyi isteyip neyi istemediğinizi bulmanıza, neyi neden yaptığınızı anlamanıza yardım edecek sorularla yaşamınızı yeniden inşa etmenizde katkı sağlayacak kişidir. Siz yaşamınızda neye ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz?

Fevziye Balcıoğlu