Tanrı bile herkesi memnun edemez

Tanrı bile herkesi memnun edemez

173
0
PAYLAŞ

Bir gün hürriyet gazetesinde Real Madrid’in dünyaca ünlü golcüsü Cristiano Ronaldo’nun bir demecini görmüştüm, “Tanrı bile herkesi memnun edemez” demiş Ronaldo.

Gazeteyi okumamdan henüz birkaç saat sonra bir şeyler almak için bakkala girdiğimde ise dükkân sahibiyle müşteri arasında geçen diyaloğa şahit olunca henüz demecini yeni okumuş olduğum Ronaldo’ya kesinlikle hak verdim.

Hak verdim çünkü içerdeki muhabbetin konusu tam da Ronaldo’dan okuduğum demecin üzerine (tesadüfün böylesi) şu şekildeydi;

   -Müşteri: Messi kim abi ne yapmış ki şu ana kadar? Ronaldo çok daha iyi

   -Bakkal: niye abi Messi de iyi topçu… Barcelona’da kaç yıldır!

   -Müşteri: Barcelona’da o golleri atmak kolay, Arjantin milli takımında niye atamıyor? Yok, abi messi ne yapmış ya bırak…  Şeklinde devam eden konuşmalar.

Messi’nin kariyerinden çok kısa bahsetmek gerekirse birkaç şey hatırlatabilirim;

Şampiyonlar Ligi gol kralı 3 kez, 2012 ispanya yılın futbolcusu, 2012 bir sezonda en çok gol atan oyuncu (91 gol), ispanya liginde en çok gol atan futbolcu (50 gol) şeklinde devam eden daha birçok rekor.

İşte bu kariyer ve bakkaldaki bu muhabbet, benim Ronaldo’ya gazetede okuduğum demecinden dolayı hak vermeme sebep oluyor.

“TANRI BİLE HERKESİ MEMNUN EDEMEZ”

Tabi böyle bir kariyere sahip Messi ’de edememiş…  MESSİ NE YAPMIŞ Kİ diyor adam ve baksanıza yaptıklarıyla kırılmadık rekor bırakmamış…

O yüzden diyorum ki haklısın Ronaldo TANRI BİLE HERKESİ MEMNUN EDEMEZ!  Meselenin bir de şöyle bir yüzü var aslında ki maalesef toplumumuzun geçmek bilmeyen bir hastalığıdır bu…

İki rakibi, iki arabayı, iki partiyi ya da karşılaştırılacak ne varsa her şey olabilir, mukayese ederken genelde birini överken diğerinin yaptıklarını da mutlaka göz ardı ediyoruz objektif olamıyoruz ve biraz da yerin dibine sokuyor hatta çamur atıyoruz bir çırpıda eserleri emekleri çabaları. Bakkalda, Messi ne yapmış ki diyen adam işte bu adamdır ve bu adam her yerde bazen de biz o adamız belki de.

Bir tarafı övmek için diğer tarafı yerin dibine batırmaya gerek yok. Başka birinin iyi olması bize kötü olduğumuzu anlatmamalı. Onun iyi olması sadece iyi olmasıdır, ne yerin dibine çekmek, ne çamur atmak ne de yaptıklarını görememek bize gerçekte hiçbir fayda sağlamayacak. Aksine sonuçta tarafların tamamı sadece çamurlu olacaklar.  Siyasette de böyle… Seçim öncesi mitinglere partiler icraatlarından ya da geleceğe dair planlarından çok rakiplerinin geçmişte yaptıkları ya da yapmadıklarının üzerinden yürütüyorlar seçim propagandalarını. DNA’mızda vardır belki de…

Benim umudum var… Uğraşmamız lazım ve ilk başlamamız gereken yerin kendimiz olduğunu da biliyorum.