Tam da bağlanmışken nasıl kopalım?

Tam da bağlanmışken nasıl kopalım?

340
0
PAYLAŞ
Evden iş ve okulu nasıl takip edebileceğimizi düşündüğümüz şu günlerde, yıllarca uzak durma mücadelesi verdiğimiz teknolojiye bu kadar mecbur kalmışken,

Evden iş ve okulu nasıl takip edebileceğimizi düşündüğümüz şu günlerde, yıllarca uzak durma mücadelesi verdiğimiz teknolojiye bu kadar mecbur kalmışken, “teknoloji bağımlılığından nasıl kurtuluruz” diye sunumlara rastlıyoruz sürekli. Hem de bu sunumlar nerede dersiniz? O kurtulmamız gerektiği vurgulanan, teknoloji ürünü sosyal mecralarda!!!

Neresinden tutsanız elinizde kalacak bir konu bu. Evet, bu konu konuşulmalı elbette. Ama doğru zamanda ve uygun şartlarda.

Şöyle bir düşünelim evlerimizdeki durumu: Anne, babalar; ellerinde telefon, bilgisayarın başında gün boyunca işlerini takip edip, toplantılara katılıyorlar; çocuklar da sabah gözlerini açmadan dersleri için ekran başına geçiyorlar. Okul saatleri bitince de çoğu zaman internet ortamında paylaşılan ve takip edilmesi gereken ödevler var.

Şimdi arkanıza yaslanın ve mantıklı bir çözüm arayın… Bu bahsedilen evdeki hangi bireyi teknoloji bağımlılığından kurtarabilirsiniz? Okul veya mesai saatleri bitince akşamları, hafta sonları dışarı çıkıp yürüyüş yapsınlar, eş, dost ve akrabalarını ziyaret etsinler, diyebilirsiniz. Ama şu ortamda bu maalesef mümkün değil, hatta imkansız. Bir kaç saat satranç, yapboz gibi ortak etkinliklerle ailecek hoşça vakit geçirdikten sonra evin oturma odasındaki diğer ekranın önünde buluşacaklar en iyi ihtimalle.

Gördünüz mü? Gene teknolojiden kopamadılar. Bağlamış onları her koldan.

Bu olağanüstü  durumu atlatıp, her şeyin normalleşmesini beklemelerini öneriyorum tüm uzmanlara. Aksi halde tüm bu tavsiyeler “hariçten gazel okumalar” olmuyor mu?

Hepimiz kargocuların  kucaklayıp getirdiği teknolojik aletleri, kabloları, şarjları kaldırmak ve sevdiklerimize sarılmak istiyoruz.

Ancak, teknolojiyle olan bağımızı dengelemek için biraz zamana ihtiyacımız var galiba. Kim bilir belki de bu günlerden sonra, sevdiklerimizle yan yana, can cana olup, daha fazla vakit geçirmek için gözümüz ekranda değil sevdiklerimizin gözünde olacak.

Hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Zehra KABLAN