Survivor’la Başlamadı; Ünlüler de Gönüllüler de suçsuz!

Survivor’la Başlamadı; Ünlüler de Gönüllüler de suçsuz!

432
2
PAYLAŞ

Çok sıkı bir takipçisi değilim ama denk geldikçe severek izlediğim bir program “Survivor”. Yarışma anlarının heyecanından çok, insanlar arasındaki ilişkileri izlemeyi ve gözlemlemeyi seviyorum ben aslında…

Gönüllüler ve Ünlüler’in, Survivor Adası’ndaki zor koşullarla başetme hallerini, parkurdaki yarışlarda birbirlerine bazen destek bazen köstek oluşlarını, kimilerinin aşırı hırsını, kimilerinin kavgacılığını, kimilerinin kendine dönüklüğünü, kimilerinin stratejilerini, kimilerinin ağlamalarını…

En tuhafı da ne biliyor musunuz? Belki de dalga geçeceksiniz benimle ama, onları izlerken çocukluklarını ve ailelerini düşünüyorum…

Kendisini adanın lideri görüp takım arkadaşlarına emir yağdıranların, “bedel ödeyecekler” diye komik tehditlerde bulunanların, filozofik sözlerle konuşmalarını süsleyenlerin, elendiğinde arkadaşlarına veda etmeyip küs gidenlerin, yarışı kaybedince suçu başkasına atanların çocukluk hikayelerini merak ediyorum mesela….

Gönüllüler olsun, Ünlüler olsun; her birinin, izleyicilerde iz bırakan, iyi ya da kötü hallerinin ne kadarının çocukluklarıyla alakası olduğunu düşünüyorum kendi kendime…

Bir süredir bende böyle bir hal boy gösterdi. Haberleri izlerken de aynı şey oluyor, yeni tanıştığım biriyle konuşurken de, sokakta garip davranışlar sergileyen biri hakkında düşünürken de…

Onların bir zamanlar çocuk olduğunu düşündükçe, tuhaf bir şefkat, anlayış, kızamama, yargılayamama haline bürünüyorum.

Yok, öyle ermiş falan olmadım. Anlayış meleği de değilim… Yaşadığım her olayda, herkese karşı bu şekilde düşünüp davranamıyorum elbette.

Aksine kırılırım ben. Alınırım da çok çabuk… Zor kızarım ama güzel kızarım. Şöyle içten, derinden… O yüzden de kolay affedemem. Ufaktan kinci olduğum bile söylenebilir. Önyargılarım da hiç fena değildir hani.

Sadece, artık insanlara eskisi kadar yüzeysel bakamıyorum ve kolay kolay bir yargıya varamıyorum.

Çünkü öğrendim, farkındalık kazandım… Görünenin ardında bir gerçek var biliyorum. Ve ben insanlardaki o gerçeği merak ediyorum. Kendimdekini de…

Çünkü hiçbirimizin hikayesi bugün başlamadı. Dün de başlamadı. Belki bizimle bile başlamadı.

Bizi bugüne getiren ve biz yapan ilk adımlar, kişiliğimizin ilk şekillenmeleri çocukluğumuzla başlıyor. Her çocuğun özünde, o çocuğun nasıl bir yetişkin olacağının şifrelerini barındıran çocukluk sırlarının bulunduğu söyleniyor. Özellikle de ebeveynlerimizle ilişkilerimiz, birçok yönden yaşama dair bir ayna tutuyor.

Düşünür, yazar Louis Johannot, “Çocukların anne babalarını daha yakından tanımak istememin tek nedeni, anne babalarını tanıdıkça çocuklara kızamamam, onları affetmemdir” diyor.

İlgiyle okuduğum “Seninle Başlamadı” kitabının yazarı Mark Wolynn de, ebeveynlerin hayatımızdaki etkisini çok güzel anlatıyor: “Ebeveynlerimizle ilişkilerimiz bir çok yönden yaşama dair bir metafordur. Ebeveynlerinden çok şey aldığını hisseden kişiler, genellikle yaşamdan çok şey aldıklarını hissederler. Ebeveynlerinden az şey aldığını hissedenler yaşamdan çok az şey aldığı hissi yaşayabilir. Ebeveynlerimiz tarafından mahrum bırakılmış hissedersek, yaşamın da bizi mahrum bıraktığını hissedebiliriz. Ebeveynlerden biri ile bitmemiş bir mesele, iş yaşamamızın yanı sıra sosyal yaşamımıza da gölge düşürebilir.”

O yüzden belki de Survivor’da parkurda yarışma kaybeden bir yarışmacının, bağırıp çağırıp başkalarını suçlamasına; sadece, “ne hırslı, ne egolu kadın, arkadaşını da satar bu iki dakikada” diyerek bakamıyorum artık … “Kimbilir çocukluğunda bir hata yaptığında nasıl bir tepki aldı da, kendini böyle korumaya alıyor” diyorum.

Abartılı bir bakış açısı mı?

Duruma göre, olabilir…

Yaşamda bir şey kaybeder miyim?

Bilmiyorum… Belki, aksine bir insanı kazanırım.

Kimbilir…

Ebru Ürer Şengül

2 YORUMLAR

  1. Gayet hoş tespitler… Tebrikler..😊👍 Demekki sadece artık insan bedenlerinin ne ile beslenmeleri gerektiği değil, insan ruhlarının ve zihinlerininde nelerle en iyi beslenebildiklerine dair doğrularıda merak konularından biri olarak dahil etmişsin… Bravo…

BİR CEVAP BIRAK