Star Wars’a Göre Dünya

Star Wars’a Göre Dünya

417
0
PAYLAŞ

Pek çok insan gibi ben de Star Wars takıntılıyım.

Yeni Bir Umut bana ilham verdi, İmparator beni harekete geçirdi ve Jedi’nin Dönüşü beni büyüledi. Her durumda Star Wars filmleri benim rehberim oldu. Öyle ki Anayasa hukukuna duyduğum vazgeçilmez ilgiyi, Beyaz Saray’daki danışmanlık yıllarımı besledi ve özgürlük ile demokratik öz yönetim konusuna her daim odaklanmamı sağladı. Bu kitabın yazılması bir kader değildi ama kesinlikle öngörülen bir şeydi.

Lise ve üniversitede çok sayıda siyaset bilimi dersi almamın nedeni Star Wars’tur: İmparatorluğun yıkılması, İsyancıların asil mücadelesi benim demokrasiyi mümkün kılacak ve ona yardımcı olabilecek şeyler üzerine düşünmeme neden oldu.

Hukuk fakültesine gitmemin tek nedeni Star Wars’tur. İmparatorluk yasaya aykırı bir rejimdir ve İsyanın hedeflerinden biri “galaksiye özgürlüğü yeniden getirmektir”. Yasalara aykırılık ve özgürlük arasındaki mücadele beni benden aldı ve benim ilk kariyer seçimlerimi şekillendirdi. ( İlk kız arkadaşımın Carrie Fisher’a çok benzediğini eklemeli miyim?)

Üniversiteden mezun olduktan sonra en büyük hedefim olarak, benim için hukukun Obi-Wan Kennobi’si, özgürlük ve adaletin kuvvetli savaşçısı, bir Jedi şövalyesi -ki gerçekten varsa eğer (en azından siyah cübbeli) –  olan Yüksek Mahkeme Yargıcı Thurgood Marshall’ın sekreteri olmak isteyişimin nedeni de Star Wars’tur. Yüksek Mahkemede hemen hemen her gün aklımdan şu cümle geçiyor: gerçekten Obi-Wan için çalışıyorum.

İlk gerçek işime karar verme zamanı geldiğinde, Luke Skywalker’ın kişisel seçimi –adalet için savaşmak- aklımdan hiç çıkmadı. Mükemmel bir hukuk firması için çalışmayı reddettim ve Yodalarla dolu olan Adalet Bakanlığı’nda çalışmayı seçtim. Orada İmparatorluk’un kalıntılarıyla birçok şekilde mücadele ettik.

Işın kılıcımız yoktu ama Anasayamız vardı ve işte bu, harika bir silahtır. Obi-Wan’ın kendi sözleriyle ifade etmek gerekirse “ Bir Jedi Şövalyesinin silahı bir yok edici gibi kaba ve gelişigüzel değildir. Daha uygar bir çağ için seçkin bir silahtır.”

Sonrasında kariyer yolum beni öğretmeye ve en sonunda, her nerede olurlarsa olsunlar Sith’e meydan okuyacak donanıma sahip binlerce Jedi Öğrencisi yetiştirmeye götürdü (öyle olduğunu umuyorum).  Yakın bir zamanda, gerçek dünyadaki Cumhuriyetimde üst düzey seviyede çalışma ayrıcalığına sahip oldum.

Beyaz Saray Bilgi ve Yasal Düzenlemeler Ofisi’nin yöneticisi olarak kendi işlerimi yürütürken, Star Wars yine bana bir dizi rehberlik hizmeti sundu. Açıklık ve şeffaflık, insanlara saygı, zorlama yerine uzlaşma, her bireyin yaşamının kutsallığını kabul etme, tüm hepsi Star Wars’un bana öğrettikleridir ve her birini her gün kalbimde taşıdım. Başkan Obama benden kendi Zekâ ve İletişim Teknolojileri İnceleme Komisyonu’nda görev almamı istediğinde kişisel gizliliği ve ulusal güvenliği dengelemek, Star Wars ile olan bağlantım ve hayatımın takıntısı bana korkunç şekilde olumlu göründü.

Hepsi bir kader meselesiydi. Ve böylece, gördüğünüz üzere, benim yeni kitabım oluverdi.

Star Wars

Aslında yukarıda bahsettiğim her şey bir uydurma. Gençliğimde Star Wars’u çok sevdim ama kariyer seçimime en ufak bir etkisi dâhi olmadı ( Star Wars bölümleri hariç, yukarıda açıklandığı gibi).  Ben siyasi bilimler üzerine değil İngilizce üzerine eğitim aldım. Kariyer seçimimi yaparken bir kez bile Star Wars’u düşünmedim- bu kitabı yazma kararım hariç. (Bu arada ilk kız arkadaşım da Carrie Fisher’a benzemiyordu.)

Bu kitap, planlamanın değil mutlu tesadüflerin ürünüdür. Yani bir kader meselesi değildi.

İşte gerçek hikâye bu. Yaklaşık bir yıl önce, bir arkadaşımızın evinde akşam yemeği yiyorduk ve ev sahibi, Star Wars Bölüm IV: Yeni Bir Umut’u içeren eski bir DVD’yi gösterek bana istersem alabileceğimi ve oğlum Declan’a izletebileceğimi söyledi. Çok uzun yıllardır bu filmi izlememiştim ve tekrar izleme isteğim de yoktu. Ayrıca Declan uzay gemileriyle değil beyzbolla ilgileniyordu. Bu nedenle ona bu filmi izletmek pek de mantıklı gelmedi. Ancak öylesine filmi açtım ve elbette sevdi. Ben de sevdim.

Bölüm IV’ü izledikten sonra hemen diğer bölümleri de izledik ve şunu merak ettim: Nasıl oluyor da bu filmler ortaya çıkıyordu? Anlatıcı neleri hesaplıyor? Ve neden Star Wars  bugünümüzü anlatan bir destan hâlini aldı?

Kitapta açıklandığı üzere bu soruların cevapları şaşırtıcı. Cevaplar, oldukça somut bir şekilde, önceden planlamanın devasa zorluğunu ve sürprizlerin ve mutlu tesadüflerin kaçınılmaz rolünü kanıtlıyor.

İmparator, Sith Lord, hayatın yörüngesinin önceden belirlendiğini varsaymaktadır: “Her şey benim öngördüğüm gibi oluyor.” Usta Yoda ise farklı düşünmektedir: “Gelecek değiştirilebilir.”

Elbette Yoda haklı. Ancak Darth Vader’ın şu an dünyada kim olduğunu tahmin etme işi de bize düşüyor.

Cass Sunstein

BİR CEVAP BIRAK