Şöyle bir yüreğimin fermuarını açıp içimdekileri dökesim sonra da kapatasım var

Şöyle bir yüreğimin fermuarını açıp içimdekileri dökesim sonra da kapatasım var

347
0
PAYLAŞ

‘Hiç dökmeye niyetim yok içimi zor sığdırdım zaten’ diyor, Cemal Süreyya.
Peki, gerçekten böyle bir hayatı taşıyabilme kapasitemiz nedir?

-Bugün işyerinde neler oldu bir bilsen, dayanılacak gibi değildi, ama yutkundum bir durdum hiçbir şey demedim. Ya da;

-Hala hazmedemiyorum bu olanları.

-İçimde büyütüyorum bu acıyı benimle yaş alıyor sanki, alıştık yani birbirimize, öylece sürünüp gidiyoruz işte.

Sadece bu bir kaç cümle bile, günlük hayatta sıkça duyduklarımızdan birkaçı.

Ya çocukluktan getirdiklerimiz? İçimizde kalan, geçen yıllara inat hiç büyümeden daha o yaşın, o anın tazeliği ile buram buram tüten acılarımız. Düğüm düğüm ukdeler. Keşke susmasaydım haykırsaydım o an diyerek, her gün kendimize haykırdığımız, pimi çekilip bırakılmış öfke anları.

Ne yapsak Cemal Süreyya gibi mi desek? “Hiç dökmeye niyetim yok içimi zor sığdırdım zaten.” Yoksa açıp şöyle sinemizden aşağıya koca bir fermuar, döksek içimizde ne var ne yoksa. Göz pınarının kıyısında akmak için hazırda bekleyen gözyaşlarını, hazmedilememiş, yutkunup bırakılan ifadeleri, içimizde büyüyüp duran ukdeleri.

Peki ya içimizde ki çocuğun kanayan dizlerinin tap taze sızısını, pimi boşalmış öfke nöbetlerini. Ve nihayetinde, ne varsa bizlere bedeni bir gömlek dar eden içimize sığdırmaya çalıştığımız, silkelesek şöyle bir. Ve kapatsak fermuarı…

Hayali bile derin bir nefes aldırıyor insana. Nefes borusunda öylece duran, tüm tıkanıklara bir nane ferahlığı geliyor sanki birden. ☺ Hani hep derler ya, kurtulun sırtınızda ki yüklerden. Bende diyorum ki açalım sinemizin fermuarını boşaltalım ne varsa, kapatalım en güzel enerjilerle. Bir daha ki sefere açmak istersek söz verelim kendimize. Kelebekler uçsun pır pır içimizin baharından tüm güzelliklere dair…

Abuhayat Döşer

BİR CEVAP BIRAK