Sorunları nasıl çözüyorsunuz?

Sorunları nasıl çözüyorsunuz?

6479
0
PAYLAŞ

Hepimizin okullarda öğrendiği bir enerji şekli vardır: Kinetik Enerji… -Ben de bu bilgi hayatımda nerede işe yarayacak diyordum, sonunda bunun da günü geldi.- Hareket eden cisimlerin sahip olduğu enerji şekline verilen addır. Sonuç olarak bir cismin kinetik enerjisi ne kadar büyükse cisim o kadar büyük iş yapar.

Gerçekte de böyledir, hareket eden şey enerji üretir. Şimdilerde “Evren hareketi alkışlar.” Ya da rahmetli babamın deyişiyle “Gezen teke aç kalmaz.” fiziği daha halkın anlayabileceği şekle getirmektir.

Elbette zihinsiz bir varlık olan bir taşın başka bir cansıza çarpması ile zihne sahip bir insanın başka bir insanla iletişime girmesi aynı şey değildir ama aralarında maddelerden kaynaklanan bazı ortak noktalar vardır.

Mesela bir insanın başka bir insanla çarpışması sadece fiziksel değil, aynı zamanda kimyasal ve zihinsel değişikliklere sebep olur. Yine de dünyanın kuralı değişmez. Bir unsur, başka bir unsurla iletişime girdiğinde her iki unsur da değişir.

Şimdilerde çok söylenen “Bir iletişimde bir şeyle karşılaşıyorsan; bu, başkasında değil kendinde olan bir problemden dolayı ortaya çıkar.” Külliyen yalan.

Hiçbir iletişim tek taraflı değildir. Gestalt’ın ana ilkelerinden biri şudur: Parçaların birleşimi, parçaların toplamından farklıdır. Yani bir ilişkinin parçaları olan ben, sen ve aramızdaki ilişkiyi ayrı ayrı değerlendirdiğinizde sorunun kaynağını bulamazsınız. Artık yeni bir bütün oluşmuştur. Bunun adı: “Aramızdaki İlişki ve Onun Etkileşimleri”dir.

İlişkiler ve içindeki unsurlar zorunlu olarak hareket ettiklerinden (yeni kinetik enerjiler yani güçler ortaya çıktığından) ilişkinin bütünü de devamlı değişir ve yeni sürtünmeler, yani çatışmalar yaratır. Kinetik enerji ne kadar büyükse çatışma da o kadar büyüktür. Yani biriyle aranızda bir problem varsa, bu sizden, karşınızdakinden, aranızdaki ilişkiden ve son olarak bu üçü arasındaki etkileşimden kaynaklanır. Sorunu öyle analitik olarak çözmek kolay olsaydı, kimsenin uzun uzadıya sorunu olmazdı zaten.

Ortada bir iletişim problemi varsa, kişisel olarak gelişmek uzun vadede en etkili yol. Ancak elbette ne sorunu size yükleyen ne karşı tarafı sorunlu hale getiren yaklaşımlar olmamalı. Kişisel gelişim alanı çok eleştiri yapılan alanlardan birisi. Aslında neyi eleştirdiğimizin bile farkında değiliz. Kelime anlamıyla gelişim, kişisel de olsa, toplumsal da olsa harika bir şey. Elbette onlarca kişisel gelişimcinin kendi kitabına şöyle başlamasını garip buluyorum. “Bu kitap, başka kişisel gelişim kitaplarına benzemez, ben başka kişisel gelişimcilere benzemem. Benim ki gerçekten geliştiriyor, valla billa geliştiriyor.” gibi…

Aslolan insanın kendini devamlı geliştirmesi, öğrenmesi, duygularını yönetmek konusunda uzmanlaşması, dünyaya katma değer yaratması, başkalarına fayda etmesi ve olabildiğince mutlu/huzurlu yaşamasıdır. Buna fayda sağlayan her şey muhteşem. Adına kişisel gelişim deyin ya da başka bir ad bulun!

Hepimizin bildiği bir şeyi tekrar edeyim: Eğer hayatınızda bir problem varsa bu kısmen sizden, kısmen karşınızdakinden, kısmen de aranızdaki ilişkiden kaynaklanıyor. Ne kendinize ben suçluyum diye yüklenin, ne de karşınızdaki tamamen suçlu olsun. Aslında suçlu bile olmasın. Önemli olan bundan sonrasında nasıl bir ilişki istediğinizdir. Üç unsurdan herhangi birini değiştirebilirsiniz.

Gelin bir örnek vereyim. Diyelim biri istediğiniz bir şeyi vermedi. Siz de almak istiyorsunuz. Bu durumda çözümler şunlar olabilir.

  1. Karşınızdaki hata yaptığını anlayıp size istediğinizi verebilir.
  2. Yeterince ikna edici değilsiniz, kendinizi geliştirerek daha ikna edici olabilirsiniz.
  3. İlişkinizi karşı tarafın size daha fazlasını vermek üzere yapılandırmak için önce ilişkinizi geliştirebilirsiniz.

Fazla analitik değil mi, bu kadar kolay olsaydı çoktan çözerdiniz. O kadar kolay değil. Bu seçeneklerin arasından birini seçebilmek mümkün ama istediğinizi seçebilmek, işte o disiplinli bir gelişim gerektiriyor. Genelde zaten yazılımınızın bunlar arasında bir seçimi var. Bu seçenekler arasında hareket edebilmek bile ciddi gelişime ihtiyaç duyuyor.

Çözüm her yerde, ben kişisel gelişmeyi tercih ettiğimden ikna edicilik özelliğimi geliştirmeyi önemsiyorum (genellikle). O gelişince sonraki problemlerde çözülüyor ama bilinmesi gereken şey: Tek bir doğru yok. Bazen “Aman üzerinde ne düşüneceğim, bırak karşı taraf suçlu olsun.” dediğim zamanlar da olabilir. Ya da ilişkiyi tamamen bırakabilirim. Hangisi size uyarsa…

Hepinize sevgilerimle

Bu yazıyı sevdiyseniz “Mutlu Bir Hayatın Sırrı Hikayenizde Gizli!” adlı yazıyı da okuyun.

BİR CEVAP BIRAK