Siz ne tavsiye edersiniz?

Siz ne tavsiye edersiniz?

159
0
PAYLAŞ

Beynimizin çalışma şekilleri konusunda bilim adamları senelerdir araştırma yapıyor, hatta Dünya’nın birçok yerinde İnsan beyninin aynısını yapmak için çalışıyorlar.Bununla ilgili yazılmış kitaplar, videolar, belgeseller ve filmlerde mevcut. Seyrettiyseniz hatırlarsınız, seyretmediyseniz şiddetle tavsiye ederim “Lucy” İnsan beyninin şaşırtıcı gerçeklerini gözler önüne seren harika bir film.

Evet bu kadar kompleks bir organımız ancak bir sürü bilinmezlikleri de mevcut, size bu yazımda bahsetmek istediğim ise muhteşem organımızın bize yaptığı ilginç bir çıktısı “Daimi Yetki”. Charlie Harary “Unlocking Greatness – Mükemmeliğin Kapılarını Açmak” kitabında beynimizin çalışma şekilleri ve bunların davranışlarımıza yansıması ve küçücük bir düşünce değişikliği ile hayatımız da çok büyük değişikliklerle sonuçlanmasından bahsediyor.

Mükemmelliyetçilik takıntım yüzünden, Daimi Yetki benim oldukça ilgimi çeken bir kısmı oldu. Bir an için hiç bir şeyi kontrol edemiyormuş gibi hissettiğiniz oluyor mu hiç?

TMI (Time Manager International- Uluslararası Zaman Yönetimi) terimlerinden biri olan “Bir fili nasıl yersin? Tabi ki yutabileceğin parçalara ayırarak” mantığı ile yola çıkan ama olay anında aklımıza gelmeyen ve kendimizi her şeye yetişemeyen ve yetemeyen olarak görmemize ve mutsuz olmamıza olanak sağlayan bir an.

“Hepimiz zaman zaman yetkinin elimizden alındığını hissediyoruz. Çok fazla kaygılanıyoruz, korkuyoruz ve utanıyoruz. Hayatımızı oluşturan negatif düşüncenin nasıl üstesinden geleceğini bilemiyoruz” diyor Charlie Harary kitabında. Öncelikle bu hissi tanımlayabilmek çok önemli ve bir daha aynı an ile karşılaştığımızda kendinizi kontrolsüz ve yetkisiz hissetmemek için beyninizin o kısmına negatiflik yerine pozitif bir tik koymakla alakalı her şey. Yetkisiz ve kontrolsüz hissetme anından sonra ki 5 dk, 1 saat veya daha fazlası da artçı depremler olarak negatif ve mutsuz olmamamıza neden oluyor. Peki ne yapsak da bize yetkimiz elimizden alınmış hissini farklılaştırsak.

Kitapta bununla ilgili “Planlı Pratik” adı altında çok güzel bir tablo mevcut:

His Neredesin? Neden?
Bunalmış Pazartesi sabahı iş yerinde Yapılacak çok iş var
Suçlu Evde, gecenin sonunda Evdeyken çocuklarla yeteri kadar ilgilenemediğimi, işteyken de evde olmam gerektiğini hissediyorum

 

Hissettiklerimizin yoğunluğundan kaynaklı, kaygı ve mutsuzluk düzeyimiz arttıkça, sanki her şey karışmış hissi de yoğunlaşıyor.

Peki, kontrolü tekrar nasıl ele alırız?
Aslında son sütun tam da bunun için boş bırakıldı. O an bir durup aynı his ile size gelen dostunuza ne tavsiye verirdiniz diye düşünmenizi istesem. İşte verdiğiniz tavsiye tam da tekrar kontrolü elinize almanız için gerekli olan mucizevi kelimelerden oluşuyor. Tam da buraya bu hissi yaşadığınız yere artık pozitif bir tik atabilirsiniz. Ve böylece beynimizi bir daha aynı olay olduğunda verdiğiniz tavsiyeye göre programlamamız koca fili bir çırpıda yememiz ve yaşadığımız kontrolsüzlüğün kontrolünü elimize almamız anlamına geliyor.

Beynimiz çok kompleks bir yapı olmakla beraber aslında çok küçük farkındalıklar ile yaratacağınız yeni hayatınızın temellerini atabilirsiniz.

Siz ne tavsiye edersiniz?
Işıkla ve sevgiyle,

Elif Mermer
Yönetici & Takım Koçu

BİR CEVAP BIRAK