Siz Hiç Çile Çektiniz Mi?

Siz Hiç Çile Çektiniz Mi?

1431
0
PAYLAŞ

Hiç hayatınızda bir büyüğünüzle çile adı verilen (nedense?) bir iplik demetini yumak haline getirmeye çalıştınız mı? Genellikle Yaşlı olan yumağı saran kişidir. Sizde çileyi sıkıca tutup bir sağ elinizi bir sol elinizi senkronize hareket ettirip ipliği düzenli olarak salmak zorundasınızdır. Bir anlık dikkatsizlik bir demet ipliğin elinizden kaçmasına sebep olur ve bir anda her şey öyle bir karışır ki hangi düğümüne el atıp nereden çözeceğinizi ve işe nereden başlayacağınızı bir türlü bilemezsiniz. Bir yerden başlarsınız olmaz, başka bir düğüme geçersiniz daha da karışır. Suçluluk duygusu ile sonsuz çaba harcarsınız. Sonra umudunuz tükenmeye başlar ve karmaşık bölümü kesip atmak istersiniz. Bir taraftan da hem iplik ziyan olacak hem de başaramamış olacaksınızdır. Çünkü çileyi tutan siz olduğunuz için bu karışıklığın sebebi olarak görülürsünüz. Çözerek zafer kazanmayı ve kendinizi kanıtlamayı istersiniz. Bazen hiç beklemediğiniz bir anda öyle bir açılma olur ki diğer düğümler de kolaylıkla çözülmeye başlar. Bu mutluluk, başarı ve zafer duygusu keyifli olsa da her zaman yaşanmaz.

İlişkilerimizde de çoğu kez çile sarma oyununu yaşarız. Karşılıklı senkronizasyonu sağlayamayıp işler sarpa sardığında tarafların her ikisi de temize çıkma, kendini ve diğerini suçlama “Çile”lerini çekerler. Her iki taraf da ne iplikten olmak ne de başaramamış olmak ister. Sonra bir gün o kadar bunalır, o kadar yorulurlar ki iplikten de başarma duygusundan da vazgeçerler. Keser atarlar o kısmını ipin. Eksik olsun derler. Ama kendileri için ördükleri kazaktaki o düğüm ne kadar alt tarafa gizlese de onları hep rahatsız eder. Sorgulamaları hiç bitmez.

Soru sormaktan bıkmadığınızda cevaplar hep gelecektir. Bana gelen son cevap da bir kitap oldu. OLGUNLAŞMAMIŞ EBEVEYNLERİN YETİŞKİN ÇOCUKLARI. Eğer çok zengin bir insan olsaydım ve ‘’Hayatımla ilgili öyle bir kitap yazdırayım ki insanlara ışık olsun. Bana dünyanın bu konuda en yetkili kişisini tez getirin. ‘’ deseydim sanırım bu kitap çıkardı. Eminim ki bu kitap aynı zamanda birçoğunuzun kitabı olurdu. Düğümlerimle ilgili öyle gerçeklere ulaştım ki. İnsan, hayatını üzerine kurguladığı illüzyonlarının tümden yanlış olduğunu öğrenince tepetaklak geliyor. Jenga oyunundaki çekilen son parça gibi.

Kitabın sitede ilk adını gördüğüm anda peşine düştüm. Hemen almalıydım. Elime ulaştığı ilk gece 02.30 da hala uyumamıştım ki beni tanıyanlar bunun ne kadar imkânsız olduğunu bilir.

Bu yazıyı yazarken de kitabın bitmesini bekleyemedim. Üçte biri hala beni bekliyor. Birazdan okuyacağım. Çünkü bir yarım gün hem ağlayıp hem de aynı zamanda kitap okumaya çalışınca bırakmak zorunda kaldım. Yanlış anlamayın bu  göz yaşların da sadece acı ve hüzün yok. Onların yanı sıra kendini yargılamaktan vazgeçiş var, kendini suçlamayı bırakmak var, kabulleniş var, normalmişim var, iyi baş etmişim var, umut var…….

Her düğüm çözülebilir olmayabiliyor hayatta. Ama bunun sorumluluğu çileyi tutan kadar yumağı sarana da ait. Varsın giydiğimiz kazakta bir düğüm fazla olsun. Yeter ki düğümlerin hayatın gerçeği olduğun kabul edip bu dünyayı kendimize zindan etmeyelim. Bütünün güzelliğini birkaç düğüme feda etmeyelim. Soru sormaya devam edelim. Dilerim tüm soranlara cevapları kolaylıkla gelsin.

Bu kitap için teşekkürler SOLA ailesi.