Siz eve sığarsınız, ama hayalleriniz ASLA!

Siz eve sığarsınız, ama hayalleriniz ASLA!

407
0
PAYLAŞ

            ‘’Dün dünle gitti cancağızım,  bugün yeni şeyler söylemek lazım.’’ Mevlana

Sevgili Gençler,

Dünya bir mücadele içinde. Bu tür felaketleri okuduğumuz romanlardan ve daha çok izlediğimiz filmlerden bilirdik. Şimdi ise neredeyse dünyanın bütünü film seti ve her birimiz aynı oyunun ayrı oyuncuları gibiyiz.

Derslerinizde çok defa öğretmenlerinizden duymuşsunuzdur: Bizler tarihe tanıklık ediyoruz, tarihi yaşıyoruz. Bu tanıklığımız süreklidir ama bu kez daha keskin!

Bütün yaşananlar, tabiki sizin muhayyilenizde bizimki gibi yer bulmuyor. Henüz 12 yaşındayken babaannemi kaybettiğimde duyduğum acı ile 40 yaşındayken  anne ve babamı kaybettiğimde duyduğum acının bendeki yorumu çok farklı idi. Çünkü metanet, bilgi ve tecrübe ile kazanılıyor.

Yaşadığımız bu süreçte belli metrekarelik alanlara hapsolmuşken büyükleriniz, karamsar düşüncelerle sizleri de karartabilir. ‘’Bizim zamanımızda…’’ ile başlayan cümleler ve kıyaslamalar size hiç yabancı değildir. Bu durumu, sırça köşkte yaşayan birinin, Mutluluğun Resmi’ne bakıp gülen yüzleri değil de sefaleti görüp ve çocukları sırça köşküne davet etmesine benzetiyorum. Dahası büyükleriniz sizleri çocukluk ve gençliğinizi yaşayamadığınıza üzülüp kendi dönemlerini anlatmaya başlamışlardır bile. (Oysa büyükler, masal ve hikaye anlatmalı sadece, anlattıkları kendi yaşam kesitleri olsa bile )

Sakın size üzülmelerine müsaade etmeyin!

Sakın onların feveranlarına kulak vermeyin!

Sakın felaket tellalcılarının distopya zırvalarıyla hayallerinizi karartmayın!

Çünkü herkes kendi yaşadığı mutluluğu ve acıyı en büyük sanır.

Eminim bu halinizle bizim geçmişimizi yaşasanız siz de bize acırdınız. Biz de daha büyüklerimize.

O halde AN’ da kalın!

An’da kalın ki sizin de anlatacak anılarınız, hikayeleriniz olsun.

An’da kalın ki sonrasında ne yapabileceğinizi bilin.

İşte Mevlana’nın sözüyle başlamamın sebebi. Dün dünle gitti bugün yeni şeyler söylemek lazım.

O halde evde kal ama GELİŞEREK kal!

Bu nedenle size iki öneri sunacağım:

BİRİNCİSİ: Yeteneklerinizi keşfedin. Yemek yapın, el işi yapın, ev temizleyin, oyunlar oynayın hatta spor yapın. Film izleyin, üzerinde düşünün. Kitap okuyun ama gerçekten anlayarak okuyun. Bazen de dinleyin, belgesel de izleyin. Ve çokça düşünün, bugün ne öğrendim?

İKİNCİSİ: YAZIN! Hemen bir defter edinin ve GÜNLÜK tutmaya başlayın. Torunlarınıza okutacağınız anılarınız olsun ya da ileride hatırlamak için kendiniz okursunuz masal ya da hikaye diye anlatırsınız. Sosyal medyada duyduklarınızı, gördüklerinizi; gözyaşı döktüğünüz kadar kahkaha attıklarınızı, gelişmeleri kendi bakış açınız ve size yansımalarıyla, kendi gündelik yaşamınıza serpiştirip yazın.

Mağara mitosundaki insanlar gibi ne eliniz ne de beyniniz bağlı gençler! Evden çıktığınızda günışığının sizden gözü kamaşmalı.

Siz eve sığarsınız, ama hayalleriniz ASLA!

                                                                                                                                                                  HAVVA TOZAN    

                                                                                                                                          Edebiyat Öğretmeni