Şirketler Neden Bir Koçla Çalışmalı?

Şirketler Neden Bir Koçla Çalışmalı?

85
0
PAYLAŞ

“Bugün itibari ile bildiğin her çözüm artık eskidi. Tecrübe dediğin şeyler  modası birkaç dakika önce geçmiş çözümlerinden başka bir şey değil. Düşündüklerin, çözümlerin alternatif kurguların birkaç dakika önce en iyi maliyetle senin tarafından çözüldü bugün tekrardan yolun sonuna ulaşmak istiyorsan düne ait bildiğin her şeyi unutmalısın. Yarın doğacak güneşle ilk kez karşılaşacaksın. Yeni gün yeni fırsatlarla birlikte yeni sorunları da beraberinde gündemine taşıyacak.”

Yaşam hıza, değişime, dönüşüme, rekabetin koşullarının ağırlaştığı yeni günle geliyor. Şartlar her geçen gün daha zor koşullara yelken açarken kişi mecburiyetten değişse de, değişmeyen beklentileri beraberinde taşıma alışkanlığından vazgeçmiyor.

İş hayatında temel felsefenin “kârlılığın süreklilik arz etmesi” gerçekliği olduğu hepimiz tarafından bilinen bir gerçek. Bu durumda her şey değişirken şirketlerin de bunun farkında olup, gelişime, öğrenmeye, inovasyona açık olmaları bekleniyor; sadece varlığını sürdürebilmek için dahi bu kaçınılmaz. İnsan yaşamını ele alalım, sadece düşünerek veya kitaplardan bir şeyler okuyarak ne kadar gelişebilirsiniz?

Çoğumuz üniversite eğitimlerimizi tamamladıktan sonra dahi master, sertifika programları veya benzeri birçok eğitime devam ediyoruz, daha çok şey bilmek istediğimiz her konuda işin uzmanı olan kişilere, kurumlara başvuruyoruz. Kimimiz sadece kişisel gelişim, kimimiz rekabette öne çıkmak, terfi etmek veya daha çok kazanmak için yapıyoruz. Şirketlerin de bu noktada insanlardan bir farkı yok aslında, organizasyonlar da yaşam döngülerini sürdürülebilir kılmak, gelişmek için dış kaynaklara ihtiyaç duyuyorlar.  Bireysel veya kurumsal yaşam içindeyken, üçüncü bir bakış açısı en az ihtimalle şöyle bir durup bazı şeyleri yeniden değerlendirmemizi sağlıyor.

Farklı bir bakış açısının en önemli kaynaklarından birisi de danışmanlık sektörü. Cirosuna oranla katma değeri en yüksek sektörlerden birisi olan danışmanlığın, dünyada yaklaşık 400 milyar dolar pazara sahip olduğu söyleniyor. Danışmanlık firmaları, stratejik yönetimden; yatırım planlama, finansal yönetim, operasyon yönetimi, proje yönetimi, insan kaynakları yönetimi, verimlilik yönetimi ve yönetim sistemlerine kadar birçok alanda ve daha spesifik konularda da fayda sağlayabiliyor. Türkiye’de de hem global hem yerel düzeyde hizmet veren çok sayıda danışmanlık firması bulunuyor. Ülkemizde uluslararası danışmanlık firmalarının artmasıyla dünyadaki en iyi ve en yeni uygulamalara ulaşılması daha da kolaylaştı. Tabii ki güçlü bilgi ve tecrübelerini dünyayla paylaşarak sektörün kalkınmasına katkı sağlayan çok değerli Türk danışmanlarımız olduğunu da eklemem gerekiyor. Yine de kendi iç kaynaklarıyla birçok konunun üstesinden gelmek isteyen şirketler çoğunluğu oluşturuyor, bu noktada şirkete dışarıdan bakan bir danışmanın içerideki gözlerden farklı neler sağlayabileceğine kısaca değinmek istiyorum.

Belirli bir plan dahilinde çalışılmasına öncülük eder.

Geniş çerçevede bilgi verir.

Güven ortamının oluşmasını sağlar.

Paydaş beklentilerinin yönetilmesini sağlar. 

Mevcut durum analizi ve değerlendirmesi yapar. 

Bütünleşik yaklaşım yaratır. 

Öneriler sunar.