Şimdi o öyle değil!

Şimdi o öyle değil!

172
0
PAYLAŞ

Başlığı hayatımızda gerek iş gerek özel de ne kadar sıklıkla duyuyoruz değil mi?

Süre gelen hayatımızın genelinde birçok konuda fikrimiz ve bilirkişi rolümüz bulunuyor. Oysaki karşımızda ki kişilere o an ki egomuzu frenleyerek izin vermeyi denesek; emin olun, kişi kendi doğrusunu kendi bulabilme fırsatını yakalayacak. Dikkatinizi çekmek istediğim nokta “kişinin kendi doğrusunu” bulabilmesi.

“Şimdi o öyle değil!” defansı ile karşımızda ki kişiye bir nevi kendi doğrumuzu empoze etmiş olmuyor muyuz?

Peki herkesin doğrusu ortak doğru olmak zorunda mı?

Burada birazda doğrunun tanımına ihtiyacımız var gibi görünüyor. TDK diyor ki; “Yalan olmayan, gerçek olan.” Peki doğrumun gerçekliğinden ne kadar eminim orası işte muamma, emin değilsem yalan mı söylüyorum? Bakın karmaşık bir sarmal döngüye girdik.

Niyetimiz ne olursa olsun kişinin karar ve hayatına saygı duymak ve onu olduğu gibi kendi doğruları ile kabullenme fikri size nasıl geliyor?

Bu durumu ağırlıklı olarak yönlendiren ebeveyn kimlikli bireylerde görüyoruz. Bu kısım aslında bu bireylerde daha da kritik fikir dahi duymadan direkt kişiye yönlendirme eğilimi var. Örneğin; Dışarı çıkarken üzerine bir şeyler al üşürsün sen! Niyet iyi mi evet ancak bırak da o karar kendisine kalsın.

Peki kişileri yönlendirmemizin altında yatan sebepler neler olabilir?

Ben daha iyi bilirim. (Egosal faktörler)
Hiyerarşik düzende ben senin üstünüm (Yöneticinim, büyüğünüm, senden daha fazla yaşanmışlığım var vb.)
Sen bu konuları bilecek yetkinlik ya da bilgi düzeyinde değilsin. (Küçümseme)
Senin görüş ya da fikirlerin yok hükmünde benim için (Değersiz görme, yok sayma)

Sanırım yukarıdaki maddeleri çoğaltabiliriz. Bu davranış şeklini bir an olsun karşımızdaki kişiye hissettirdiğimizi düşünsek açıkçası beni kötü hissettirdi ve bir an olsun empati yaptım ve buna maruz kalan kişinin yerinde olmayı hiç istemedim.

Sanırım bu konunun finalini en güzel Sokrates’in şu sözüyle yapmamız uygun olur. “Gerçek bilgelik hiçbir şey bilmediğimizi bilmektir.” Bir an olsun hiçbir şey bilmediğimizi düşündüğümüz o çocuk masumiyetindeki çocuk benliğimizle dinlemeyi deneyelim.
Emin olun çok şey duyacaksınız.
Cem YAR

BİR CEVAP BIRAK