Şimdi kim uğraşacak mutlu olmakla…

Şimdi kim uğraşacak mutlu olmakla…

198
0
PAYLAŞ

“Mutluluğu anlamak istiyorsan, yüzünü güneşe çeviren ayçiçeklerine bak… Mutsuzluğu anlamak istiyorsan gölgede durduğun halde ‘güneş nerede’ diyen kendine bak.”

Seni tanıyorum…

Bakışından, kelimelerinden, gülüşünden, sesinin tonundan…

Sen de, mutluluk ve acı çekmek arasındaki o ipte sallanıp duruyorsun…

Mutluluğu hep başka yerlerde, çok uzaklarda arıyorsun…

Havalara uçmadan mutlu olunmayacağına inanıyorsun…

Aklındaki, belki çocukluğundan, belki izlediğin bir filmden kalan “mutluluk ezberine” uymayan hiçbir şeye inanmıyorsun…

Mutsuzluğu kendin yaratıyor, sonra gidip başkalarına ondan nasıl kurtulacağını soruyorsun…

Hayatını değiştirmek için hep bir kurtarıcıya ihtiyaç duyuyorsun…

Kendin dışında herkesin de mutlu olduğunu sanıyorsun… Bu yüzden, başkalarının mutluluğunda gözün kalıyor, imreniyorsun…

Ve o mutsuzlukla yaşamaya devam ediyorsun.

Çünkü farkında değilsin… Çünkü sen, mutluluğun, tamamen ve yalnızca kendi elinde olduğunu bilmiyorsun… Belki de kabul etmiyorsun…

Peki, günün birinde; birilerinin ya da birşeylerin seni mutlu etmesini beklemek için harcadığın yılların, koca bir hiç olduğunu anladığında ne olacak?

Mutsuz olmaya bayılıyorsan, böyle devam et…

Ama eğer o günler gelmeden kendine bir iyilik yapmak istiyorsan, “Dur” de! … Kimseye değil, kendine…

Bak ne güzel demiş Konfüçyus; “Mutlu olmak için, içinde bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk, insanın boyu hizasındadır.”

Unutma, kimseye gökten yağmıyor mutluluk…

Binbir sıkıntıya rağmen, hepimiz bir şekilde mutlu olmaya çalışıyoruz… Hayatta zor zamanlar olabilir, olacaktır da… Kabul et, tüm duygular gibi, gerektiğinde acı çekmeyi de, üzüntüyü de yaşamamız gerekiyor.

Belki de gerçek mutluluk, acı çekmekten kaçmamaktır … Ona takılı kalmayıp, içinden geçip gidebilmek ve onu hayat defterine yeni bir tecrübe olarak yazabilmektir, ne dersin?

Kafandaki o “mutluluk ezberi”ne de bir bak, olur mu? Belki, mutluluğunun önündeki en büyük engel odur… Sahip olduklarını boşyere değiştirmeye uğraşıyorsundur belki… Ya da, başına gelen her sevimsiz olayın, senin mutluluğunu bozması gerekmiyordur…

Mutluluk için her zaman ayaklarının yerden kesilmesi de gerekmiyor, unutma… Mutlu olabilmek için ne çok şey var bi hatırlasana…Bazen güneşli bir hava, bazen küçük bir çocuğun gülümsemesi, bazen annenin elini öpmek, bazen sarılmak… Bazen bir resim, bazen arabada giderken, radyoyu açtığında en sevdiğin şarkıya denk gelmek, bazen kendinle kalabilmek, bazen eskiden yaptığın bir saçmalığı hatırlayıp gülmek, bazen özlendiğine dair aldığın sürpriz bir telefon…

Çok sevdiğim bir sözün dediği gibi; “Mutluluğu anlamak istiyorsan, yüzünü güneşe çeviren ayçiçeklerine bak… Mutsuzluğu anlamak istiyorsan gölgede durduğun halde ‘güneş nerede’ diyen kendine bak.”

Şimdi tekrar bi sorsana kendine, “mutlu olmaya niyetin var mı, yoksa aklın ve kalbin hala seni mutlu edecek, sana mutluluğu getirecek o büyük sırları bulma peşinde mi?

Ebru Ürer Şengül

Ekim\2016

BİR CEVAP BIRAK