SIKILDIĞIN SENSİN

SIKILDIĞIN SENSİN

209
0
PAYLAŞ

Bir çok insanın kabusu yalnızlık.   Yalnız kalmamak için debelenir durur hayatta,   yanlış kişiler,   gereksiz ortamlar etrafında dönüp dolaşır  bazen.  Bir girdaptır çoğu zaman,   debelendikçe daha çok dibe battığını hisseder ,  ama yine de vazgeçemez,   yalnız olmasın da ne olursa olsun!

Ne yapar sonra? Ne kadar huzur bozucu olsa da, içten içe kendini sorgulasa   – başkalarını suçlasa da kimi zaman –   yalnız değildir  ya, önemli olan budur.

Ne oluyor da ürkütüyor yalnız olmak?

Bu konuda en çok söylenen sözlerden birisidir ” sıkılıyorum”.

Seni sıkan ne?  Dikkat  ”Sıkıldığın SENSİN”.

Sen kendinden sıkılırsan eğer, başkaları senden neden sıkılmasın acaba?

Burada diyebilirsin ki,   ama ben birileriyle beraberken çok eğlenceliyimdir.  Oldu canım.  Sen kandır kendini önce,   belki başkalarını da kandırırsın.   Rol yapma!

Kendisiyle mutlu olmayan, kendisini eğlendiremeyen başkalarını nasıl eğlendirsin?  Rol yapar ancak.   Belki sadece kendisine!   Vakit geçirir ,   oyalanır,   belki oyalar da aynı zamanda!   Bu ne kadar iyi rol yaptığına bağlı olarak değişir.   Zamandan çalar, en çok da kendi zamanından!

Onu sıkan yalnızlık değildir ki.   Kaçmaya çalıştığı kendisidir.   Kendisiyle kalınca,   kafasına üşüşen ,  kabul etmediği,  kabul etse bile beğenmediği,  rahatsız olduğu,   içini kemiren,  canını acıtan düşüncelerdir…

Dinle kendini,  ne diyor sana?   Hep olumsuz değil mi söyledikleri.   İşte sen onlardan kaçıyorsun,  seni korkutan yalnızlık değil Sen’sin.

Sonuçta ne kadar yalnız kalabilir ki insan , istemedikten sonra?

Tek başına gelmedik ki dünyaya,   tek başına olalım! Kısa süreli yalnızlıklar tabi ki olacak,  olmalı da zaten.

Düşün , yalnız kalmak istediğin zamanları?   Hiç olmadı mı,  kalabalık ve koşuşturmalardan bunaldığın zamanlar?   Ya da büyük bir kalabalığın içinde olduğun halde yine de kendini yalnız hissettiğin anlar?

Yalnızlık,  içinde çünkü!   Ne demişler,  ”Ne kadar uzağa gidersen git,  kendinden uzağa asla gidemezsin”.

Kendinde beğenmediğin ne?  En çok ne için kızıyorsun ? Ya da ne için  affedemiyorsun kendini?  

Dışarıdan bak  kendine.  Hani hep başkalarına söylersin ya işte öyle.   Başkalarına söylemek çok daha kolay değil mi?   Başkası gibi gör kendini.

Ne söylersin, neyi en önce değiştirirsin? Barış kendinle! Önce içindeki yalnızlığı çöz!

Çünkü yalnız değilsin,  sen istemediğin sürece tabi.

Kendisiyle barışık olan,  kaçmaz kendinden.  Yalnızlık da sıkmaz zaten.

Yalnızlığa yüklediği anlamdır  insanı korkutan, sıkıcı yapan.

Gülşen Usta 

 

 

 

 

 

Cocuğunuzun Meslek Seçimi

 

BİR CEVAP BIRAK