ŞİDDETE DUR DEMELİYİZ

ŞİDDETE DUR DEMELİYİZ

85
0
PAYLAŞ

Birkaç gündür dikkatimi çeken manipülasyon konusu üzerinde düşünüyordum. Ve bugün Emine BULUT haberini gördüm, çok üzüldüm. Bir çocuğun gözünün önünde annesinin ölmesini mi ele alsak yoksa bir kadının cinayetinden mi bahsetsek? Ne zaman sesimiz duyulacak, ne zaman hak eden hak ettiği cezayı alacak, bu en merak edilen sorudur.

Bir çocuğun gözünün önünde annesinin bıçaklanması ve o annenin “Ölmek istemiyorum!” demesi… Bu çocuğun duyduğu öfke ve travma bütün hayatını etkileyecek ve belki de hayatı boyunca kimseye güvenemeyecek. Umarım küçük kıza yardım eli uzatılır ve acısı tam olarak dinmese de ona ışık olacak insanlar karşısına çıkar.

Cinayet ya da tecavüz olaylarına idam ya da hücre cezalarının bu sorunları tam olarak çözeceğini düşünmüyorum. Kısasa kısas çözüm değil, caydırıcı bir yöntemdir. Hep söylediğim bir şey var. Eğitim anne karnında başlıyor. Çocuk doğduğu zaman ailesinden ve etrafından ne görürse o şekilde yetişiyor. Burada manipülasyonun çok önemli olduğunu düşünüyorum. İnsanların kendilerini ifade etmelerine izin vermekten ziyade, onları yönlendirerek karar vermelerini sağlıyoruz. Manipüle edilip, duyguları bastırılan bireyler yetiştiriyoruz. Yere düşüp, ağlayan bir çocuğa “bir şey yok, ağlama” diyerek bile ona kötülük yapıyoruz. En basit, en masum gözüken bir örnek, burada çocuk kendi duygularını bastırıp, yok saymaya başlıyor. Bir diğer sorun olarak gördüğüm şey ise; anlayışı, hoşgörüyü, saygıyı ve sevgiyi önemsemez olduk. Her katilin, her tacizcinin ve her hırsızın kaynağının bunlar olduğunu düşünüyorum, tamamen olmasa da büyük bir kısmını kapladığına inanıyorum.

Duygularımızı önemsemez, kendimizi ifade etmeyi öğrenmez isek; büyüdüğümüz zaman şiddete başvurmamız kaçınılmaz bir sondur. Kişi küçük yaşta kendini ifade etmeyi öğrenmezse, büyüdüğü zaman kendisini ifade etmesi daha zor olacaktır. Öfkesini ya da üzüntüsünü anlatmak için şiddete başvuracaktır. İngiliz kraliyetinde eskiden okul eğitiminde ilk başta edep, adap öğretilirmiş. Küçük yaşta bir insana; ayıp nedir, doğru nedir, yanlış nedir, nasıl davranmalıyız sorularını öğretmez isek maalesef bir magandaya dönüşmesi kaçınılmaz bir son olabilir.  

Ülkemizde manipülasyonun çok olduğunu gözlemliyorum. Bilinçli ya da bilinçsiz insanlar manipüle edilebiliyor. İnsanlara gerçekten ne istediğini, ne yapmak istediğini sormuyoruz. Kendi istediğimiz şekilde olmalarını isteyip, yönlendiriyoruz. En çok da kadınların manipüle edildiğini düşünüyorum. Kadınlar, ikinci sınıf muamelesi görüyor. Ayaklarının üzerinde duran, iş hayatında başarılı olan insanların sayısı maalesef az. Dışarıya çıkan bir kadın eve geç geldiği zaman “acaba nereden geliyor, kız kısmı dışarıda mı olur” soruları gerçekten insanı çıldırtacak derecede rahatsız edici… Sürekli baskı gören kadınlar hala var. Bir de sürekli “sen her şeyi yapabilirsin” mantığı ile yetiştirilen erkekler hala mevcut.

Zeynep TÜRKOĞLU

Yönetici Koçu