Sevginin Dört Hali

Sevginin Dört Hali

67
0
PAYLAŞ

Sevginin dört hali, kendinize duyduğunuz sevgi dahil sevginin her formuna uyarlayabileceğiniz temel değerlerdir. Bunlar besleyip büyütmeniz gereken ve içinizde zenginleşmesine izin vermeniz gereken etkenlerdir.

Budizm inancında sevginin dört hali, Zen ustası Thich Nhat Hanh tarafından True Love: A Practice for Awakening the Heart adlı kısa kitapta açıklanmıştır. Bu kitapta, yazar sadece romantik sevgiden değil her türlü sevgi dolu ilişkiden bahseder ve buna kendinize duyduğunuz sevgi de dahildir.

Sevginin özellikleri o kadar basit gerçekliklerdir ki sık sık fark edilmeden geçilir. İster bir akraba ile, ister partneriniz ile isterseniz de arkadaşlarınız ile olan tüm ilişkilerinizde tanımlayabilmeniz, yetiştirmeniz ve korumanız gereken temel elementlerden bahseder. İdeal olarak bu elementler kendinizle ve dünya ile olan ilişkiyi de kapsar.

Budizm, sevgiyi, var olan her şeye vermeniz gereken evrensel bir duygu olarak tanımlar. Eğer gerçek sevgi ile doluysanız dengeye ve ruhani huzura erişirsiniz.

Mutluluk

Mutluluk iç hazzın dışa vurumudur. Gerçeklikle yetindiğiniz ve gerçekliğin size haz ve heves verdiği anlamına gelir. Her zaman için yüzde yüz mutlu hissediyorsunuz demek değildir ya da mutluluğun yoğunluğu asla değişmez diye bir şey yoktur. Daha çok bir mizaç, hayata ve hayatta başınıza gelen şeylere karşı bir bakış açısıdır.

Mutlu insanlar diğer insanları da mutlu eder. Kaygı ve üzüntü gibi, mutluluk ve neşe de bulaşıcıdır.

Şefkat

Şefkat birine acıma ya da birilerini sınırlandırılmış ya da aşağı görmek demek değildir. Tamamen tutkunuzu biriyle paylaşmak (burada tutku, acı anlamında kullanılmıştır) ile ilgilidir. Onların acısını anlamak ve sanki kendinizinmiş gibi hissetmektir. Temelde bu bir empati hareketidir.

Şefkat çok gereklidir çünkü diğer insanların duygularını anlamanızı sağlar. Aynı zamanda hassasiyetleri ve sınırları kabul etmenizi ve onaylamanızı mümkün hale getirir. Şefkat olmadığı zaman, insanların zayıflıklarını ve yanlışlarını eleştirirsiniz ve sorgularsınız. Şefkat olduğu zaman ise onları anlarsınız ve kendinizinmiş gibi hissedersiniz.

Karşılıklı zevk, mutluluğun çoğaldığı anlamına gelir

İki insan birbirinin varlığından memnunsa, sevgi var demektir. Bu durumda iki kişi de birbiriyle vakit geçirmek ister ve bu süre boyunca gerçek anlamda orada olur. Sevdiğiniz biriyle zaman geçirdiğiniz zaman onunla konuşurken ya da başınıza gelenleri ona anlatırken tüm dikkatinizi o kişiye verirsiniz.

Bu aynı zamanda dinleme kabiliyetini ve diğer insanın ne düşündüğüne, söylediğine ve yaptığına karşı açık olmayı da kapsar. Zen Budizmine göre karşılıklı zevk sadece bir sevgi özelliği olmakla kalmaz, aynı zamanda sevginin olduğuna dair apaçık bir işarettir. Karşılıklı zevk olmadan sevgi olmaz.

Özgürlük: Her şeyin kaynağı

Budizm, iç huzur ve denge olmadan özgür olamayacağımızı söyler. İç huzura sahip insanlar sakin ve her koşulda kendine hakimdir. Bu şu anlama gelir: Eğer kendinizi ve başkalarını sevmek istiyorsanız, önce iç karmaşanızı sakinleştirmelisiniz, çünkü iç karmaşanız pozitif duyguların yeşermesini engeller.

Sinir ve korku, sizi özgürleşmekten mahrum kılar. Yalnızca bu duyguların üzerinde çalışarak ve onları sindirerek sevmek için özgür olabilirsiniz. Eğer bunu yapmazsanız korku ve öfkenizi başka insanlara yansıtabilirsiniz. Öte yandan eğer iç uyuma ulaşırsanız özgür olursunuz ve diğer insanların da özgür olmasına izin verirsiniz.

Zen Budizmi kendinizi kendi iç dengenizle sınırlamanın önemli olduğunu söyler. Aynı zamanda diğer insanların büyümesine ve iç huzura kavuşmasına da yardım etmelisiniz. Budistler, sevginin pasif bir duygu olmadığını, aktif bir duygu olduğunu söyler. Her insan sevdiği insanlar için bir destek ve referanstır, bu yüzden sevginin bu hallerini beslemenin etrafınızdaki insanlar için olumlu bir etkisi olacaktır. Etrafınızdaki insanlara da aynısını yapmasını tavsiye edin.

Kaynak:aklınızıkeşfedin