SEVGİLİM DEĞİŞİR Mİ?

SEVGİLİM DEĞİŞİR Mİ?

44
0
PAYLAŞ

Birlikte olduğunuz kişi ile başta işler fena gitmiyordu. Sizi rahatsız eden birkaç ufak konu vardı ama o kadar mutluydunuz ki bunlar konu edilecek kadar önem taşımıyordu. Derken zaman geçti ve şikayetler büyüdü. Başta kibar kibar ifade edilen rahatsızlıklar, sonradan şakalaşmalarla imalara, daha sonra ise öfkeli ultimatomlara ve en sonunda yükselen sesler eşliğinde patlamalara dönüştü.

Partnerinizin ise hala kılı kıpırdamıyor, hiçbir değişiklik yok. Peki ne olacak bu ilişkinin hali? Böyle devam mı edeyim yoksa değişmezse çekip gideyim mi? Bu güne kadar ne yollar aldık, neleri değiştirdik, burada nasıl oldu da bu kadar takılıyoruz? Birkaç şeyi değiştirseydi ne kadar güzel olacak oysa herşey…

Konu partnerlerimizi değiştirmeye gelince, önce seçimlerimize bir göz atmanın faydası olabilir. Tanıştığımız zamanlarda ne kadar da neşeli ve esprili, ben de hep pozitif birini istiyordum derken, şuan tartışmalarınızın konusu; partnerinizin kavga ederken bile şakalar yapması ve konuları ciddiye almaması olmuş olabilir mi? Veya çok sosyal biriydi, herkesle iyi geçinen, saygılı bir tavrı vardı diyerek etkilendiğiniz kişi bugün arkadaşlarına, ailesine hatta yeni tanıştıklarına bile düşünceli davranırken siz kendinizi ilgisiz kalmış hissediyor olabilir misiniz? Hatta o çok çalışkan ve sorumluluk sahibi hali size, işte tam da evlenilecek biri dedirtmişken bugün akşam yemeklerini yalnız yemek canınızı sıkıyor olabilir mi?

İşte tam da bu noktada fark etmemiz gereken ilk nokta hepimizin paketlerden oluştuğu. Neşeli paketi, sorumlu paketi, sosyal paketi… Bu nedenle de başta duygularımızın kaynağı olan bir özelliğin bugün ilişkide farklılaşmasını bekliyorsak burada durup düşünmemiz faydalı olabilir.

Bir diğer önemli nokta ise; “Kişiler değişmeye değil, değiştirilmeye karşıdırlar.” Yani siz partnerinizin şuan ki halinden çok memnun olsanız bile herkes hayatın içinde sürekli bir değişim halindedir. Bu değişimin ne oranda sizi memnun edecek bir formda olup olmadığı ilişkinizin temel yapı taşları ve dış etkenler ile doğru orantılıdır. Dış etkenler üzerinde bir kontrolümüz olmadığına göre konunun sizin etki alanınızda olan kısmına inelim.

İlişkinizde güven, arkadaşlık, birlikte gelişmek, birbirine katkı sağlamak, ortak anlamlar oluşturmak, ilişkide kendini özel ve değerli hissetmek gibi olgular ne kadar yerine oturdu ise tarafların birbirlerinin taleplerine açık olma ihtimali de o kadar açık olur. Bir diğer deyişle karşınızdaki kişiyi ne kadar iyi tanıyorsanız, onun duygularını ve düşüncelerini ne kadar yakından fark edip anlamlandırıyorsanız o kişiyi o kadar iyi anlar ve sizden gelen talebine o kadar hak verebilirsiniz. Sevdiğiniz partnerinizin şikayeti altında bir kırgınlık, üzüntü, öfke olduğunu fark eder, güveniniz sayesinde sadece bencil bir talep olmadığına karar kılabilir ve karşı tarafı mutlu etmek adına neler yapabileceğinizle ilgili alternatifleri düşünmeye o oranda istekli olursunuz. Elbette değişim, partnerinizin kaynakları ile doğru orantılı olarak birebir talep edilen şekilde gerçekleşmese de uzlaşma anlamında büyük fark yaratacaktır.

Burada üzerinde durulacak son ve fikrimce en önemli noktalardan bir diğeri ise taleplerinizi ve/veya şikayetlerinizi nasıl dile getirdiğinizdir. Ne söylediğimiz değil nasıl söylediğimizin önemli olduğu inancı ile birçok yerde karşılaştığınıza şüphem yok. İletişim konusunda birçok yayın, eğitim ve yaklaşım mevcut. İlgilenenler için oldukça kapsamlı bir envantere ulaşılabilir. Ben fikrimce buradaki en kritik noktayı vurguladığını düşündüğüm bir söylem ile bitirmek istiyorum yazımı. “Zerafet içermeyen dürüstlük zalimliktir.”

Ceren Yılmaz

BİR CEVAP BIRAK