Sessiz Çığlık

Sessiz Çığlık

219
0
PAYLAŞ

Çok güzel bir bebektin sen. Doğduğunda annenle baban dünyanın en mutlu insanları olmuştu. Tarif edilemez bir mutluluk, öyle böyle değil, yalnız yaşayanın bileceği cinsten. Kendi gözlerinden bile sakınırlardı seni. Öpmeye koklayama doyamazlardı. Büyüdükçe daha sevimli bir hale geldin. İlk anne dediğinde anneni hem güldürmüştün hem de ağlatmıştın. Sahi nasıl becerdin bunu? O kadar enerjiktin ki bir oraya bir buraya koşturup dururdun. Annenin babanın enerjisi sana yetmezdi. Koşma çocuğum, terlersin, hasta olursun diye diye etrafında dört dönerlerdi.

Okula başladığında ilk kez öğretmeninle karşılaşmış ve daha oracıkta ona için ısınıvermişti. O da seni çok sevmişti doğrusu. Bunu anlamak zor değildi, diğer çocuklardan seni bir ayrı tutardı. Derslerin de gayet iyiydi, hep pekiyi hep takdir. Her şey iyi güzeldi de sus konuşma bakayım, yaramazlık yapma, ödevlerini yaplar olmasa ne de güzel olurdu.

Ne kadar da çok arkadaşın vardı. Hep popülerdin, seni kıskananlar da az değildi. Kim senin yerinde olmak istemezdi ki? Arkadaşlarınla gezmek, eğlenmek, sinemaya gitmeyi hep sevdin. Bazen arkadaşlarından duyduğun şununla konuşma, şunu giyme, şuraya gitme laflarını ise hiçbir zaman sevmedin.

Okuldan sonra birkaç iş değiştirdin. Patronların aslında kötü insanlar değildi ama yıldızın bir türlü barışmadı. Olmadı nedense. Senin için içine sığmıyordu, aklına yeni fikirler geliyordu. Onlarsa tek düze, şunu yap, bunu yapma, işin olmayan şeylere burnunu sokma deyip duruyorlardı.

Sahi sen bu kadar aciz misin? Hiçbir şeyi bilemeyecek kadar aklın yok mu? Gerçekten öyle misin yoksa ben mi seni tanıyamamışım? Ya da burada yanlış bir şeyler mi var? Neden etrafındaki herkes sana komutlar yağdırıyor? Seni yönlendirme ihtiyacı hissediyor? İnsanlar neden bazen kendini aptal gibi hissetmene sebep oluyor? Aslında seni ne çok sevdiklerini biliyorsun, sen de onları çok seviyorsun. Bu hep böyle mi devam edecek?

Sanırım artık komut almak, yönlendirilmek istemiyorsun. Her sözünün her hareketinin eleştirilmesini de istemiyorsun. Sen sadece duyulmak istiyorsun, dinlenilmek. Anlatmak, anlaşılmak. Olduğun gibi kabul edilmek ya da olabildiğin kadar. Çok yoruldun, çok yıprandın. Biliyorum, görüyorum ve anlıyorum. Ama unutma ki ben hep buradayım. Biraz uzak ama bir o kadar da yakın.

Sevgilerimle
Mustafa Yurdakul
Profesyonel Koç

BİR CEVAP BIRAK