Sesimi Duyan Var Mı?

Sesimi Duyan Var Mı?

185
0
PAYLAŞ

İnternette dolaşan ‘Bekçi’ hikayesini biliyor musunuz?
Kıssadan hisse değinelim.

Ülkenin birinde ıssız bir bölgede terkedilmiş bir depo bulan yönetim kurulu üyeleri, ‘Bir bekçi kiralayalım, bu depo ile ilgilensin, korusun’ düşüncesi ile depoyu kiralayıp bekçiyi de işe alıyorlar.

Bir gün sonra üyelerden birisi ‘Bekçiye görev tanımı vermedik, nasıl çalışacağını bilmiyor. Eğitimde verilmesi gerekir’ demiş. Diğerlerinin kabul etmesi ile beraber planlama, evrak ve eğitim uzmanından oluşan departman kurmuşlar.

İlerleyen günlerde de aynı düşüncelere paralel olarak kalite kontrol, denetmen, muhasebeci, memur, müfettiş, müdür, müdür yardımcısı ve asistan olmak üzere kadroyu genişletmişler.

Sonra maliyet hesabı yapıldığında bütçenin üstünde bir rakam ile karşılaştıklarında gereksiz harcamaların derhal kesilmesi gerektiği kararına vararak bekçiyi işten çıkarmışlar.

Boş duracak bir deponun güvenliği için gerekli olan bekçiden yola çıkarak, şirkete zarar ettiren hantal yapı oluşturuluyor.

“Bu dünyada ilerleyen kişiler, kollarını sıvayıp istedikleri ortamı arayan, bulamayınca da yaratan kişilerdir.”
Bernard Shaw

Günümüzde hâlâ ‘Yönetici’ pozisyonu kontrol psikolojisi ile beslenmektedir. Her işin nasıl yürüyeceği hakkında teknik bilgisi, insan değerinin farkında olmamasına sebep olmaktadır. Üstelik bir destek ile yönetim koltuğuna geçmedi ise, o da zamanında bir yönetici tarafından programlanıyordu.

İşlerimizin yürümesi için tabi ki birçok etütlere ihtiyaç var. Hedefler, kotalar, analizler, üretim, lojistik planlama vb. her değer kazanç ve başarı açısından önemlidir. Ama ya bu değerler için emek veren insan bu tanımların neresinde?

Yönetici Koçluğu üzerine ilk kurumsal görüşmemi yaptığım, Türkiye’nin en büyük holdingleri arasında olan şirketin bir markası için yaptığım görüşmede takım ile ilgili bölümde; ” Ben 1 yıldır kendi çocuklarımı sevemiyorum, personelimin mi derdini dinleyip, sırtını mı sıvazlayacağım ve bunun için şirkete maliyet mi yansıtacağım? ” diyen fabrika müdürü karşısında yaşadığım anlık duygunun farkında değildi. Bana bir kez daha koçluğun neden önemli olduğunu göstermiş oldu.

Sizce haklı mıydı? Çünkü yıl hedefleri vardı, kongre vardı, yeni ürün tanıtımı, yönetim kurulu toplantısı, bayi toplantısı, üretim kotası, satış politikası, piyasa rekabeti ve en önemlisi de bir üst terfi derecesi vardı. Bunların gerçekleşmesinde emeği olan 7/24 çalışan 660 kişi de vardı ama burası o an önemli değildi.

“Herkesin boynunda asılı görünmez bir levha vardır. Üzerinde ‘Bana kendimi önemli hissettir’ yazar. İnsanlarla çalışırken bu mesajı asla unutmayın.”
Mary Kay Ash

Bir koç ile çalışacak olması belki de kişisel endişeleri ile egosunun çarpışmasına sebep olmuştu ya da başka bir patolojik durum. Her işi kendi yapıyor ve daha da önemlisi başarıyor dürtüsü farklı bir maske ile dolaşmasını çoktan sağlamıştı.

Yöneticiler her zaman doğru karar veremiyorlar. İster şirket, ister devlet, isterse bir futbol takımı. Önemli olan elde edilen yanlış sonuçlar sonrasında, hatayı fırsata çevirebilmektir.

Bu algılar çerçevesinde yaşayan kurum veya yöneticiler var ise destek almanın faydalarını tekrar düşünmelidirler.

Eğer bir yönetici koçu ile çalışırsanız;

1- Rekabet gücünüzü arttırabilirsiniz.

2- Organizasyon için gelişerek, güçlenebilirsiniz.

3- Doğru karar verme ve yönetimi geliştirebilirsiniz.

4- İK çerçevesinden çıkıp, öz değerleriniz ile tanışabilirsiniz.

5- Kişisel gelişiminize katkı sağlayabilirsiniz.

6- Potansiyelinizi görebilirsiniz.

7- Stratejik ve teknik yönetim modelinde ÇALIŞANLARINIZ ile tanışabilirsiniz.

8- Hedefleriniz için plan yapabilirsiniz.

9- Kariyeriniz ile beraber sosyal dünyada da beslenebilirsiniz.

10- Ya da kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Tabi ki önce ikna olmanız gerekiyor. Eğer gerçek anlamda bir koç özgür çalışabilirse, bir kurumda iş sonuçlarının katlayarak değişmesini sağlayacak potansiyeldedir.

Bir yönetici iseniz liderlik özelliğinizi de geliştirmelisiniz. Problemlere karşı daha geniş mercekten bakabilmeli ve yönetimsel becerileriniz kadar psikolojik becerilerinizi de iyileştirmelisiniz.

Yeni yılın hepinize öncelikle sağlık sonra huzur ve başarı getirmesini dilerim. Eğer bu sene de istediğiniz bazı şeyler olmazsa üzülmeyin, çalışın, hedeflerinizden sapmayın. Daha 2019, 2020, 2021 .. var.

Sevgilerimle,
Ender ERMİŞ

 
“En iyi liderler, kendilerini izleyen kişilere varlığını hissettirmeyenlerdir. Öyle ki, görev yerine getirildiğinde, o kişiler ‘bunu kendi başımıza yaptık’ derler.”
Lao Tzu