SENDEN ÖĞRENDİM……

SENDEN ÖĞRENDİM……

142
0
PAYLAŞ

Ne çok şey öğretti hayatımda ki herkes bana. Şu yaşıma kadar henüz hiçbir ilişkim öylesine ya da boşu boşuna olmadı. İlişki derken her türünü kast ediyorum. Sevgili, eş, anne, patron, amir, arkadaş, kardeş, akraba vs vs vs……hiç bir türünü öylesine rahat ve konfor içinde yaşamadım. Her biri kendi içinde benim için zorlu sınavlar barındıran bir test süreci gibiydi ve hala öyle.

Bazen yorgun hissettiğim zamanlarda sorguluyorum, neden böyle zorlu bir süreç ilişkiler benim için ?

Sadece benim için mi öyle yoksa herkes böyle algılıyor mu ?

Hangi tür ilişki kurmuş olursak olalım, karşımda ki kişi ile yaşadığım olumlu ya da olumsuz olayları mutlaka bir şekilde analiz etme ve bundan ne anlamam gerektiğini bulma çabası içinde geçiyor çoğu zamanım. Bu bazen dünyanın en zevkli ve kolay şeyi ama bazen de dünyanın en zorlu analiz sürecine dönüşüyor. Bıktırıyor, yoruyor ve hatta bazen yiyip bitiriyor.

Bazı insanlarla karşılaşıyorum, örneğin eşiyle yaşadığı bir problemi anlatıyor.

“Ona şunu dedim bunu yaptım, görsün gününü, alır dersini bir daha  yapamaz bana bunu ….”

“ Eeeee, sen bunları yapınca o ne hissetti, nasıl tepki verdi ?”

“ Ne bileyim, ağladı durdu. Ama ağlasın ağlasın da anlasın, umrumda değil ne hissettiği de …”

Kulaklarıma inanamıyorum, size nasıl geldi okurken. Bana oldukça kötü geliyor ve içimde hiç de iyi olmayan hisler yaratıyor.

“ Eşinin seni bu kadar kızdıracak bir şeyi neden yaptığını düşünüyorsun ?” diye soruyorum.

Cevaba bakın ;

“ Ne düşüneceğim, yaptı işte. Bundan sonra zor yapar ama…..”

Olan olayın, kızdığı şeyin sebebinin, eşinin onu neden yaptığının, bunun altında yatan duyguların veya ilişkide ki eksiklikler veya fazlalıkların hiçbir önemi yok. Bunu yaşayan bireylerin de bunu sorgulamaya hiçbir niyeti yok.

Nerede yaşıyoruz biz. Boks ring’inde mi ? Hamleye hamle, yumruğa yumruk mu yaşıyoruz  hayatımızı ?

Birilerinin hayatının üstünde tahakkum kurabilmek, ona istediğin şeyleri yaptırabilmek ve kontrolün altında tutabilmek için yapılan herşeyin mübah olduğu bir dünyaya ne ara geçtik biz.

Ben her anın, her durumun üstünde hassasiyetle dururken, hoşlanmadığım bir davranışın sebebini, onu oluşturabilecek etmenleri tek tek analiz edip bulmaya  ve bir konu da değişiklik yapmaya çalışırken hep karşımdakinin de hem gönlüne hem aklına uygun yolu bulmadan bir türlü rahat edemezken vs vs vs………böyle sürüp giderken benim içsel dünyam…..

Birileri karşıma geçip;

“ Ben insanlara istediğim herşeyi yaptırırım, yapmayan da sonuçlarına katlanır ….” gibi bir cümleyi kurduğunda hissettiğim acıyı size nasıl anlatsam.

Tüm bu sebeplerle ben hayatımda ki herkesten mutlaka birşeyler öğrendim. Ki mi zaman duygusuzluğun tanımını buldum, ki mi zaman nefretin ayaklı halini gördüm. Bazen kararmış bir kalbi aydınlatmanın imkansız olduğunu, bazen güç savaşı verenlerin aslında en güçsüzler olduğunu öğrendim…….

Ve hep olumsuz değildi öğrendiklerim çok şükür ; bir yerlerde hiç beklemediğiniz kişilerin size el verebildiğini, en zayıf anınızda en yabancıların sizin yüreğinizi doldurabildiğini, en korktuğunuz da sizin gibilerle sarılarak bir dünya yaratabildiğinizi öğrendim………

 

 

 

 

Sema Deniz’in yeni kitabı 40 Ruh Çemberi’ni satın almak için buraya tıklayın.

izotomi

 

BİR CEVAP BIRAK