Sen değişirsen dünyan değişir

Sen değişirsen dünyan değişir

95
0
PAYLAŞ

Lyn Bromly ve Donna Whitbrook’un kaleme aldığı ‘Güvenilir’ kitabı Sola Unitas Yayınlarından yeni çıkacak mentor kitap.

Kitap her ne kadar lider, kurumların çalışanların ve buna bağlı işletme performansının artması adına bir dönüşüm sürecini içerse de aslında bireysel koçluk kalitesinde bir yayın olduğu tartışmasızdır.

Başarıya ulaşmış işler için çalışan, müşteri ve yönetici üçgeni arasında ki güven açılarını oluşturan kişilerin olduğundan bahsediyor. Yani başarı ve büyümenin temeline güven duygusunu yerleştiriyor ki çokta doğru olduğunu okudukça anlayacaksınız.

Peki, bizde güven konusu ne durumda?

‘’Güvenilirlik üç husustan oluşur: Sağduyu, iyi niyet, iyi ahlaki karakter.’’ Aristoteles

Güvenme varlığa, düşersin darlığa.

Akan suya inanma, eloğluna güvenme.

Nefesine güvenen borazancıbaşı olur.

Abdalın dostluğu köy görünceye kadar.

Evet, atasözlerimizden birkaç tanesi okuduğunuz gibi. Güvenmek ya da güvenmemek konusu ile ilgili belki de büyük tecrübeler ile dile gelip, kulaktan kulağa günümüze kadar gelmiş. Atasözleri ve deyimleri oldukça çok severim, zaman buldukça da hikâyelerini araştırırım. Ama genel olarak gördüğüm olumsuz konular hakkında önermeler içerenleri daha sık kabulleniyor ve ( mübalağa olmazsa ) misyonumuz haline getiriyoruz. Öyle değil mi? Biraz düşünmeni istesem, kaç kez duymuşsundur ‘Atalarımız demiş ki, atalarımız boşa söylememiş’ gibi giriş cümlelerin sonuna eklenen sözleri?

“Daima yeni bilgiler ışığında kararlarınızı tekrar gözden geçirin. Değişimden korkmayın.” Chris Guillebeau

İnsan olarak arzularımız ile yaşamaya başladığımızdan beri ihtiyaçlarımız biraz geride kaldı. Bizi geliştirecek ve fayda sağlayacaklar yerine kimi zaman egomuz kimi zamanda mutluluğumuz için uygun olana yüzümüzü dönmeyi seçiyoruz. Öyle ki davranışlarımız alışkanlık haline geliyor, katılaşarak kendi doğrularımıza dönüşüyor. İşin en düşündüren tarafı da bu doğruları herkesin kabul etmesi gerektiğidir. En güvenilir insan, en güvenilir şirket olmak isterken güveni tasarrufla kullanıyoruz. Ve bu kimi zaman değer kimi zamanda tecrübe dediğimiz kalkanla korunuyor. Dünyada her şey hızla değişip, gelişirken ve üstelik bunlar yine insanoğlu marifeti ile olurken gündelik yaşamımızda bize ne kadar etki edebiliyor?

Cep telefonları, bilgisayar, araçlar, kıyafet hatta saç modelleri. Her yıl sürekli değişim halinde. Eğer ihtiyaç ise mutlak değişmeli, katılıyorum. Ama sadece görüntü için olmasının külfet oluşturacağı da kaçınılmazdır. Acaba iyi insan olmak, paylaşmak, önyargılardan kurtulmak, sevgi, dostluk gibi değerlerinde değişmesi için moda mı olması gerekiyor? Ya da büyük indirimler, büyük kampanya ve fırsatlarla satılır hale gelmesi mi?

Mimar Sinan, Süleymaniye Cami inşaatı zamanında mihrapta nargile içtiği görülür ve Kanuni’ye kadar haber ulaşır. Kanuni ansızın inşaata baskın yapar ve Sinan’ı nargile içerken görür. Büyük bir kızgınlıkla, bunu nasıl yaptığını sorar. Mimar Sinan ise nargilesine yaklaşıp bakmasını, tütün ve kömür olmadığını, suyun fokurdama sesi ile cami içinde ki ses akustiğini ayarladığını ve her köşeden sesin duyulabilmesi için çalıştığını söylemiştir.

“Bizim zamanımız da hiç böyle değildi şimdi ki nesil böyle” demeyi bile bugün ki değişime borçluyuz.

Sen değişirsen, dünya(n) değişir.

Sevgi ile,

“Kendimizi değiştirmeye karar verdiğimizde, bizim için bir şeylerin değişmesini istemekten daha hızlı şekilde etkili oluruz.” Stephen Covey

Ender ERMİŞ

Yönetici Koçu