Şemanı Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!

Şemanı Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!

218
0
PAYLAŞ

Hadi bana şemanı söyle! Söyle söyle büyücü değilim. Doğa üstü güçlerimde yok bir bakış atarak sana kim olduğunu söyleyecek..

Sosyal Psikoloji der ki: Başkaları hakkındaki bilgileri genellikle, onların ait olduğu sınıflara ilişkin kalıp yargı ve önyargılar kullanarak isleriz. Bu önyargılar için kullanılan terime de Şema deriz.

Yani halk diliyle örnekli meali; döpiyesiyle, toplu sacıyla bir kadını görünce daha yumuşak, deri mini eteği, file çorabı ve kırmızı rujuyla bir kadını gördüğümüzde acımasız zihin dalgalanmaları yaşıyoruz.

Sosyal Biliş, şemaları avantaj ve dezavantaj olarak görüyor. Avantaj diyor çünkü; geçmişten olay ve kişilerin şemaları varsa zihin daha hızlı çalışıyor. Yani anımsamamıza yardımcı oluyor.

Dezavantaj; otomatik yargıda bulunmaya yardım eder. Yani ; filmlerde bize dayatılan mini etekli, file çoraplı, kırmızı rujlu kadın ahlaksızdı, simdi yanımdan gecen kadın da benzer giyinmiş o zaman bak ahlaksıza! Vallahi de billahi de bunu ben demiyorum bir bilim olarak Sosyoloji ve alt disiplini Sosyal Psikoloji diyor. Bu kadar teoriye dur diyor ve dönüyorum yaşam pratiğine…

Hava mis gibi bahar kokuyor. Kızımızı aldık indik sahile. Eşim yorulduğundan ablası kızımızı devraldı ve birlikte yürüyoruz. Bir kafeye girdik onlar önde, ben arkada yürüyorum. Güneşi karşılarına almış 2 teyzenin sohbetine kulak kesiliyorum : “Saygısız adamı görüyor musun bebek arabasını kadına taşıtıyor kendisi öylece yürüyor. İşte bunlar hep böyle kadını kullanıp saygı göstermiyorlar, eziyorlar” Arkasından hakaret gelmeden ben kıvrak bir hareket ile omuzuna dokunarak “ Ben O saydırdığınız adamın eşiyim” dedim. Saka bir yana bu on yargılarının tam tersi bir insan olduğunu anlatıp, gülücüklerle yanlarından ayrıldım. Acaba bu teyzenin şablonu hayatında kimdi? Kiminle bağlantı kuruyordu?

Giydiğin kıyafet, okuduğun gazete, yaptığın makyaj, kullandığın sözcük, yediğin, içtiğin, gittiğin mekan, araban , evin, sıcak tebessümün yada mesafeli tavrın bunlar yetmezmiş gibi bir de dinin, dilin , ırkın gibi şablonu oluşturan evrensel etkiler..Ne çok etken var değil mi? Bir de buna insanoğlunun ‘ ilk izlenim kalıcı olan izlenimdir’ acımasızlığını eklediğimizde vay halimize diyorum.

Ve fakat ayaklarım yere basıyor . Yıkılsın şemalar, kahrolsun önyargılar da demiyorum. Keza ben desem insan zihni bunu demiyor. Bu kaçınılmaz, olacak! Peki hiç değilse bu şemalandırmalar nasıl yumuşatılabilir? Şemalar arası geçiş olumsuzdan olumluya nasıl sağlanabilir? Bireyin geçmişte yaşadıkları inançları ve beklentileri sema ve kalıp yargı kavramını var ederken insanoğlu bundan mümkün olan en az hasarla nasıl kurtulabilir?

Geçenlerde güzel bir dostun su mottosuna denk geldim “ Kartvizit yerine KALPVIZIT taşıyacağım.” Günlerden bir gün Kalpvizit taşıdığımızda şablonları anlamsızlaştıracağız!

Duygu Durumu: Kırmızı rujuyla sokağa çıkmaya hazır hissediyor. 

Sema Öztürk

BİR CEVAP BIRAK