Seçim Sizin, Başarı Çocuklarınızın

Seçim Sizin, Başarı Çocuklarınızın

81
0
PAYLAŞ

Bir üniversite sınavı yılı daha tamamlandı. Kimi öğrenciler büyük başarılar kazandılar kimi öğrenciler ise bekledikleri başarının veya arzu ettikleri hedeflerin uzağında kaldılar.

Öğrencilerin hedefleri, başarıları ve ebeveynleri ile ilişkileri birbirine nasıl bağlı olabilir?

Sonuç odaklı kültürden süreç odaklı kültüre geçiş bir anahtar olabilir mi? Gelin beraber bakalım:

Öncelikle kendinize büyük hedefler koyduğunuzda çevrenizde yer alan insan profili çok çok önemli. Aranılan profil, hedefin zorlayıcı olduğunu bilen ve size destek olmaya çalışan, sizi  iyi tanıyan, yaşadığınız zorluğu kendi zorluğu gibi hisseden, destekçiniz olan ve şartları ya da kapıları zorlamanızı sağlayan, sizi güdüleyen insanlar. Bu insanlar tüm alkışı ve takdiri hak eden ve genellikle aile çevreniz ile sizi iyi tanıyan yakın çevrenizden oluşuyor.

Öğrencilerle yaptığımız görüşmelerde ihtiyaçlarının daha çok destekleyici ve pozitif alana çeken ebeveynler olduğunu gözlemlememiz sürpriz değil tabii ki. Büyük hedefler koyan öğrencilerimizin gerçekten ihtiyaç duyduğu şey onlara nasıl yapacaklarını anlatan ve öğreten ebeveyn modelinden çok ihtiyaç anında yanında olacak ve onlara gereken desteği verecek ebeveynler. Aranılan ve istenen anneler ve babalar bulunduğu zaman öğrencilerin sığınılacak liman gibi zor zamanlarda onlara doğru yelken açmaları hem öğrencileri rahatlatıyor hem de ebeveynlere kendilerini daha işlevsel ve faydalı hissettiriyor.

Öte yandan, nasıl olacak bu işler, yeterince çalışmadın diyen ve suçlayıcı biri dil kullanan ebeveynler ise öğrencilerin hem tepkisini çekiyorlar hem de öğrencilerin zor zamanlarını paylaşma isteklerini azaltıyorlar. Bu konu neden önemli? Çünkü sürekli eleştirilen ve bu nedenle ebeveynleriyle paylaşım yapmayan öğrenciler, ebeveynleri ile bağlarını zayıflatmaya ve onlara karşı duyduğu öfkeyle başka konulardan da uzaklaşmaya yatkın hale geliyorlar. Başarılı öğrencilerin birden notlarının veya sınav başarılarının düşmesinde bu tip açıkça görülmeyen ancak hissedilebilen kopuklukların olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Sonuç odaklı olmak geçmişteki düşünce anlayışı olarak son derece popüler bir olguydu. Ne olursa olsun hedefe ulaş ve kazan. Gerekirse kendinden feragat et, çocuğunu zorla ve hedefi 12’den vur yaklaşımıyla dünyaya bakmaktaydı. Ancak yeni yüzyıl ve yeni jenerasyonla bu anlayışın dışında bir noktaya doğru ilerliyoruz. Öğrenciler sadece sonuca bakmıyorlar, sürecin yani yolculuğun nasıl ilerleyeceğini de bilmek istiyorlar. Gerekirse hedefi büyütmek veya gerektiğinde değiştirmek artık tüm sürecin içerisinde önemli bir nokta olarak görünüyor. İşte tam da burada yukarıda bahsettiğim destekleyici ve güdüleyici ebeveynlik devreye girerse çıkacak sonuç tüm paydaşları tatmin edici düzeyde olacak gibi görünüyor.

Ebeveynler kendilerine aşağıdaki gibi bir soru sorsalar faydalı olur mu acaba?

Destekleyen ve motive eden ebeveynlerden mi olmak istiyorum yoksa hesap soran ve uzaklaştıran ebeveynlerden mi?

Seçim sizin, başarı çocuklarınızın. 

Dr. Ahmet ERKASAP

İzotomi Analisti