Saldırganlık Öğreniyorum: Ders 1

Saldırganlık Öğreniyorum: Ders 1

178
0
PAYLAŞ

Ülkemizde yaşanan ve ardı arkası kesilmeyen şiddet olayları sonrasında haftalardır yazmayı planladığım bir yazı bu aslında. Okumakta olduğum kitabın da bundan söz etmesiyle birlikte bulmacanın parçaları birleşti ve bu yazı ortaya çıktı diyebiliriz. Saldırganlığın kelime anlamından söz etmemize gerek olmadığını düşünüyorum bunu zaten hepimiz biliyoruz.

Yapılan bazı deneyler saldırganlığın tamamıyla içten gelen bir dürtü değil öğrenilmiş bir davranış şekli olduğunu destekler nitelikte. Leonard Eron ve Rowell Huesmann’ın 1980 yılında yaptıkları araştırmalarda 8 yaşındaki çocuklarda televizyonda şiddet içeren programlar izlemek ile saldırgan davranışlarda bulunmak arasında ciddi bir bağlantı keşfediliyor. İşin ilginç yanı bu çocuklar 11 yıl sonra tekrar analiz edildiğinde (11 yıllık sürede şiddet içerikli program izlemeseler dahi) saldırgan eğilimlerinin devam ettiği tespit ediliyor. Az da olsa akademik bilgi verdikten sonra Türkiye gerçeğine geri dönelim. Neden bu kadar saldırgan bir toplumuz sizce ve neden televizyonlarda gazetelerde bu kadar şiddet içerikli habere maruz kalıyoruz. Sanki bir kısır döngü gibi değil mi? En basit anlatımla saldırganlığı tetikleyen filmler, haberler, programlar izliyoruz ve sonrasında bunların etkisiyle toplum olarak kendimiz “haber” oluyoruz. Yumurtamı tavuktan çıkar tavuk mu yumurtadan sorusu gibi. Şöyle bir düşünün; aklınıza gelen dizileri yada programları ve haberleri tabiî ki. Hemen hemen hepsinde şiddeti körükleyen yada şiddeti gösteren şeyler var. Peki bu durumda ne yapacağız. Bu saldırganlık sarmalından ve şiddetten nasıl korunacağız, dahası çocuklarımızı bundan nasıl koruyacağız? ABD de yapılan araştırmalar idam cezasının öldürme davranışını azaltmadığını ortaya koyuyor. Bu ise şiddeti şiddet ile durdurmanın imkanı olmadığını göz önüne serebilir diye düşünüyorum. Öğrenilen bir davranış olması sebebiyle yetişkinlerde bunun değişiminin epey zor olduğu bir gerçek. Bu durumda bireysel farkındalık yaratılması yada empati özelliğinin geliştirilmesi belki bir çözüm olarak öne sürülebilir. Tek sorun her iki durumda da şiddeti uygulayan tarafın bunları istiyor olması gerekiyor ve bu o kadarda kolay bir şey değil. Aslında en güçlü umudumuz yeni yetişen çocuklarımızın saldırganlık ve şiddet eğiliminden uzak olması ile birlikte bu çocukların toplumda çoğunluğu sağlayarak şiddete olan eğilimi-yönelimi azaltmaları.

Bütün bunları sağlayacak olan çocuklarımızı korumak için, çocuğun çevresini saldırganlık aşılayan şeylerden temizlememiz gerekiyor. Bunlar Tv programları, bilgisayar oyunları, internet ortamı vb gibi geniş bir yelpaze aslında. Bu verici-yönelticilerin kontrolünün belirli bir yaşa kadar ebeveynde olmasında fayda olabilir. Çocukta şiddet uygulamaktan farklı davranış modelleri yaratmak için, onaylanan davranışı ödüllendirmede faydalı bir yöntem olarak alınabilir. Yine yukarıda bahsettiğimiz empati kurma yetisinin arttırılmasının da çocuklarda şiddete olan yönelimi azaltabileceği bir gerçek. Empati kurma yetisi ve geliştirilmesi ise bir sonraki yazımın konusu olacak…

Sevgiyle  kalın.

23.03.2015 , Fethiye

Bahadır Cesur

 

izotomi