Sahi, Ne Renkti Hüzün?

Sahi, Ne Renkti Hüzün?

273
0
PAYLAŞ

Hayat zamanda iz bırakmaz
Bir boşluğa düşersin bir boşluktan
Birikip yeniden sıçramak için
Elde var hüzün

Atilla İlhan

Konumuz hüzün… Hüzün, renkleri solduran, motivasyonumuzu düşüren, potansiyelimizi kilitleyen bir duygu. Enerjimizi tüketen, adım atmaya hal bırakmayan, geçici ancak kuvvetli bir duygu. Birkaç saat ya da birkaç gün sürmesine rağmen, geldiğinde sonsuza dek sürecekmiş gibi çıkmazda hissettiren bir duygu..

Peki, şairin de dediği gibi “yeniden sıçramak”, hüzünden kurtulmak için neler yapmalıyız? Etkilerini azaltmak ve son vermek için öncelikle hüznün kaynağı hakkında düşünmemiz gerekiyor. Hüzün duygusundaki kilit kelime kayıptır. Bir şey kaybettiğimiz ve ya bir şey kaybettiğimizi düşündüğümüzde hüzünleniriz.

Bir yakınını kaybetmek hüzünlerin en derinidir, bir insan yitirmişsinizdir. Yaşadığı şehri terk ettiği için hüzünlenen biri alışkanlıklarını ve mevcut çevresinin ulaşılabilirliğini kaybettiği için üzülür. Başarısız bir sınav ya da iş görüşmesi geçiren biri, bir fırsat kaybettiği için hüzünlenir. Partneri tarafından aldatılan biri güven hissini kaybettiği için hüzünlenir. Çoğu zaman hüzne başka duygular da eşlik ederek onu güçlendirir. Yakınını kaybeden birinin hüznüne çaresizlik eklenir, şehrini terk edenin hüznüne özlem, başarısız olduğunu düşünen bireyin hüznüne umutsuzluk ve aldatılanın hüznüne öfke katık olur. Ve bireyi içine çekerek sonsuz ve dipsiz bir döngüdeymiş hissi verir. Peki, ya hüzün tek başına naif bir esinti iken, kendisine güç katan diğer duygularla girdaba dönüşüyor ise? Bu noktada hüzne hangi duygunun eşlik ettiğini belirlemek mücadele için ilk adım olabilir. Farkındalık için kendimize şu soruyu sorabiliriz;

“Şuan tam olarak ne hissediyorum? Hüznüme eşlik eden başka bir duygu var mı?”

Bu soru zihnimizin, yaşadığımız durumu nasıl yorumladığını anlamamızı sağlar. Zihnimizin olaya ilişkin yorumu ile ikincil duyguyu hissederiz. “Bu sınavda başarısız olarak bir sene kaybettim, şimdi ne yapacağım ben?” yorumu ikincil duygu olarak umutsuzluğu getirir. İkincil duyguyu tespit edip nedenlerine odaklandığımızda çözüm yolumuzu şekillendiriyor oluruz. “Önümdeki bir seneyi kendimi geliştirerek ve yeni alternatifler yaratarak değerlendirebilirim.” yorumu umutsuzluğun bizi aşağı çekmesine son verecektir.

Bazen kaynağı bulabilsek dahi kasveti uzaklaştırmak için birkaç harekete daha ihtiyacımız olabilir. Siz de o kasvetli hali dağıtmak istiyorsanız; paylaşın, ne hissettiğinizi açıkça ifade edin. Hüznü maskelemek yerine paylaşıyor olmak içinizdeki ağırlığı hafifletecektir. Kendinizi bu duygu durumundan zorla çıkarmaya çalışmayın. Duygularınız ile barışık olun, bir duyguyu aşmak isterseniz bunu ancak gerçek farkındalıkla ve o duyguyu kucaklayarak başarabilirsiniz. Dışarı çıkın, açık havada olmak sizi zinde hissettirerek yaratıcılığınızı güçlendirecektir. Hiç haliniz olmasa da, yardım edin. İhtiyacı olan birine içtenlikle destek olmak size iyi gelecek ve olumlu hissetmenizi sağlayacaktır. Dil kalıbınızı olumluya çevirmek de zihninizi olumlu hislere yönlendirmenize yardım edecektir. “Artık üzülmek istemiyorum.” yerine “Yeniden mutlu ve canlı hissetmek istiyorum.” olumlu bir dil kalıbı olarak düşünülebilir.

Her duygumuz doğal, hepsi bizi besleyecek güçte ve kucaklanacak kadar harikalar. Hüzün bile… Dilerim hüzün hayatınıza uğradığında, şiirlerdeki gibi tatlı bir esinti olarak kalsın, essin ve geçsin.

Selinay Ünlüdoğan Şahin
Takım ve Kariyer Koçu

BİR CEVAP BIRAK