RÜYA GERÇEK OLUNCA

RÜYA GERÇEK OLUNCA

139
0
PAYLAŞ

Neler oluyor, gerçek ve rüya birbirine karıştı. Sıradandı tüm olanlar. Ama bir rüyam  vardı… Çok,  çok istemiştim gerçek olmasını. O sıradanlığın arasında birden,  sonunda gerçek oluverdi… Peki, o zaman bu durgunluk ne?

Sebebi rüyamı istediğim gibi, rüyamdaki gibi muhteşem yaşayamam mı? Eğer öyleyse,  peki bunun sorumlusu kim? Ben olabilir miyim acaba? Evet, evet kesinlikle benim. Tüm sorumluluğu üzerime alıyorum.

Ben,  benlikten çıkıyorum  -rüyam, hayallerim –  gerçek olunca…

Size de oluyor mu? Hani hayal edersiniz bir şeyleri, olsun diye heyecanla beklersiniz,  hazırlanır – hazırlarsınız  ve… sonunda birden,  hiç beklemediğiniz bir zamanda, bir bakarsınız gerçek olmuş(!) Donup kalırsınız işte o an?..

Ne oldu şimdi? Mutluluktan da donar mı insan?..

Donup kalırsan,  o beklediğin anın tadını nasıl çıkaracaksın?  Yok , yok  – bu gerçek olamaz-  diye söylenip dururken kendine,  sen – sen olmaktan çıkınca, bir anlamı olacak mı yaşadıklarının? Daha da önemlisi, yaşayamadıklarının!..  Her seferinde neden böyle oluyor diye ,  sorup duracak mısın kendine?

Artık dur,  demenin vakti gelmedi mi? Yüzleş kendinle!..

Bekleyip ,  bekleyip de bulduğun anda ,  yaşamana engel olan ne?  Öyle ya, donup kalmak yaşamak sayılmaz değil mi?

Seni korkutan ne?  Sana engel olan ne?  Tüm endişe, ne için?

Yoksa,  sen kendinden mi korkuyorsun!

Bir şey yapar da,  rüyamı bozarım,  geçek olan rüyam, sonra tekrar rüyaya dönüşür diye mi tüm bu donup kalmalar?..

İyi ama,  unuttuğun çok önemli bir şey var!  İstersen hatırlatayım. O rüyan var ya hani,  gerçek olmasını istediğin,  evet O…  İşte O,  sen- sen olduğun için gerçek oldu zaten!

Bırak kendini,  içinde ne varsa taşsın… O heyecan, mutluluk,  sevinç,  coşku,  neşe…  Akıp gitsin…  Aksın ki, yeni ve çok daha fazlasını getirsin sana.

Rüyanı, rüya gibi yaşa.  Bırak kendini, ne olacaksa olsun varsın?  Rüya senin değil mi zaten?  O zaman , sen-sen Ol yeter!..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cocuğunuzun Meslek Seçimi

 

PAYLAŞ
Önceki makaleAŞK..
Sonraki makaleLavoisier’in Ölümü