Ruhlara Özgürlük!

Ruhlara Özgürlük!

119
0
PAYLAŞ

Çok şey öğrendik büyürken.

Uslu durmayı, yaramazlık yapmamayı. Yaramaz çocuklar sevilmezdi.

Çok çalışmayı, okulun ve işin herşeyden önce geldiğini. Tembel çocuklar sevilmezdi, Önce dersler sonra iş çok önemliydi.

 

Canımız fiziksel veya mental olarak acıdığında ağlamamayı.  Ya erkek adam ağlamazdı ya da kız gibi ağlamamalıydık.

Konu okul, not, puan olduğunda karşılaştırılmayı ancak konu kıyafet, oyuncak, gezi vb olduğunda kıskanmamayı öğrendik. Kıskanç kişi sevilmezdi.

Kurallara uymalıydık. Uymayanlar sevilmezdi.

Paramızı çarçur etmemeli, biriktirmeliydik. Yardımsever olmalıydık ama çarçur etmemeliydik, cimri de olmamalı ama biriktirmeliydik.

Kendi başımızın çaresine bakmalıydık, herkes kendisinden sorumluydu. Sorumsuzluk ve işgüzarlık iyi şeyler değildi.

Dakik olmayı öğrendik, bir yerlere geç kalıp insanları bekletmek son derece ayıptı.

Flörtöz algılanmak, çok kişiyle çıkmak pardon görüşmek iyi bir şey değildi. Ölümüne birliktelikler iyiydi, diğerleri doğru değildi.

Ama herhalde eleştirmek, yargılamak kötü bir şey değildi, yadırgamak da. Kendimiz gibi olmayanı sevmemek de. Bu konuda brieflenmemiştik.

Eleştirildik, eleştiriyoruz, yargılandık, yargılıyoruz hem kendimizi hem de çevremizi….Ufak ufak gıcık bile oluyoruz.

Oysa neyi göremiyoruz biz?

Oyduk biz, o eleştirilen, yargılanan bizim çevremiz, bizdik. Şimdi bizim eleştirdiğimiz, yargıladığımız neyse o. İçimizde olan ama kendimize bile itiraf edemediğimiz, yadsınmış karakterimiz, zevklerimiz, keyfimiz.

Özgür bırak ruhunu. Sen hiçbir şey yapmak zorunda değilsin. Kendi istediklerin, gerçekten istediklerin haricinde. Ve tabii eline aldığın bu özgürlük, eski esaretinle elinde tuttuğun eleştiri gücünü elinden alacak bunu bil. Çünkü sen de küçüklüğünden beri yapamadığın, cıs, kötü, kaka davranışlardan yapmak isteyeceksin. Yapmalısın da, ama yaparken ruhunu özgür bırakmalısın. Eleştirdiklerini yapmak isteyeceksin, yap! Yaptıkça hoşuna gidecek çünkü sana hiç izin verilmedi ki sen de kendine hiç izin vermedin. İçinden öyle birşey çıkacak ki kendine inanamayacak ama aşık olacaksın belki de. Özgür bırak ruhunu…O zaman anlayacaksın şimdiye kadar eleştirdiğin, sevemediğin, hatta gıcık bile olduğun kişilerde de sen varsın, sende de biraz onlar var sadece bastırılmışlar. Barış kendinle, hepimizde biraz herşeyden var iyi de kötü de…

Bir yere geç kalıyorsan kal, doktor değilsen ve hastana yetişmiyorsan, kimse ölmüyor sen geç kalıyorsun diye. Geç kal demiyorum yanlış anlama, geç kalıyorsun diye kendini öldürme diyorum. Korkma, sana kötü gözle bakmaz kimse, sen bakardın ama değil mi? Bakma artık. Geç kalırsan da kendini yeme, etrafına ızdırap olma.

Ağlamak istiyorsan ağla, evi derli toplu tutmak istiyorsan tut. Hastayken işe gitme, sokakta dans etmek istiyorsan et, ayıkken de et.  Ama olmuyorsa, olamıyorsa kendini yeme…Kimse yadırgamayacak seni, kimse evine gelip de seni ayıplamayacak, sana öğretilenin aksine. Bir defa geç kaldın diye kızmayacak. Bu kimseler olacak elbet, evet,  ama önemli olmayacaklar. Onlar gölgeler, sonradan öğreneceksin, şu anki senler…Kendilerine izin vermeyenler…Takılma, özgür bırak ruhunu.

Hayatta olmak istediğin kişi olmana izin ver! Özgür bırak ruhunu…

Tuğçe Durmaz Türksever

 

 

BİR CEVAP BIRAK