Pokemon Go!

Pokemon Go!

122
0
PAYLAŞ

Pokemon Go henüz Türkiye’ye resmi olarak gelmemekle beraber yan yollardan bir şekilde bize de sıçradı ve hızla yayılıyor. Tabi doğal olarak destekleyiciler ve aynı zamanda Pokemon Go karşıtları yarar zarar anlamında pek çok fikir öne sürüyorlar her gün.

İlk zamanlar özellikle internete bağımlı bir şekilde evde son derece pasif bir şekilde zaman geçiren gençlerin evden çıkmasını sağladığı için pek çok kişi hatta psikologlar tarafından bile olumlu bir oyun olarak yorumlandı. Sosyal anlamda içe dönük, hatta kalabalık içinde ciddi anksiyete sorunu yaşayan insanların bu oyunu oynarken kalabalıklara karışması olumlu bir süreç olarak düşünüldü. Üstelik hem gençler hem de yetişkinler oturarak oyun oynadıklarında obezite, diyabet ve kalp hastalıkları başta olmak üzere sayısız sağlık sorunu yaşadıkları da bir gerçek. Bu bakımdan da oyunu oynayan kişiler arasında aktif oldukları ve hareketi teşvik ettiği için hala avantajlarının ağır bastığını düşünenler var.

Gelgelelim, gün geçmiyor ki oyun ile ilgili dünyanın her yerinden bir olumsuz haber gelmesin. Sonuç olarak dünyaya cep telefonundan bakılan bir dünyada bazı tehlikeler var. Oyunu oynayan yayaların trafikte ya da bilinmezlerle dolu doğal ortamlarda dikkatli olmaları şart. Peki ya sürücüler? Bir anlık dalgınlık ile kazaların kaçınılmaz olduğu trafikte Pokemon Go oynayan bir sürücü saatli bomba gibi.

En önemli tehlikelerden biri de şu ki Pokemon Go uyumuyor. Bu demek oluyor ki gecenin bir yarısı kalkıp mahallelerindeki parklara gidiyor insanlar Çünkü orada Pokemon bulabilirler. Şimdi bir durup düşünün: “Normalde ben böyle bir şey yapar mıyım? Gece yarısı bu karanlık yolda yürür müyüm?”

Cep telefonu ekranına bakarken aslında savunmasızsınız. Elinizde pahalı bir cep telefonu var. Size o sırada yaklaşan insanlar kötü niyetli olabilir.

Aynı şekilde iyi niyetli olsanız da oyuna dalmışken siz de yanlış anlaşılabilirsiniz. Örneğin oyuna kendinizi kaptırmış giderken insanların özel mülklerine girebilirsiniz. Kiliseden bozma bir evde yaşayan adamın başına gelenler buna örnek. Yaşadığı yer pokemon spor salonu olarak işaretlendiğinden bir sürü insan gece boyu evin etrafında toplanıp oyunu oynamışlar. Adamın şikayeti üzerine burası oyundan çıkartılmış.

Son gelen haberler de pek iç açıcı değil. Pokemon Go oynarken arabasını ağaca bindirenler, uçurumdan okyanusa yuvarlananlar ve maalesef gerçek dünyada canavarlara rastlayanlar.

Riverton Whyoming’ de 19 yaşındaki Shayla Wigging nehir kenarında bir ceset bulduğunda da oyunu oynuyordu.

Aplikasyonun kullanıcıları siber saldırı tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığı Google hesaplarına tam giriş sağladığı da konuşulanlar arasında.

En ilginç haber de Michael Baker adında Oregon’da bir adamın oyun oynarken bıçaklanması ve oyuna devam etmek için tıbbi tedaviyi reddetmesi. Nasıl bir kendini kaptırmak ise yaşadığı aynen şu sözleri söylemiş: “Canımı riske attım. Bu benim için önemli. Hepsini yakalamalıyım”…

Öyle görünüyor ki bir süre daha oyun hakkında çok yazıyor, okuyor ve duyuyor olacağız. Yetişkinlerin kendi tercihi olmakla beraber çocukların ebeveyn kontrolünde olması gerek gerçeklikten kopma ihtimaline karşı gerekse güvenlikleri açısından çok önemli.

İnsan düşünmeden edemiyor; bahçelerde bütün gün düşe kalka oynadığımız gerçek dünya daha iyi değil miydi? Yakalamaca oynardık birbirimizi yakalamak için gerçekte var olmayan canavarların peşine düşmüyorduk. Benim en sevdiğim oyun saklambaçtı. Ya sizinki?

Yeşim Erberksoy

İzotomi Projesi Koordinatörü

Yararlanılan kaynaklar: mirror.co.uk ve educateinspireandchange.org