Özgür Bir Ruhun Bilimsel Yönü

Özgür Bir Ruhun Bilimsel Yönü

176
0
PAYLAŞ

Michael Singer’ın çok satan kitabı “Özgür Ruh: Bilişsel Psikolojiyle Benliğinizin Özgürleşmesi”, Kabul ve Kararlılık Terapisinin (ACT) temellerine dayanıyor. New York Times çok satan listesinde birinci sıraya yerleşen Özgür Ruh, yakın zamanda Sola Yayınları’nda 4. baskısını yaptı.

Özgür Ruh’un içinde klinik rehberler, kişisel çalışmalar ve gerçek hikayelere dayanan bilgiler bulunuyor.

Özgür Ruh’un sahip olduğu bilgelik, modern klinik bilimi ile destekleniyor. Son birkaç on yıllık süreçte yapılan tedavilerin ve test edilen fikirlerin seçkisini, herkese hitap eden güzel bir şekilde ifade ediyor. Kitap özellikle Kabul ve Kararlılık Terapisinin yaklaşık 30 yıldır dayandığı temel bilim ile özel bir ilişki içerisinde.

Kabul ve Kararlılık Terapisinin amacı, psikolojik esnekliği artırmaktır. Kişinin anda kalabilmesi, bilinçli bir insan olması, daha iyi iletişim kurması ve değerli davranış kalıplarını edinip sürdürmesi hedeflenir. Psikolojik esnekliğin geliştirilmesi için altı temel süreç vardır.

Özgür Ruh’un ilk bölümünde, altı temel süreçten ilki olan ”bilişsel ayrışma” incelenir. Bilişsel ayrışma ile hedeflenen; kişinin duygularını ve yaşadığı olayları nasıl gördüğünden ziyade, onların ne olduğunu anlamasına odaklanmasıdır. Singer bu süreci şöyle anlatır:

“Henüz fark etmediyseniz, kafanızın içinde hiç durmayan bir zihinsel diyalog var. Bu diyalog sürekli devam ediyor. Bu diyaloğun neden olduğunu hiç merak ettiniz mi? Ne zaman konuşup ne zaman konuşmayacağına nasıl karar veriyor? Diyalog içerisinde söylenenlerin ne kadarı gerçekleşiyor? Hatta ne kadarı önemli? Şu an kafanızın içinde “Neden bahsettiğini anlamıyorum? Benim kafamın içinde hiç ses yok?” cümlelerini mi duyuyorsunuz? İşte söz ettiğim diyalog tam da bu. Bir adım geriye atıp bu sesi analiz edebilirsiniz. Ama sorun, diyaloğa tarafsız bir şekilde bakmak için fazla yakında olmanızdır. Eğer bu sesi analiz etmeye karar verirseniz, asla susmadığını fark edeceksiniz. Onu kendi haline bırakırsanız, hiç durmadan konuşmaya devam eder.”

Geriye bir adım atıp süreci gözlemlemek yeni bir yaklaşım değil. Hatta her büyük manevi öğreti bunu ele alır. Eski meditasyon ve yoga uygulamaları, zihnin amansız dalgalanmalarına kapılmak yerine zihni izleme becerisini geliştirmek için öğretilir. Sessizliğin kullanımı, mantralar, oruç ve dua gibi yöntemlerin hepsi bu sürecin içindedir.

Zihinden geriye adım atmak ve onu gözlemlemeyi öğrenmek, davranış terapisi ve bilişsel davranış terapisi gibi psikoterapi formlarında kullanılır. 1980’li yılların başında geliştirilen Kabul ve Kararlılık Terapisi de daha fazla psikolojik esneklik yaratmak için bilişsel tanımlamayı kilit beceri olarak tanımlamıştır. Terapide düşüncelerin biçimini veya sıklığını değiştirmeye çalıştırmak yerine, onların istenmeyen işlevlerini değiştirmek için “bilişsel ayrışma” teknikleri uygulanır. İçinizdeki sesle olan ilişkinizi değiştirdiğinizde, onun yararsız işlevlerinin çoğu azalır.

Bilişsel ayrılma çok güçlüdür, öyle ki geliştirilen tekniklerin her birinin hizmet ettiği farklı bir amaç vardır. Örneğin olumsuz bir düşünce tarafsız bir şekilde izlenebilir, sesten başka bir şey ifade etmeyinceye kadar yüksek sesle tekrarlanabilir veya şekil, boyut, renk, hız ya da biçim verilerek dışsal olarak gözlemlenebilen bir olay halinde ele alınabilir. Kişi, böyle ilginç bir düşünce için zihnine teşekkür ederek düşünme sürecini iyi yönde etkileyebilir veya düşüncenin arkasında yatan duyguları ve tarihsel anıları inceleyebilir. Bu yöntem, anksiyete gibi problemlerin tedavi edilmesinde kullanılabilmektedir. Bir başka deyişle, Michael Singer sadece ezbere konuşmuyor; doğrudan zihnin nasıl çalıştığı hakkında bilimsel temellere dayanan açıklamalar yapıyor. Özgür Ruh’un altında, önemli bir bilimsel birikim bulunuyor.

Bilişsel ayrışma, bir anda insanların zihnindeki sesi tam olarak etkilemese de, kişi zihnindeki değişimi farklı olaylar çerçevesinde hemen fark etmeye başlıyor. Singer’ın konu ile ilgili bir diğer açıklaması şöyle:

“Zihninizdeki sohbetten kendinizi kurtarmanın en iyi yolu, geri adım atıp onu nesnel olarak incelemektir. Sesi, orada birinin sizinle konuşuyormuş gibi görünmesini sağlayacak bir seslendirme mekanizması olarak düşünün. Onun hakkında düşünmeyin, sadece onu fark edin. Sesin ne dediğinin önemi yok, hepsi aynı. Güzel şeyler söylüyor olması hiçbir şeyi değiştirmez. Önemi yok, çünkü o hala kafanızın içinde konuşan bir ses. Aslında bu sesten uzaklaşmanın tek yolu, söylediklerini anlamaya çalışmaktan vazgeçmek. Bir ses duyuyorsanız, konuşan siz değilsiniz demektir. Sesi duyan, bu konuşmayı fark eden sizsiniz.”

Bilişsel ayrışma, zihnimizdeki kaosu durdurmanın tek yolu değildir; ancak en önemli basamak taşlarından biridir. Geri adım atma becerisini geliştirmek, hayatı kendi ifadelerinizle yaşamak için inanılmaz derecede faydalı bir araçtır.

Steven C. Hayes, Ph.D

Çeviren: Pınar Göker

Michael Singer’ın “Özgür Ruh: Bilişsel Psikolojiyle Benliğinizin Özgürleşmesi” kitabı Türkiye’de Sola Unitas Yayınları tarafından yayınlanmıştır.

Kaynak: https://www.psychologytoday.com/us/blog/get-out-your-mind/201309/the-science-beneath-the-untethered-soul-defusion