Ölüme Doğmasın Çocuklar….

Ölüme Doğmasın Çocuklar….

151
0
PAYLAŞ

Kendi dünyamda her şey yolunda giderken sabaha mutsuz uyanmak…

İşte uzun süredir bu ülkede ki sabahlara böyle uyanır oldum ben. Sol yanım sancılı uyanıyorum. Kalkıyorum, oturuyorum, konuşuyorum, kahvemi içiyorum, kızımla oynayıp, sevgilimi öpüyorum, yemek yiyorum, sonra tekrar uzanıyorum.. Zihnimden bir türlü gitmeyen soru “ne yapacak o aile simdi?”

Ankara’ daki felakette duyduk ismini: Buse! Doktorunun yazdığı o yazıyı okudum tesadüfen, içimi dağladı falan değil kalbimi lime lime etti.. Annesi ile el ele oturan Buse bir anda annesinden koparıldı. Durumu ciddi.. Anne başka bir hastanede, yavrusu başka bir hastanede birbirlerini sayıklıyorlar…Ve bir eş, bir baba var ortada, şokta. . Ne yapıyordur şimdi o baba?

Sadece 4 yıldır bu koca dünyada olan bir yavru: Adı Buse. Belki de bir daha yüzünde hiç görülmeyecek o güzel adı.

Siyaseti hiç sevmedi zihnim, kirli buldum. Zaman zaman kanlı. Bir çocuğu yaşatamadıktan, sağlıkla büyütemedikten, bir anne ve yavrusunun ellerini bir arada tutamadıktan ve bir Baba’ ya bunlara huzurla şahitlik etme fırsatı veremedikten sonra yıkılsın sizin siyasetiniz!

Kolay mı sanıyorlar içinde bir canlı büyütmeyi? Kolay mı sanıyorlar sevgiyle, aşkla emek vermeyi? Bir gülücüğü ile yoktan var olabilmeyi..

Ülkemde ne acıdır ki kolay oldu ölmek. Benim çocukluğumda ölüm çok uzak bir kelimeydi. Hatta kullandığımızda büyükler uyarır “çocuğun ağzına yakışmaz o kelime” derlerdi.. Bizler de zaten üstümüze alınmaz yaşlılara ait bir kelime diye düşünürdük. Hani doğal seleksiyon: Doğduk- büyüdük ve öldük. Ve yine ne acıdır ki doğuyor ama büyüyemeden ölüyor çocuklar!

Doğu’da ki anne, Batıda ki anne, Türk anne, Kürt anne, Laz anne, Çerkez anne, dünyanın öbür ucundaki ismi her ne ise O Anne.. Fark etmiyor ve ülkemde ağlıyor tüm anneler…

Kalbim yangın yeri…

Nefesi kaçar mı insanın. Soluğum yok adeta!

Bir gün Diyarbakır’ da Havin bebeğe, bir gün Ankara’ da Buse bebeğe ve isimlerini sayamadığım nicelerine ağlayarak uyanıyorum. Sonra dönüp yavruma bakıyorum. Ülkemdeki tüm çocuklar birden yavrum da var oluyor. Anneleri adına buruk ama sonsuz bir sevgiyle kucaklıyorum.

Dedim ya korkuyorum, uykularım kaçıyor. Bu ülkede çocuklar doğsun, büyüsün, koşsun, oynasın, cıvıldasın annelerinden elleri hiç ayrılmamacasına.

Yüreğim pare pare…

Göz yaşlarımda ülkemin tüm çocukları. Belki bir gün olur ya umuda uyanırız. Uyanırız uyanmasına da Buse’yi, Havin’i ve diğerlerini nasıl uyandıracağız? Farid Ferjad’ın bir sözü geliyor aklıma : “Tamam ölmek için doğuyoruz da yanlış giden bir şeyler var! Neden yaşamadan ölüyoruz?”

Ve Ahmed Arif ne de güzel söyleyivermiş:

“Nerede bir can ölse

Oralı olur yüreğim, olmalı da zaten

Olmazsa ‘ insan olmaz’ yüreğim…”

Duygu Durumu: Umudu arıyor.!

 

BİR CEVAP BIRAK