Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları

Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları

13446
1
PAYLAŞ

Çalışkan ve bir o kadar da dağınık bir öğrenciydim. Bir gün ders çalışırken babamın gelip tüm defter ve kitaplarımı fırlattığını  “bir daha bunları ortalık yerde görmek istemiyorum, yeter artık çalışma!!!” diye bağırdığını hatırlıyorum. Duygularımın darmadağın olduğunu hissetmiştim, her zamanki gibi sessizce kitaplarımı toplayarak bu konu hiç yaşanmamış gibi bulunduğum odadan çıkmıştım.

Babam kaçıncı sınıfta okuduğumu bile bilmezdi. Eve gelen takdir ve teşekkür belgelerine bir gün  dahi baktığını hatırlamıyorum. Yüzüme bakıp nasılsın diye sorduğunu hiç görmemiştim.  İstekleri yerine geldiğinde son derece keyifli olurdu. Hep kendinden bahsetmek isterdi, sadece onun ihtiyaçları vardı, sanki dünya sadece onun etrafında dönüyordu.

Annem ise çocuklarının üzerine titreyen sevgi dolu bir insandı. Bir taraftan annemin hayatının ne kadar zor olduğunu görüyordum. Maddi sıkıntılara rağmen iyi yetiştirmeye çalıştığı dört çocuğuyla sanki hem hayata hem babama karşı tek başına mücadele ediyordu.  Ailede babam sebebiyle yaşanan bu durum  başka kardeşlerimde gözle görülür problemlere yol açmıştı. Annem bunlarla o kadar meşguldü  ki hiçbir zaman kendi problemlerimden bahsetmek aklıma bile gelmemişti. Zamanla kendi duygularımı herkesten saklamaya, her şeyle kendim baş etmeye  alışmıştım. Dışarıya yansıttığım olumlu ve uyumlu ruh halinin ardında kimsenin beni tanımadığı belki de benim bile çok uzun süreler sonra yeni yeni tanımaya başlayacağım başka bir kişi vardı. Bu kişiyi tanımaya çalışmak oldukça zor bir süreçti… Olgunlaşmamış ebeveyne sahip olan bir çocuk oluşabilecek muhtemel zararlardan kurtulmak adına kendinin bile farkında olmadığı bir takım savunma mekanizmaları üretebiliyor. Yaşadıkları hayatının en kritik seçimlerinde (evlilik, çocuk sahibi olma, çocuk yetiştirme gibi dönemlerde) etkili olabiliyor.

Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları”  kitabını okuduğumda bu kitabın 2 konu ile ilgili son derece önemli olduğunu fark ettim. Birincisi kendini ve ebeveynini tanımak, ebeveyn davranışlarının altında yatan sebepleri fark etmek, onları olduğu gibi kabul etmek ve onlarla nasıl  etkili bir iletişim halinde olabileceğini öğrenmek… İkincisi ise kişinin kendini fark ettikten sonra,  sadece ebeveynleri ile değil tüm çevresi ile iletişimdeki temel noktaları gözden geçirmesi ve bu konuda kendini geliştirmesi….

Bir öğrenci ve aile koçu olarak yaptığım görüşmelerde ailelerin çocukları ile ilgili kaygılarını, isteklerini , hırslarını, davranış şekillerini gözlemleyebiliyorum. Aslında birçoğumuz çok da fark etmeden anne ve babalarımız ile yaşadığımız ilişki modellerimizi çocuklarımıza yansıtabiliyoruz. Biz ebeveynler  olarak ne kadar kendimizin farkına varırsak, çocuklarımızla da o kadar sağlıklı ve etkili bir iletişim kurabiliriz.

Bu konuda farkındalık sağlamak adına öncelikle kendimize şu soruyu sorabiliriz: Biz olgunlaşmamış bir ebeveynin yetişkin çocuğu olabilir miyiz? Aşağıdaki ifadelerin kaçı bizim anne babanızı tanımlıyor olabilir? (Bütün bu maddeler duygusal açıdan olgunlaşamamanın olası belirtileri olduğu için birden fazlasını seçmemiz duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynlerle mücadele ettiğimiz anlamına gelebilir. )

_____ Annem babam nispeten küçük şeylere aşırı tepki gösterirdi.

_____ Annem babam fazla empati kurmazdı ya da duygusal farkındalıklarını ifade etmezlerdi.

_____ Duygusal yakınlık ve duygular söz konusu olduğunda, annem babam rahatsız olurdu ve o konulara girmezlerdi.

_____ Annem babam genellikle bireysel farklılıklardan ya da farklı bakış açılarından rahatsız olurdu.

_____ Ben büyürken annem babam beni bir sırdaş olarak kullandılar ama benim sırdaşım olmadılar.

_____ Annem babam genellikle insanların duygularını düşünmeden konuşur ve davranırlardı.

_____ Sanırım hasta olduğum zamanlar hariç anne babamdan çok fazla ilgi ve anlayış görmedim.

_____ Annem babam tutarsız kişilerdi, bazen akıllıca bazen mantıksız davranırlardı.

_____ Üzüldüğümde annem babam ya yüzeysel ya da işe yaramayan bir şeyler söylerdi veya sinirlenir, dalga geçerlerdi.

_____ Sohbetlerimiz çoğunlukla anne babamın ilgi alanlarına odaklanırdı.

_____ Kibar bir anlaşmazlık bile anne babamı çok savunmacı hâle getirebilirdi.

_____ Anne babama başarılarımdan bahsetmemin bir anlamı yoktu çünkü önemli olarak görmezlerdi.

_____ Gerçekler ve mantıklı fikirler anne babamın fikirleriyle uyuşmazdı.

_____ Annem babam düşünceli kişiler değildi ve bir sorun olduğunda nadiren kendi rollerine bakarlardı.

_____ Annem babam için siyah siyahtı, beyaz da beyaz. Yeni fikirlere açık değillerdi.

Eğer bu testte annemiz / babamız / ya da her ikisi için birden fazla şık işaretlediysek olgunlaşmamış ebeveyne sahip olabiliriz. Bu kişiler aşağıdaki dört ayrı ebeveyn türünden birine dahil olabilirler. (Test ve ebeveyn türleri kitaptan alınmıştır. )

  • Duygusal Anne Babalar aşırı karışma ile ani geri çekilme arasında salınan duygularla hareket ederler. Onlar, korkutucu kararsızlık ve öngörülemezlik eğilimindedir. Endişeden dolayı aşırı karışan bir ebeveyn oldukları için başkalarının onları dengelemesini isterler. Küçücük bir olumsuzluk karşısında dünyanın sonu gelmiş gibi davranırlar ve diğer insanları kurtarıcı olarak görürler.
  • Hırslı Anne Babalar zorunlu olarak hedef odaklıdır ve aşırı meşguldür. Diğer insanlar da dâhil olmak üzere her şeyi mükemmelleştirmeye çalışmaktan vazgeçmezler. Çocuklarıyla empati kurmaya nadiren zaman ayırmalarına rağmen, çocuklarının yaşamları söz konusu olduğunda kontrol ve müdahale etmek için fazlasıyla zaman ayırırlar.
  • Pasif Anne Babalar bırakın yapsınlar zihniyetine sahiptirler ve herhangi bir şeyle mücadele etmekten kaçınırlar. Diğer türlerden daha az zararlı olmalarına rağmen, yine de olumsuz etkileri vardır. Dominant bir eşi kolayca ikinci plana iterler , hatta suistimal etme ve görmezden gelme gibi davranışlara farklı bir açıdan bakarak izin verirler. Sorunları en aza indirgemeye çalışırlar ve sorgusuz kabul ederek baş ederler.
  • Reddedici Anne Babalar neden ilk olarak bir aile olmak istediklerini merak edeceğiniz bir dizi davranışlar sergilerler. Davranışları hafif veya şiddetli olsun, onlar duygusal yakınlıktan hoşlanmazlar ve çocukları tarafından rahatsız edilmek istenmezler. Diğer insanların ihtiyaçlarına gösterdikleri hoşgörü, neredeyse sıfırdır ve onların etkileşimleri emir verme, öfkelenme ya da kendilerini aileden soyutlama gibi birçok şey içerir. Daha ılımlı olanları ise, basmakalıp aile etkinlikleriyle ilgilenirler ancak yine de çok az yakınlık ve gerçek bir katılım gösterirler. Genellikle kendi işlerini yapmak için yalnız kalmak isterler.

Bu bilgiler ışığında ebeveynlerimizi  tanıyor olmak  kendi içimizde başladığımız yolculuğun ilk durağıdır. Biliyoruz ki  aslında kendimizden başka hiç kimseyi değiştirebilecek bir kudrete sahip değiliz. Sadece yaşananları  anlamlandırmak bile bazen son derece iyileştirici bir güce sahiptir. Hem anne babalarımızın çocuğu hem de çocuklarımızın ebeveyni olarak sağlıklı ilişkiler kurmak adına kendimizi keşfedip duygusal gelişim göstererek ikinci bir hayata başlayabiliriz. Yeter ki isteyelim ve bunun için çaba gösterelim…

Kitabı temin ederek çok daha fazla bilgi alabilirsiniz. https://solayayinlari.com/urun/olgunlasmamisebeveynler/

Banu Evren / Öğrenci ve Aile Koçu