Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Açtığı Yaraları İyileştirmek

Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Açtığı Yaraları İyileştirmek

82
0
PAYLAŞ

Bir gün bir danışanım bana babasını anlatırken adamın, yalnızca münasebetsiz ve küfürbaz olmadığını, aynı zamanda patolojik olarak da olgunlaşamadığını fark ettim. Babası, küçük bir çocuk gibi tez canlı ve benmerkezciydi. Bunun kızı üzerindeki etkisine dair en ufak bir fikri dahi yoktu. Duygusal açıdan yürümeye yeni başlayan -olsa olsa on dört yaşında- dev bir çocuk gibiydi. Çocuklukları, bunun gibi ebeveyn öngörülemezliği ve aşırı duygusal tepkilerle gölgede kalan kaç danışanım olduğunu düşündüm. Duygusal yönden olgunlaşmamış -güçlü bir yetişkin vücudu olsa da psikolojik açıdan bebek kalmış- ebeveynlerin tutsağı olarak büyüdüler. İşte o gün danışanım babası hakkında konuşurken bu aileleri, farklı bir açıdan gördüm. Tüm sahte otoritelerinden sıyrılmış ve zorbalıkları ortaya çıkmıştı.

Diğer danışanlarımın da duygusal yönden olgunlaşmamış ebeveynleri vardı. Ebeveynleri o kadar kötü olmasa da öylesine ilgisizlerdi ki -aslında çocuklarını sürekli reddeden insanlardı- çocuklarını duygusal yalnızlık ve samimi ilişkiden yoksun bir biçimde büyütmüşlerdi. Olgunlaşmamış ebeveynler her ne kadar dışarıdan yetkin ve güvenilir kişiler gibi görünseler de daha çok kendileriyle meşguldürler ve sınırlı empati becerisi nedeniyle çocuklarıyla yakın ilişki kuramazlar. Danışanlarımın ebeveynleri, tatlı insanlar olsalar da çocukları ne zaman ciddi bir problem yaşasa ya da korunmaya ihtiyaç duysa yokluklarıyla onlara ihanet ederler.

Bireysel davranışlardaki farklılıklar her ne olursa olsun da- nışanlarımın duygusal yönden olgunlaşmamış ebeveynlerinin hepsinde temelde aynı özellik görülüyordu. Empatiden yok- sun, bencil ve çocuklarıyla tatmin edici duygusal bir bağ sür- düremiyorlardı. Danışanlarımın birçoğu, çatışma ve alay edil- menin hâkim olduğu, duygusal yakınlığın var olmadığı bir aile ortamında büyümüşlerdi.

Duygusal yönden olgunlaşmamış birçok ebeveyn, çelişkili bir biçimde başka ortamlarda, işyerinde veya sosyal gruplarda düzgün hareket ederek gerçek bir yetişkin gibi davranabilir. Dışarıdan bakıldığında evde çocukları için böylesi bir ızdıraba sebep olabildiklerine inanmak zordur.

Olgunlaşmamış ebeveynlerin yetişkin çocukları durumun- daki danışanlarımın zihinleri, ebeveynlerinin çelişkili kişilikle- rinden dolayı son derece karışıktı. Anlamlı gelen tek şey, ken- dilerini suçlamaktı. Çocukluk döneminde göz ardı edildiğini hisseden danışanlarım, sevimli ya da yeterince ilgi çekici ol- mamalarının tamamen kendi suçları olduğunu düşünüyorlar- dı. Duygusal ihtiyaçlarını gayrimeşru görüyor ve anne baba- larına kızgın oldukları için kendilerini suçlu hissediyorlardı. Ebeveynlerinin davranışlarını ya bir mantığa oturtmaya çalı- şıyorlar ya da kendilerince bir mazeret buluyorlardı. (Örnek: O zamanlar diğer birçok ailenin de yaptığı gibi elbette bana vuruyorlardı.)

Dr. Lindsay C. Gibson

*Okuduğunuz bölüm kitabın önsözüne aittir.

Duygusal yönden olgunlaşmamış ebeveynle büyümek; kendinizi yalnız, şaşkın ve ihmal edilmiş hissetmenize neden olabilir. Bir yetişkin olarak ilişkilerde sınırları belirlemekte, duygularınızı ifade etmekte ve başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlanabilirsiniz.

Duygularınızla alay edilmesi ve aşağılandığınızı hissetmeniz özerklik ve yeterlilik algınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Ebeveyninizin bu davranışlarının etkisinden nasıl özgürleşebilir ve hayatınızın kontrolünü hangi yöntemlerle geri kazanabilirsiniz? Olgunlaşmamış ve incitici davranışlara maruz kalmaya son vermek ve korkunun üstesinden gelmek ancak sizin sağlam bir adım atmanızla mümkün olabilir.

Psikiyatrist Dr. Lindsay C. Gibson, Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları kitabıyla Amazon’un en çok satan yazarı haline gelmiş ve kitapları 14 dile çevrilmiştir. Kitaplarıyla yüzbinlerce insanın zararlı psikolojik mirasını tersine çevirmesine ve hayatının kontrolünü geri almasına yardımcı olmuştur. Dr. Gibson’ın psikoloji alanına katkısı; danışanlarının yaşadığı kaygı, takıntı ve depresyonun genellikle duygusal yönden olgunlaşmamış ebeveynler tarafından uyarılan çarpık inançlar ve duygusal zorlamalardan kaynaklandığını ileri sürmesi ve fikrini kanıtlarla desteklemiş olmasıdır.