Öğrenci Koçu Mu, Onlar Ne İş Yapar?

Öğrenci Koçu Mu, Onlar Ne İş Yapar?

159
0
PAYLAŞ

(-Bırakınız öğrencilerimiz-çocuklarımız mevcut eğitimimizin “SİSTEMSİZLİĞİ” içinde
ne istediğini bilmeyen yetkinliklerini ve becerileri yok edilmiş yüzbinlerin içerisine girip kaybolsunlar.-)

Özel okula gönderdim daha ne yapayım ki?

Bizler bu imkânların yüzde birine bile sahip değildik, onlar neden bizim gibi başarılı olamasın?

Ondan beklediğimiz sadece ders çalışması, başka ne istiyoruz ki? Bu kadarını da yapsın artık. Bizim zamanımızda öğrenci koçumu vardı?

Koç ne yapacak ki?

Sanırım sizlerde fark ettiniz sadece koçlar olarak bizler sorular sormuyoruz, yapmış olduğumuz işi anlamak, kazanımları belirlemek için ailelerden de yukarıdaki sorulara benzer tarzda sorular alıyorum. En sık karşılaştığım dört tanesini yukarıda yazdım.

Anne ve babalar ister istemez konuya mesafeli yaklaşıyorlar. Kaygılarını anlamamak mümkün değil. Ama hem koçluk yapan, hem de koçluk alan bir kişi olarak gönül rahatlığıyla söylemeliyim ki koçluk hizmeti mevcut eğitim yapımız içerisinde anne babalar için tek çare.

Gelelim “Neden koçluk almalıyız?” sorusuna. Öncelikle sizlere şunu sormak istiyorum: Yetkinlikleri tespit edilmemiş çocuklarımızın sürekli değişen bir sistem içerisinde, her seferinde sil baştan kurgulanmaya çalışılan karmaşamızda başarılı olacaklarına inanıyor musunuz?

Yada şöyle sorayım çocuklarımızın sadece biz anne ve babaların deneyim, bilgi ve hisleri ile gitmek isteyeceği yönü bulacaklarına ve orada mutlu olabileceğine inanıyor musunuz?

Her şey bir yana ülke olarak öğrenci sayımız yüksek. Her sene yaklaşık 1 milyon 300 bin öğrenci eğitim hayatına giriyor. Üniversite sınavına giren öğrenci sayımız 2 milyon 700 bin ve bizim mevcut eğitim yapımız kuralsız. Son birkaç yıl içerisinde birçok mesleğin itibarı bir şekilde sıfırlanmış. Ne yapacağını, nasıl yapacağını, ne yaparsa mutlu olacağını bilmeyen 15 milyonu aşkın öğrenci. Her sene sil baştan yeniden kurgulanan müfredatlar, sınav sistemleri, sürekli olarak yeni arayışlar ister istemez öğrenci koçuna ihtiyaç duyulmasına neden oluyor.

2017 Yılında önce TEOG ardından YGS/LYS değiştirildi. Milyonlarca test, yayın bir anda çöp oldu. Yetmedi değişen sınav sistemi aynı yıl 3 kez daha değişti. Önce YGS/TYT daha sonra, AYT oluverdi. Bu kadar sık değişen sistem ve müfredatta bile anne ve babalarımız süreci takip edebilirler imkansız değil ama anne ve babalar koçluk yaptıklarında çocuklarımızın bu sefer anne ve babaya ihtiyacı olmayacak mı?

Öğretmenler sıkışıp kaldıkları mevzuat ve kural karmaşasından sıyrılıp öğrencilerin yeteneklerini tespit edecek durumda değil, bunu yapabilecek öğretmeni bulmak da bir hayli zor (yok değil ama zor) Öğrencilerin bireysel özelliklerini tespit edilmesi için öngörülen Bireyselleştirilmiş Eğitim Politikaları (BEP) veya Zenginleştirilmiş Eğitim Politikaları(ZEP) prosedürler içerisinde kaybolmuş.

Ayrıca yoğun müfredatlardan dolayı okullarda eğitim kısmı geri planda kalıyor daha çok öğretim yapılıyor. Okul rehberlik servisleri 1000 kişilik okullarda 1 ya da 2 psikolojik danışmandan oluşuyor, haliyle en problemli(!) öğrenciler ile ilgileniliyor. Sizin normal ya da sessiz ya da öz güveni eksik kalan çocuğunuza sıra gelmiyor.

Müzik, sanat, spor faaliyetlerine yatkın çocuklar bunlara yoğunlaştığında akademik olarak geriliyor diye düşünüldüğünden desteklenmiyor. Aileler, öğretmenler kendilerini bir yarışa kaptırdığı için kendilerini bu yarıştan alıkoyacak her şeye kendilerini ve çocuklarını kapatıyorlar.
Çocuklar orta öğretime geçiş ve üniversiteye geçiş sınavlarına baskı altında, hedefsizce hazırlanıyor(!) Sonuç geldiğinde puanı yettiği bölüme gidiyor, en az 4 yıl okuyor ve genelde okuduğu bölümden alakasız, bulduğu işe giriyor.
Sonuç? Tek düze, bireysellikten uzak, mutsuz isteksiz bireyler topluluğu!

İşte öğrenciler bireysel özelliklerini fark etsin, önlerindeki akademik ve sosyal engelleri görsün ve mücadele etsin; potansiyellerini bilsin ve bunun için çalışsın; hayallerini hedeflere dönüştürüp bu yolda azimle ilerlesin ve mutlu nesiller olsun diye bir koç ile çalışabiliriz.

Unutulmaması gereken en önemli şey ise koç bir büyücü değil. Dokunduğu kurbağayı anında bir prense veya prensese dönüştüremez! Öğrenciye potansiyelini fark ettirir ve yapması gerekenlerde yardımcı olur. Öğrenci için çalışamaz, ödev yapamaz, sınava giremez. Her sorumluluk ebeveyn ve tabii ki çocuk üzerindedir. Ve değişim hemen başlar, gelişim ise zaman alır!

Peki koç ne yapar? Ders çalışmak isteyen ama her an erteleyen çocuklara neden ders çalışması gerektiğini fark ettirir, hedefini bulamayan öğrencilere yeteneklerini ve potansiyellerini fark ettirir, akıllı ama ders çalışmayan çocuklara öz disiplin kazandırır, çalışıyor ama yapamıyor denilen çocukların öğrenme biçimlerini belirler ve verimli ders çalışmasına yardımcı olur.

Mitat ÖZDER
Öğrenci Koçu

BİR CEVAP BIRAK