Öğrenci koçluğu ile sorun çözme becerisi geliştirme

Öğrenci koçluğu ile sorun çözme becerisi geliştirme

175
0
PAYLAŞ

Günümüzde birey, üretimden çok tüketimin özendirildiği ve birçok siyasi ve sosyal değişimlerin yaşandığı toplum yapısında gittikçe artan problemli durumlarla karşılaşmaktadır. Bu toplum yapısında üniversite gençliği de değişik sorunlarla yüz yüze olmasına rağmen bunların çözümünde problem çözme becerilerinin çoğunlukla gelişmemiş olmasından dolayı başarısız olabilmektedir.

Sorun çözme becerisi, bireyin ve grubun içinde yaşadığı çevreye etkin uyum sağlamasına yardım eder. Tüm nesiller boyu yaşadığımız çevreye etkin uyum sağlayabilmek için problem çözmeyi öğrenmek durumundayız.

Yaşam bir dizi problemin çözümünü gerektirir. Sorun, bireyin varmak istediği bir amaca ulaşmasına ket vuran engeller var olduğu zaman ortaya çıkar. Sorunların çözümleri, sorunun türü ve karmaşıklığına göre değişir. Bazı sorunlar tamamen mantık yoluyla çözülürken bazıları duygusal olgunluk gerektirir. Bazı sorunlar ise, olaylara yeni bir algılama açısından bakmayı gerektirir. Problem çözümleri arasındaki ortak yan amaca ulaşmaya ket vuran engeli ortadan kaldırmaktır.

Yaşamın önemli bir parçasını oluşturan üniversite çağı, ergenlik dönemi gibi bir yaşam krizinin ardından başlamasıyla üzerinde önemle durmayı ve araştırmayı gerektiren bir dönemdir. Bu döneme gelinceye kadar sorun çözme becerilerinin gelişmesinde küçük yaşlardan itibaren aile, okul ve çevre faktörünün etkileri çok büyüktür. Öğrenciler bu faktörlerle etkileşimleri sırasında depresyon, kaygı, aile ilgili problemler, kimlik arayışı çabaları, motivasyon, akademik başarı meslek seçimi ve daha birçok konuda sorun yaşayabilmekte ve bu sorunlar problem çözme becerileri geliştirmelerine ket vurmaktadır.

Çocukluk, ergenlik ve ilk gençlik yıllarında edinilemeyen sorun çözme becerileri üniversite yıllarına gelindiğinde, akademik başarısızlık, hareketsizlik, depresyon hatta bazı nevrotik eğilimlerin ortaya çıkması şeklinde sorunlara neden olabilir.

Genelde bir konuyu bilmenin o konuyla ilgili sorunların çözümü için yeterli olduğunu sanırız. Halbuki çözümsüzlük nedeni çoğu zaman bilgimizin olmaması değil, bu bilgiyi etkin bir biçimde kullanamamamız, yani sorun çözme becerimizin gelişmemiş olmasıdır.İyi değerlendirildiğinde her sorun bir öğrenme aracı olabilir. Sorun denilince genelde bir şeylerin yolunda gitmemesi ve rahatsızlık yaratmasını anlarız. Bu doğru fakat eksik bir tanımdır. Çünkü aksaklığın tanımının bize bağlı olmasının yanında rahatsızlığın ölçüsü de kişiye göre değişir. Öte yandan aksaklığı görmeme ve rahatsızlık duymamama çoğu zaman daha ciddi bir sorundur ve sorun çözme konusunda başarısızlığımıza işaret ediyor olabilir. Nitekim çözülemeyen sorunlar bir süre sonra kanıksanabilir hatta başkalarına yüklenme şeklinde sonuçlanabilir. Oysa ki çözdüğümüz her sorun birikimimizi artırırken bize yaşamı öğretir.

İşte bu noktada, ergenlik çağından itibaren alınan öğrenci koçluğu , sorun çözme becerisinin bu yaşlarda gelişmesine olanak sağlayarak bireylerin ileride karşılaştıkları sorunlar karşısında denge ve uyum becerileri ile daha güvenli ve mutlu bir şekilde yol almalara olanak sağlayan, son derece etkili bir kaynaktır.

Yeşim Erberksoy

İzotomi Projesi Koordinatörü

İstanbul Ticaret Üniversitesi

Uygulamalı Psikoloji Yüksel Lisans Tezi 2007