Öfkeli, üzgün, negatif olmak isteyen birini görmedim.

Öfkeli, üzgün, negatif olmak isteyen birini görmedim.

677
0
PAYLAŞ

Henüz hayatımda öfkeli, üzgün, negatif olmak isteyen birini görmedim.

Aranızda var mı bilmiyorum.

Ancak gerçek şu ki; öfkeli olmak ya da negatif olmak bizi kötü biri yapmaz.

Hatta eğer bu duygulara belli anlarda sahipseniz onları dışlamak, yaşamaktan çok daha tehlikelidir. Mesele pozitif olmak ya da öfkeyi bastırmak değildir. Eğer öyle hissediyorsanız kendiniz için en sağlıklı olanı bu duyguları yaşamanıza izin vermektir.

Mutluluk dahil herhangi bir duyguyu bastırmak yanlış yerde, yanlış kişilere, yanlış miktarlarda ve uygunsuz tepkiler vermenizi sağlayabilir. Hiçbir duygu hissedildikten sonra kendiliğinden yok olmaz. Mutlaka birikirler. Buna rezonans adı verilir. Bastırılmış duygular ortaya dökülmek için bir yol ararlar. Patronunuza kızar ama açıklayamazsınız. Sonra eşinize bağırırsınız. Ya da belki çocuğunuzu dövebilirsiniz.

 

Bu duyguları bastırmanın büyük zararları olsa da kimimiz bastırmadığımızda da ortaya çıkan negatiflikten dolayı kendimizi yargılayarak acı çekeriz. Bu yol da bize ve çevremizdekilere zarar verir.

 

Biz duygularımız değiliz, düşüncelerimiz de değiliz. Yapılması gereken duygunun olabildiğince ilgili kişiye yansıtılmasıdır.

Örneğin ayağınıza basan birine “Lütfen ayağını çeker misin?” diye tepki vermek yeterli olabilir. Belli durumlarda zihnimiz, geçmişimizden de etkilendiğinden, “Birinin ayağımıza basmasını.”, “Çocukluğumuzda başka birinin haksız yere bizi engellemesine” benzetebilir. Elbette böyle bir durumda tepki de daha ağır olacaktır. Bu tür durumlarda kendi farkındalığımızı artırmak için üzerinde düşünmek faydalı olacaktır.

İlk olarak duygu yaşadığınız her anı hediye gibi kabul edin ve sürecinizi tamamladıktan sonra “Gerçekten neye kızdığınızı bulmaya çalışın.”

Örneğin patronunuza geri bildirim veremediğinizde “Siz kimsiniz?”

“Kendinize bir sıfat verecek olsaydınız, ne derdiniz?”

“Ezik?, Başarsız, Korkak?”

Nedir sıfatınız?

Sonra bulduğunuz bu “Sıfat”a bir kimlik verin ve konuşun onunla.

Bakalım size neler anlatıyor, neleri aklından çıkaramamış.

Deneyenlerin yorumlarını yazması birçok kişiye fayda sağlayabilir. Kendi üzerinde çalışmak isteyenlere de aşağıdaki üç kitabı tavsiye ederim. Kesinlikle çok faydalanacaksınız. 

  1. Seninle Başlamadı, Mark Wolynn
  2. Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları, Dr. Lindsay Gibson
  3. Kazanmak İçin Doğarız, Dorothy Jungeward

BİR CEVAP BIRAK